GIDA ENFLASYONU
Süleyman SALUR

Süleyman SALUR

GIDA ENFLASYONU

22 Mayıs 2019 - 09:13

Gıda enflasyonu önlenemiyor aksine hızla yükseldiği için mutfaktaki ateş de söndürülemiyor.

Buna paralel belirli ve sürdürülebilir tarım politikalarının uygulanamaması nedeniyle ekim alanları daralmakta ve köylerden kentlere göç her geçen gün artmaktadır. 

Bu olumsuzlukların yaşanmasındaki en önemli faktör liyakata önem verilmemesidir

Tarım bakanları tarım konusuna vakıf olmayan değişik meslek gruplarında iştigal eden kişiler olmuştur. 

Örneğin Ahmet Eşref Fakıbaba bir tıp adamıdır. Hayvancılık konusunda bir politika izlemiş; üretim teşvikleri ile çiftlikler kurdurmuş ve ardından hayvan ithalatına izin verilmesi ile politikalar iflas etmiştir.

Son kabine değişikliğinde göreve gelen Pakdemirli ise pek çok uluslararası şirket kuruluşlarında üst düzey yöneticilik yapmış, gıdacılık ile ilgisi sadece uluslararası düzeyde Türkiye temsilcisi olup tarımla ilgisi bir gıda firmasının yönetiminde yer almış olmasıdır. İş piyasalarında da kendisi seramikçi olarak bilinir ve tanınır. 

Tarım bakanı, tarımda milli birlik gibi bir havuz oluşturmaya çalışmakta ancak döviz kurlarındaki istikrarsızlık ve TL’nin değer kaybetmesi eğitimde olduğu gibi uygulanmak istenen tarım reformunun da yazboz tahtasına dönmesine zemin hazırlamıştır. 

Her yeni göreve gelen bakanın yeni havuzlar oluşturma çabası tarımda istikrarı sağlamak yerine zarar vermektedir.

Bazı bakanlıklar meslekten kişilere tahsis edilerek liyakatın ön plana alındığı düşünülebilir. Örneğin turizm bakanı turizmcidir. Bu nedenle turizmde gözle görülebilir atak yaptığımız söylenebilir. Milli Eğitim Bakanı eğitimcidir. Ancak sürekli müfredat değişikliği önlenememiştir.

Ülkemizin tarım potansiyelini izah etmek gerekmez. Her tür ürünün yetiştirilebildiği bir coğrafyaya sahip bulunmaktayız. Tropikal ürünler dahi yetiştirilebilir. Örneğin AB ülkelerinde kilogramı 10 eurodan satılan mango üretimi için dahi çalışmalar başlatılmıştır. Ancak diğer ürünlerde de olduğu gibi başlangıç aşamasında belirli bir program yapılmamıştır. Üretmeden önce pazar payının araştırılması gerekir.  

Devlet fidan desteği üretim desteği yapmaktadır. Ancak bu destekler girdi maliyetlerinin düşürülememesi nedeniyle hiçbir fayda sağlamamaktadır. Özellikle gübre, ilaç ve mazota gelen yüzde 100 seviyelerindeki zamlar nedeniyle üretici ürettiği ürünü maliyetlerinde altında satmak zorunda kalmakta bu yüzden üretim yapmaktan vazgeçmektedir.

Üretim sahalarının daralması üretim yapılamaması nedeniyle de hükümet iç pazardaki ihtiyacı karşılayabilmek için ithalat silahına sarılmaktadır. 

Bu kez de kendi köylümüzü üretimimizi desteklemek yerine yurt dışındaki üreticileri destekler bir tablo ortaya çıkmaktadır. 

Yükselen ithalat rakamları ile yoğun talepten dolayı ürünler pahalılaşmakta ve gıda enflasyonu da bu şekilde tetiklenmektedir.

Tarımda geleneksel dededen toruna intikal edecek üretim yapmak yerine çeşitlendirmek gerekir. 

Aksi taktirde üretim bugün olduğu gibi düşecek ithalat kapılarının da ardına kadar açılması önlenemeyecek ve dolaysıyla da gıda enflasyonu önlenemeyecektir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar