• Reklam
REEL BÜYÜME ORANLARI
Süleyman SALUR

Süleyman SALUR

REEL BÜYÜME ORANLARI

27 Mayıs 2019 - 09:22

İstanbul’da fırsat bulduğum süreçte Türk ekonomisi ile ilgili toplantı ve panelleri izleyerek yerli yabancı ekonomistlerin Türk ekonomisi ile ilgili tespitlerini dinlemeye çaba göstermekteyim.   

Bu çerçevede geçen hafta içinde Kadir Has Üniversitesi’nde İktisat ve Toplum Dergisi tarafından organize edilen ‘Türkiye Ekonomisi Nereye, Krizden çıkış Yolları’ panelini kabul edilmese de ekonomik konjonktürümüzdeki belirsizliklerin bizi tekrar IMF kapısına götüreceğini şeklindeki görüşlerimizi okuyucularımız ile paylaşmaktayım.  

Nitekim bu panelde de borç yükümüzün net olarak belirlenmesi gerektiği enflasyon verilerinin veya işsizlik oranlarının makyajlanarak kamuoyuna sunulduğu biçimde değil de siyasi bakış açısından uzak bir realite ile tespit edilmesi gerekliliği üzerinde duruldu. 

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan son ekonomik paket sürecinde ‘En kötüsü geride kaldı’şeklindeki sözlerinin yine siyasi içerikli bir ifade olduğunun altı çizilmiştir.

Özellikle döviz kurları için 100 bin dolarlık alım işlemlerinin kayıt altına alınarak ödemenin bir gün sonra yapılacak olmasını eleştiren konuşmacılar, bu uygulama ile sermaye akışının durma noktasına geleceğini ifade etmişlerdir. 

Özellikle Cumhurbaşkanı tarafından eleştirilen TÜSİAD Baş ekonomisti Zümrüt İmamoğluhem kurun hem de faizin tutmaya çalışılmasının ve kurlardaki artışın TL üzerinde maliyet yarattığını ifade ederek, ülkenin ekonomideki kurtuluş reçetesinin arzu edilmese de IMF olduğunu vurgulamıştır.

Dünyanın en fazla ekonomik gücüne sahip G 20 ülkeleri olarak bilinen ülkeler arasında yer alan ülkemiz geçmişte en fazla küçülen ülkesi 6.2 oran ile Türkiye olmuş. 

2019 yılında ise Iımf tarafından yapılan öngörülerde Türkiye ekonomisinin yüzde 2,6 daralacağını, FİTCH ise yüzde 1,1 daralacağını açıklamışlardır. 

MOODY ise bu daralmayı yüzde 2 olarak öngörmüştür. 

Uluslararası kreditibilite kuruluşlarının öngörüleri dış sermayenin barometresidirler.

Ekonomi bakanlığımız ise resmi olarak 2019 yılında yüzde 2,3 büyüme olacağını öngörmektedir.

Dışarda büyüme oranları aşağı yönde revize edilirken ülkemizde aşağı yönde revize etmek bir yana reel olmayan rakamlar öne sürülerek gerçekler hasır altı edilmektedir.

Türk ekonomisinin kurtuluş reçetesi elbette orta ve uzun vadede üretime yönelik tedbirlerin bir an önce alınması gerekmektedir. 

Ancak kısa vadede hangi kurum veya kuruluşa “dayı”denilecek ise bir çıkış yolunun acilen alınması işsizliğin önlenmesi ekonomik istikrarın sağlanması bakımından büyük önem arz etmektedir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar