GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜTÜN-2
Reklam
  • Reklam
ÜZEYİR BIYIKLI

ÜZEYİR BIYIKLI

PUSULA

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜTÜN-2

25 Ocak 2021 - 11:25

    

Samsun ve Bafra tütününün rağbet görmesi üzerine 1839’da Tanzimat Fermanı ile de vergi denetimi yapılarak Avrupa pazarına açılmıştır. Samsun’da tütün kullanımı nargile olarak gelişmemiş daha çok tütün içimi olarak gelişmiştir.

     Samsun’da genelde tütün üretimi kırsal meyve, sebze üretilmeyen bölgelerde yapılmaktadır. Genelde de Rum ve Ermeniler üretmekte idi. Yine Hıristiyanların tütüne yönelmesinin sebebi sulak ve verimli arazilerin Müslümanların elinde bulunmasıydı. Müslümanlar da zamanla bu işin getirisini görmüş ve üretime geçmek istemişlerdir. Fakat Hıristiyan ahali bu işe pek yanaşmamıştır. Aslına bakıldığında tütün her yerde yetişen bir yapıya sahiptir. Samsun iklimini de sevdiğinden gelişmiş ve ekilmiştir.

     Tütün o denli toplumsal hayatta yer almış ki tütün üreticilerine tütüncü lakabıyla çağırılmış soyadı kanunuyla tütüncü soyadı aldıkları söylenebilir.

     Yine Samsun’dan Rusya’ya göç eden kişilerin tütün üretimini de gittikleri yere götürdükleri gözlenmiştir. 1850’lerden sonra Kırım ve Kafkaslardan gelen göçmenler Samsun’da toplumsal dengeyi değiştirmiştir. Artık bölgede artan nüfusla birlikte biz görüyoruz ki tütün üretimi Müslümanların eline geçmiştir. Bu göçmenler ayrıca kırsal alanlarda yetiştirilmiş tütün üretiminden başka çaresi olmayan insanlardı.

     Samsun havalisinde üretilen tütün Osmanlı sınırlarında değil, İngiltere ve Rusya’ya ihraç edilmekte idi. Ve yine bakıldığında bu ihracatın 1857 ile 1905 yılları arasında sürekli artmış olduğu görülmektedir.

 Fransız Şirketi Reji İdaresinde Samsun’da Tütün Üretimi

     Osmanlı devletinin son zamanlardaki kötü gidişatı ekonomideki bozukluklar Samsun ve havalisindeki tütün üretimi ve tüccarları da etkilemiştir. İlk defa Kırım harbiyle dış borçlanması ve alınan kötü sonuçlar Osmanlıyı zor durumda bırakmış ve Avrupalılar tarafından kurulan 1882 Duyun-ı Umumiye kurumundan Samsun tütünü de nasibini alacaktır. Avrupalı devletler borçlarına mukabil güzel getirisi olan ve dünyaca tanınan Samsun tütününü idare etmek için Reji idaresini 1883’te kurmuşlardır ve bu idarenin Samsun dışında şubeleri mevcuttu. Reji yönetiminde tamamen özelleşen tütün üretimin de en çok zararı gören üretici olmuştur. Bugün Samsun meydanında Atatürk heykeline yakın yerde açılmış olan fabrika ve depolarda kurulmuştur. Reji idaresi tamamen kendine özgü kurucuları 7000 kişilik silahlı kolcu birlikleri denir ki önemli bir göç niteliğindedir. Kolcuların çoğu cezaevi kaçaklarından seçilmiştir.   Bunlar rejinin ucuz tütün olmasından yakınıp kaçakçılık yapanlara karşı kurulmuşlardı ve bulduklarını döverek cezalandırıyor bazen de öldürüyorlardı. Bu bizim hafızamıza çökertme türküsü olarak hafızamıza kazınmış ve anılarımızda yer etmiştir. Reji kolcuları 50-60 bin Türk çocuğun sakatlanmış veya öldürülmüş olduğunu basın yetkililerce ifade edildiğini yalnızca 1901’de ise ölenlerin 20 bini açtığı resmi belgelerce kanıtlanmaktadır. Reji yönetimi Samsun’da olduğu gibi ülkede de tütün üretimini kontrol altına almış, rejiden ruhsatname almadan tütün üretimi yapılamaz duruma gelmiştir. Reji yönetimi tütün fiyatlarını kıyye (1282 gram) basına 250 kuruş (2,5 Osmanlı lirası)’dan fazla olmayacaktı. Dükkân karlarını yine reji yönetimi belirleyecekti. Reji yönetimi Osmanlı tütününün dünyada söz sahibi olmasının önündeki en büyük pay sahibidir.

     Bu zalimlikler sürerken Osmanlı kötü gidişata dur diyememiş ve Birinci Dünya Savaşı yurdun işgali Milli mücadelenin başlaması ve başarıya ulaşması ile Samsun ve ülkeyi sömüren reji idaresi 4 Mart 1925 günü Mustafa Kemal’in kurduğu ulusal tekel ile reji işkencesi ve sömürü sona erdirilmiştir.

     Sonuç olarak tütün bitkisinin dünyaya kısa bir sürede yayıldığını ve 18. ile 19. yüzyıllarda önemli bir ekonomik gelir olduğu görmek mümkündür. Duyun-ı Umumiye idaresinin tütün üretimine de el koymasıyla tütünün ne denli önemli olduğunu zaten anlamaktayız. Bir zamanlar Osmanlıda çok kazandığı birçok vatandaşın özellikle kırsal kesimde yaşayanların tütünden çok ekmek yediğini biliyoruz. Fakat Osmanlının lehine olan bu durum kötü devlet yönetimi stratejik hatalar sonrasında gelişen dünyaya ayak uydurulamayınca tıpkı kapitülasyonlardaki gibi Osmanlı aleyhine sonuçlar ortaya konmuş Milli mücadele sonrasında tütün sömürüsüne reji idaresine son verilerek engel olunmaya çalışılmıştır. Tütün üretimi halen devam eden bir faaliyettir. Birçok aile tütün üretiminden geçimini sağlamaktadır. Ne var ki tütüne en büyük darbeyi sağlık alanında yapılan yeni araştırmalar ve teknoloji vurmuştur. Tütün bitkisinin insan sağlığını olumsuz etkilediği gerçeği ve birçok hastalığın baş mimarı olduğu açıklamaları tütüne karşı açılan savaşta üretim sayısının azalmasına rağmen varlığını halen devam ettirmekte olan bir bitki olduğunu söylemek yerinde olur.

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar