KONGREDE YAŞANANLAR (2.Bölüm)
Reklam
  • Reklam
Süleyman SALUR

Süleyman SALUR

KONGREDE YAŞANANLAR (2.Bölüm)

04 Mart 2020 - 10:47

Yazımızın 1. bölümünde kongre sürecinde tespit ettiğimiz konular ile ilgili düşüncelerimizi ifade ettik. Derneğin genel kurul sürecine girmesinin yedek üyeler alınarak bir liste oluşturulduğunu ve bu anlayışın yanlış bulduğumuzu önceki yazılarımızda ifade etmiş idik. Çünkü genel kurul İsmail Uyanık başkanlığındaki bir listeye onay vermiş, Uyanık’ın ve yardımcılarının istifası ile oluşan başkanı değişen yönetime yetki vermemişti. Başkanın ve yardımcılarının istifası ile olağan üstü genel kurul kararı alınarak, acilen genel kuruldan yetki alınması gerekliliğini yazdık.

Genel kurul kararının dernek yöneticilerince geciktirilmesi nedeniyle problemler doğduğu Yüksel Yıldırım’ın deplasman masraflarını derneğin karşılaması şartı ile dönemleri sonuna kadar görevlerini sürdürebileceklerini açıklamasından sonra genel kurul kararı alındığını yazdık. Haluk Tan genel kuruldaki bu konuşmama cevaben böyle bir konunun mevzubahis olmadığını ifade etmiştir. Deplasman masrafları konusu Yüksel Yıldırım ile iki gazeteci arkadaşımız arasında geçmiş; Yıldırım bu konuyu twitter hesabından paylaşmıştır. Yani Haluk Tan bu konuda eksik bilgiye sahiptir, bana yönelik eleştirisi yanlıştır.

Genel kurul kararı alınması ile ilgili yazdığım yazıdan rahatsız olan yedek listeden yönetim kuruluna giren geleceğin Samsunspor’unda yönetici olarak görev alabilecek heyecanı taşıyan genç kardeşlerimiz kongre sonrasında yazımda kullandığım yedek üyeler ile yönetim kurulu oluşturulmasının onursuzluk olduğuna ilişkin ifadelerimi, “Ağabey bizi tanımıyorsun, biz de seni tanımayız. Biz yedek üye olarak görev yapmaya çalıştık. Neden bizi onursuzlukla itham ettin seni kınıyoruz” şeklinde sitemlerini ilettiler. 

Bu konuda genç kardeşlerimiz dernekte yedek üyeler ile yönetim oluşturulmasının mutfağını ve niyetleri bilmedikleri için kullanıldıklarını kavramadıklarını ve bilemeyeceklerini düşünerek kendilerini hiçbir yorum yapmadan dinledim. Ben yazılarımı adrese teslim yazarım. İsim zikretmekten çekinmem. 70 yaşımın 10 yılı İstanbul, Ankara ve Samsun’da günlerin şartlarında sokak çatışmalarında geçmiş 10 yılımın ise 6 yılı idam cezası altında ve 4 yılımın da normal cezalar olarak bilfiil 10 yılı cezaevlerinde geçtiği için insan psikolojisini herkesten iyi tespit edebildiğimi düşünürüm. 

Yedek üyeler listesinde kim nedir ne iş yapar şeklinde bir araştırma yapmadım, buna gerekte yoktu. Yazımın muhatapları bana göre bellidir. Çünkü yaklaşık 15 yıl görev yaptığım kulübümün mutfağını iyi tanırım.

Ağabeyleri bu kardeşlerimizin iyi niyetlerinden Samsunspor sevdalarından istifade etmişler ve bir nevi tezgaha getirmişlerdir. Kalkacaklarını bildikleri koltuklara oturmuşlardır.

Yine bu kardeşlerimiz  “Haluk Tan ve Aykut Çepni’yi Galip Öztürk’ün adamları olduğu için mi onları isim olarak ayırdın’’, Bu kardeşlerimiz ile ilgili daha öncede yazdım. İkisi ile de yakın dostuz. İkisi de Galip Öztürk’ün adamı olmayan onunla sadece ticari ilişkileri olan işadamı arkadaşlarımızdır. Yani birilerinin adamı olmaya ihtiyaçları yoktur, zaten kendileri adamdır. Kim hata yaparsa ismen köşeme taşırım. Aslolan Samsunspor’dur gerisi teferruattır.  

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar