• Reklam
GENK'TE 7 GÜN
Süleyman SALUR

Süleyman SALUR

GENK'TE 7 GÜN

02 Ağustos 2019 - 09:47

1998 yılında bir yılbaşı gecesini birbirine yakın sınırlarda bulunan 3 Avrupa ülkesine araba ile girip çıkarak 3 ülkede birden yılbaşını kutlamak istedim.

Lüksemburg’da bir işadamı arkadaşım rotayı ben çizeyim dedi ve gece konaklamak için otel rezervasyonumu da yaptırdı. 

Navigasyonla arkadaşımın verdiği adrese doğru aracımla yola çıktım. 

Hollanda sınırına 90, Almanya sınırına 75 km. mesafede bulunan Belçika’nın Limburg ilçesinin Genk beldesini gezip görme fırsatım oldu.

Sınır kapılarından girip çıkarak yeni yıla başlangıç yaptım. 

Nüfus yoğunluğu az olan beldede arkadaşımın rezerve ettiği göl kenarındaki istasyon yakınındaki tarihi doğal taşlarla çevrili muhteşem otelde sabahları cıvıl cıvıl öten kuş sesleri ile uyandım. 

Pencereden baktığımda nutkum tutuldu. 

Bu kadar doğası bozulmamış gölü ile mimarisi ile Avrupa’nın tam ortasında doğa harikası bir belde ile karşılaştım. 

İki gün planladığım geziyi 7 güne uzattım, tüm beldeyi temiz hava bol oksijenle arşınladım durdum. 

Türk vatandaşları sohbet etmek için cuma namazını Fatih Camii’nde kıldık. 

Özellikle Doğu Karadeniz kökenli vatandaşlarımızla sohbet ettim. 

Madenlerde çalışarak emekli olan pek çok vatandaş bu doğa harikası beldede yerleşip yaşamayı seçmişti.

Bu vatandaşlarımıza imrenmedim desem yalan olur. 

Bir cennet beldesidir Genk. 

Beldenin ortasında oldukça büyük bir göl ancak üzerinde tek bir yaprak dahi bulamayacağınız temizliğe sahip görünümünde.

Mimari ise taş binalardan oluşan modern inşaatların yükselmediği Milli Park olarak düzenlenen platformlarda insanlar yürüyüş yapıyor, bisiklete biniyor ve doğanın tadını çıkartmakta idiler. 

Akşamları ise nefis göl balıkları ve Belçika mutfağı ile günü kapatıp ertesi günü iple çekiyorsunuz.

Kartpostallık görüntüler ile huzur bulmamanız mümkün değil.

İşte bu kentin takımı ile Samsunspor’un akademik bir çalışma içine girmesi beni 20 yıl geriye götürdü.

Yeğenim bu kulübün altyapısında uzun yıllar takım kaptanı olarak futbol oynadı. 

Sinan Bolat’ın aynı dönemlerde kaptanı idi.

70-80 bin nüfusa sahip bir beldede her yaş gurubundan en az iki takım sahalarda yer alıyor. 

Gençler çocuk yaşta fiziksel gelişimin yanı sıra bedensel gelişimlerine de katkıda bulunuyor. 

Psikologlar ile çalışmanın erdemine o yaşlarda sahip oluyorlardı.

Bizde Süper Lig futbolcuları dahi topa vuruş tekniğini öğrenemezken, yaş kategorilerindeki gençlerin bir üst kategoriye geçebilmesi için çeşitli test ve imtihanlara tabi tutulmakta idi. 

Yani futbol bir sanat dalı gibi lime lime işleniyor ve futbolcu yetişiyordu.

Aktif yöneticilik dönemimde yakinen izledim.

Genk, liginde başarılı sonuçlar alan Avrupa’nın saklı cennetinin takımıdır.

Genk, dünya futboluna önemli isimler kazandırmıştır. 

N.Didi, Benteke, kaleci Tihibaut, Sinan Bolat, Messi ve Ronaldo’dan sonra en iyi futbolcu olarak görülen Kevin De Bruyne bugün Chelsea dahil Avrupa’nın önemli kulüplerinde futbol yaşamlarını sürdürmektedirler.

Bu birliktelik uzun vadede meyvelerini verecektir.

Bu nedenle Genk kulübü ile akademik çalışma programını başlatan futbol aklının takdir edilmesi gerekir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar