TÜİK, PAZAR ATIKLARI FİYATLARINI BAZ ALIYOR
Süleyman SALUR

Süleyman SALUR

TÜİK, PAZAR ATIKLARI FİYATLARINI BAZ ALIYOR

08 Ekim 2019 - 10:34

2002 yılında çeyrek altın 35 TL iken, bugün 450 TL. 

Asgari ücret 2002 yılında 140 dolar iken, bugün 354 dolar.

2002’de et fiyatı 8,9 TL iken, bugün 45-55 TL. 

2002’de 1 litre benzin 1.64 TL iken, bugün 6.80 TL.

2002’de ekmek 25 kuruş iken, bugün 1.25 TL.

Bu rakamları yazmamın amacı geçmişin ve bugünün muhasebesini yapmak değil. 

Alım gücünün nereden nereye geldiğini ifade etmek içindir.

Telekom gibi stratejik öneme haiz bir kurumu özelleştiriyoruz. 

Yatırımcıya kredi kullandırıp kurumu almasını sağlıyoruz. 

Adamlar zararları bize yıkıp gidiyorlar. 

Borçları da bize kalıyor. 

Kaz Dağları’nda Danimarkalı firmaya 152 milyon kredi kullandırıyoruz. 

Üstelik çıkacak altının sadece yüzde 5’ine ortak oluyoruz. 

Adamlar 400-500 yılda meydana gelebilecek doğal ortamı katlediyorlar, hayat damarlarımızı kesiyorlar, geleceğimize dinamit koyuyorlar, izliyoruz.

Geçiş garantili köprüler yapıyoruz. 

140 bin araba yerine 40 bin araba ancak geçiyor. 

Geriye kalan 100 bin aracın parasını biz ödüyoruz. 

Üstelik köprüden ömründe bir kez bile geçmeyecek olanlar hatta doğacak çocuklarımızın dahi geleceğini 25 yıl ipotek altına aldırıyoruz.

Hasta garantili Şehir Hastaneleri yapıyoruz. 

Faturası özel hastanelerden daha fazla olduğu için vatandaş tarafından doğal olarak tercih edilmiyor.

Tank palet fabrikası üzerinde resmen devlet tarafından kelime oyunları ile kamuoyu oyalanıyor.

Sağlıklı bilgi verilemiyor. 

Suriyeliler içir 25-30 milyar dolar harcandığı iddia ediliyor. 

Harcanan kaynaklar izah edilemiyor.

Ortada sadece hükümetin açıkladığı rakamlar dolaşıyor.

Devletin kurumları özellikle enflasyon konusundaki açıklamaları ile Nobel ödülü kazanabilecek veriler ortaya koyuyor.

Bu verileri elde etmek için enflasyon sepetindeki tüketim ürünlerinin pazar artıkları dahi olsalar tespit ettikleri fiyatlardan gerçekleşmesi mümkün değil.

Hal böyle iken ekonomi kurmayları her gün ekonomideki mucizeleri gündeme getiriyor. 

Ekonomik paketler ardı ardına gelmesine rağmen vatandaş bu paketlerin içeriği konusunda kafası karıştığı gibi kullanılan ekonomik ifadelerin anlamını Google da dahi bulamıyor.

Yaşamsal anlamda zaten bir şey hissetmiyor

Şimdi bu gerçekleri yazmak yönetenlere muhalefet etmek midir? 

Ülke gerçeklerinden hiçbir basın organı soyutlanamaz. 

Bir yerlere yaranabilmek adına taraflı yayınlar ahlaki değildir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar