• Reklam
GAZETECİ OBJEKTİF OLMALI
Süleyman SALUR

Süleyman SALUR

GAZETECİ OBJEKTİF OLMALI

09 Mayıs 2019 - 09:14

İstanbul seçmeni olarak YSK kararının adil olmadığı düşüncesinde olup siyasi görüşlerim ile köşemi işgal etmeyeceğim. 

Elbette bir Türk bireyi olarak bir dünya görüşüm vardır. 

Türk Milliyetçisi mefkûremdir. Ancak bu görüşlerimi savunan partiler dahil 68 yıllık ömrüm süresince hiçbir şekilde mensubiyet olmamıştır.

Bu konuları geride bırakarak doğduğum kent olan Samsun’un sorunları ile ilgili gerek spor ve gerekse uzmanlık alanım olan ekonomi ile ilgili görüş ve düşüncelerimi yaklaşık 10 yıldır çeşitli gazetelerimizde paylaşmakta, tespitlerimi ifade etmekteyim.

Her gazetenin elbette bir yayın ilkesi ve o ilkeler doğrultusunda bir yazar kadrosu vardır.

Demokrasinin gereği değişik siyasi görüşler desteklenir.

Objektif gazetecilik anlayışı hemen hemen tedavülden kalkmış olup sadece mensup olunan siyasi görüşü öven partilerin yayın organı modunda faaliyetler sürdürülmektedir. 

Özellikle gazeteleri teşvik amacı ile devlet tarafından sağlanan bazı imkanlardan ve reklam pastalarından daha fazla dilim elde etmek için kalemler iktidar partisi ekseninde döner.

Samsun’da da bu bakış açısı farklı değildir. 

Ayakta kalan birkaç gazete yumuşak birleştirici ve hoşgörülü bir yaklaşım yerine sadece tirajlarını yükseltmek, suya sabuna dokunmamayı ama diğer yandan mensubu oldukları partilerin politikalarına methiyeler düzmekten kendilerini alıkoyamazlar. 

Aynı siyasi görüşe mensup bir kurum veya kişi aleyhine diğer gazetelerde veya sitelerde bir yazı yayınlandığında pençelerini sivriltirler. 

Örneğin bir sitede yayınladığım bir kurum hakkında bir genç kızımızın uğradığı mağduriyeti köşeme taşıdığımda o kurumdan reklam pastasından nemalanan bir gazete patronu anında aleyhimde benim uzun yıllar bedel ödediğimi, bu nedenle de kendi gazetesinde köşe yazıları yazmama izin verdiğini iddia etmiştir. 

Doğrudur ancak ben profesyonel bir gazeteci değilim. Yani yayınlanan yazılardan tek kuruş yayın hakkı talep etmem. Ancak bu arkadaşımız sanki beni maaşlı bir elemanı olarak yazılarımı yazmaya izin verdiği algısını yaratmayı tercih etmiştir. Konu bile edilerek köşe işgal edilmemelidir.

Asıl anlatmak istediğim konu belediyelerimizin bu güne kadar özellikle ekonomik anlamda yönetiminde zafiyetlerin olduğudur. 

Bu konuda Canik Belediyesi’nde yaşanan usulsüzlükleri köşesinde sürekli işleyen gazetemiz köşe yazarlarından Hayati Kaynar’ın iddialarını sorgulamak yerine yine malum iktidar partisi mensubu arkadaşımız tarafından kendisine bir lakap takılarak gündemi ve iddiaları görmezlikten gelmesidir. 

Arada bir mensubu olduğu partiyi en fazla eleştiren yazar olarak kendini lanse eder. 

Ancak eleştiriler usulsüzlükler ile değil parti içinde filana görev verilmeliydi, filana görev verilmemeliydi tarzında kişisel eleştirilerdir.

Oysa belediyelerimiz borç batağı içindedir. 

Necattin Demirtaş belediye binasını satışa çıkarmıştır. 

Atakum Belediyesi Başkanı Cemil Deveci’nin ilk ziyaretçileri haciz memurları olmuştur.

Borçlar 3 haneli rakamlar ile ifade edilmektedir. 

Bu noktada ekmeğini yediğiniz mesleğinizde objektif olmak gerekir. 

Siyasi görüşler bir yana bırakılmalı, geçmişteki borçlar Samsun halkı adına sorgulanmalı ve geçmişteki yanlışlıklar kesinlikle irdelenmeli; sorumlular kamuoyuna yanlı değil tarafsız bir şekilde sunulmalıdır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar