• Reklam
İADE DOMATESLERİ BİZ Mİ YİYORUZ?
Süleyman SALUR

Süleyman SALUR

İADE DOMATESLERİ BİZ Mİ YİYORUZ?

12 Mayıs 2019 - 07:28

Bugünkü yazımızda ülke gündeminde bulunan konulara ayrı ayrı değinerek tek başlık altında görüş ve düşüncelerimizi ifade etmeye çalışacağım.

Türk ihraç ürünlerinde gıda maddelerinin tüm dünya piyasalarında haklı bir potansiyele sahip olduğu malumdur. Bir zamanlar en kaliteli tütün Samsun’da üretilir ve ihraç edilirdi. Fındık üretiminde ise yüzde 75 oranla dünya rekoltesinin önemli bir bölümünü karşılayan ülkemiz bugün nerede ise fındığı da ithal edecek noktalara gelmiştir.

Asıl konumuz iade edilen domates, portakal ve çilektir. Rusya’ya ihraç edilen 90 ton, Ukrayna’ya ithal edilen 39 ton ve ardından 29 ton domates gıda nizamnamesine uymayan insan sağlığına zararlı maddeler ihtiva ettiği için anılan ülkelerce iade edildiği açıklanmıştır. Ambalajlama hataları veya ürün hasadındaki zafiyetler nedeniyle bu tür aksaklıkların yaşanması kabul edilebilir.

Malum ülkelerce iade edilen ürünlerin imha edildiğine dair yani iç piyasalarda satılmasına izin verilmediği konusunda Tarım Bakanlığı’nca hiçbir açıklama yapılmamış olması kuşkular yaratmaktadır. Rusya ve Ukrayna tarafından sağlığa zararlı maddeler içermesi nedeniyle iade ettiği ürünler Türk vatandaşlarının sağlığına etkisi olmayacak mıdır? 

Türk vatandaşları gıda maddelerinin zararlarını bertaraf etmek için aşı mı yaptırmalı veya bünyelerimiz zararlı maddelere karşı bağışıklık mıdır? 

Bu tür kuşkuların giderilmesi için bakanlığın iade edilen domates portakal ve çileklerin akıbeti konusunda kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini düşünmekteyim.

Bu konunun dışına çıkarak ülkenin asıl gündemini işgal eden İstanbul belediye başkanlığı seçim kararı alınması ile bilindiği üzere dolar 6 TL’den 6.25 seviyelerine ulaşmıştır. Merkez Bankası dün dahil sürekli kamu bankaları ile piyasalara dolar enjekte etmekte, bu müdahaleler ile birkaç kuruş inen dolar yeniden yükselişe geçmektedir. Her iki aday mağduriyet edebiyatı yapmaktadır. Oysa asıl mağdur olan vatandaştır. Hazinedeki döviz rezervleri her gün müdahaleler ile erimektedir. Haftanın son gününde Merkez Bankası’nın yaptığı müdahale ile dolar 6 TL seviyelerinin altında tutulmaya çalışılmış, ancak 2 saat 5,75 seviyelerine kadar gerileyen dolar öğleye doğru yine 6 TL seviyelerine yaklaşmıştır. Merkez Bankası’nın her müdahalesi ile döviz rezervlerimiz 1-2 milyar dolar erimektedir.

Türkiye’nin önünde şu an en önemli sorun ABD ile yaşanan S400 konusudur. Bu sorun çözümlenmedikçe ABD’nin ekonomik yaptırım riski Demokles’in kılıcı gibi tepemizde durmaktadır.

Seçimin sonucu şöyle olur böyle olur. Ancak seçmen görevini yapmış ve oyunu kullanmıştır. Yapılan açıklamalarda suçun tamamen ilçe ve il seçim kurulları ile YSK kaynaklı olduğu görülmektedir. Hazinenin ve vatandaşın uğradığı zararın bu kurullardan tanzim edilmesi gerekir. Çünkü seçiminde bir maliyeti vardır. Bu maliyetler nasıl karşılanacaktır. Seçim ekonomisinin faturasını yine vatandaş karşılayacaktır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar