SAMSUNSPOR'UN DÜNÜ (1.Bölüm)
Süleyman SALUR

Süleyman SALUR

SAMSUNSPOR'UN DÜNÜ (1.Bölüm)

04 Aralık 2019 - 12:09

 

2002 yılından itibaren her sezon sonunda Samsunspor’un borçları kamuoyunun gündeminden düşmemiştir. İsmail Uyanık’ın başkanlığından itibaren bir iki sezon herhangi bir problem yaşanmamış. Ancak ondan sonra her sezon bir borç sarmalı oluşmuştur. 

 

Kulüp Dernekler Kanunu ile yönetildiğinden defterlere reel rakamlar vergi tahakkukları nedeniyle  işlenmemiş, kulüp kasası ile başkan kasası adeta paralel yürümüştür. Başkanın futbola olan hakimiyeti ilk iki yıl kulübü finanse etmesi kulüp gelirleri ile maddi anlamda bir problem yaşanmamıştır. Yönetim kurulları oluşurken yöneticilerden herhangi bir para talep edilmediğinden tüm inisiyatif başkanın elinde olmuştur.

 

Bilahare yönetim kurulunda görev yapan işadamlarından Abdi Azgar, Yusuf Yılmaz gibi kuyumculuk yapan arkadaşlarımızdan borç paralar alınarak kulübün giderleri finanse edilmiştir. Takım ise her yıl düşme potasının üzerinde mücadele ederken Balkan kupalarında ve sonrasında İnter Toto müsabakalarında alınan sonuçlar Samsunspor’un adını Türk futboluna altın harfler ile kazımıştır. Ancak bu başarılar borçlanmayı önleyememiş ve her yıl bilanço borçlarla kapanmıştır. 

 

Bu noktada Uyanık kulübün şirketleşmesi yönünde adım atmış ve genel kuruldan şirketleşme yetkisi alarak uluslararası danışmanlık firması olan Arthur Andersen danışmanlık firması ile kulüp organizasyonu için anlaşma yapmıştır. Firma temsilcileri Samsun’a gelerek yönetim kuruluna bilgi vermiş ve bir organizasyon kitapçığı oluşturmuştur. Ancak konu takip edilmediğinden proje askıda kalmıştır. 

 

Borç sarmalı yıllık bütçeyi aştığında yönetim kuruluna Yüksel Yıldırım girmiş ve Toprakbank’tan ilk etapta 250 bin dolar sonrasında ise 250 bin dolar daha kredi sağlanmıştır. Kulübün kredibilitesi kredi çekmeye imkan vermediğinden Yönetim Kurulunda görevli tüm arkadaşların kefaleti ve Yüksel Yıldırım’ın kefaleti ile kredi temin edilmiştir. 

 

Ancak faizleri dahi ödenemeyecek hale gelince temerrütte düşülmüş ve rakam 6.5 milyon dolara yükselince banka krediye kefil olan tüm yöneticilerin mal varlığına haciz kararı almış ve işyerlerine haciz memurları giderek işlem yapmışlardır. 

 

6.5 milyon dolarlık kredinin ödenebilme imkanları kalmayınca yöneticilerin mal varlıklarına da haciz başlatılınca doğal olarak huzursuzluk artmış ve balıkçı lokantalarında kahvehanelerde dedikodular başlamıştır.

 

Kulübün her yıl milyonlarca TL geliri varmış ve bu paraların nereye gittiği sorgulanır hale gelmiştir. Oysa kulüp borç batağındadır. Hal böyle iken o dönemde Serkan Aykut ve Celil Sağır’a büyük takımlar talip olmuş Ancak Uyanık bu kente şampiyonluk yakışır kimseyi satmayacağım diyerek değerlerimizi satmamış ve kulübün tüm borçlarını kapatabilecek rakamları geri çevirmiş sezon takımın şampiyonluğa oynaması bir yana kümede kalmayı son maçlarda garantilemiştir. Bu hatanın bedeli bu şekilde ödenmiştir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar