YÜZ YIL ÖNCE BU HAFTA SAMSUN: 18-24 KASIM 1919 FEVZİ PAŞA...
Reklam
  • Reklam

YÜZ YIL ÖNCE BU HAFTA SAMSUN: 18-24 KASIM 1919 FEVZİ PAŞA (ÇAKMAK) SAMSUN’DAN AYRILDI

Hamid Bey’in Sivas’taki toplantılara katılmayacağını ve İstanbul’a gideceğini Mustafa Kemal Paşa’ya bildirdiği günlerin hemen ertesinde 17 Kasım 1919 günü Fevzi Paşa (Çakmak) başkanlığındaki Teftiş Heyeti İstanbul’dan Sivas’a gitmek üzere Samsun’a geldi. Limanda Hamid Bey tarafından karşılanan heyetin Samsun’a gelişiyle ilgili olarak Sabah Gazetesi haberi okuyucularına şöyle duyurdu:

18 Kasım 2019 - 10:55

“Anadolu’daki vilâyat-ı şarkiyye ahvaliyle intihap işlerini mahallerinde tetkik etmeye memur olan Fevzi Paşa Heyeti geçen pazartesi günü ŞAM Vapuru’yla Samsun’a muvasalat etmiştir. Heyet azası vapurun limana muvasalatını müteakip rükuplarına tahsis olunan motorla iskeleye çıkarak Mutasarrıf-ı liva Hamid Bey tarafından istikbal olunmuşlar ve iskele üzerinde bulunan bir müfreze-i askeriye tarafından merasim-i ihtiramiye ifa edilerek doğruca Hükûmet Konağı’na gitmişler ve ertesi günü Sivas’a müteveccihen hareket etmişlerdir.”

Fevzi Paşa heyeti ile birlikte 18 Kasım 1919 günü Samsun’dan ayrılarak Kavak, Havza yolu üzerinden Sivas’a doğru hareket etti. Orada Mustafa Kemal önderliğindeki Heyet-i Temsiliye toplantılarına katılacaktır.

FEVZİ PAŞA KİMDİR?

Fevzi Paşa, 12 Ocak 1876’da İstanbul Rumeli Kavağı’nda Çakmakoğullarından Topçu Albayı Ali Sırrı ile Hesna Hanım’ın oğlu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Kuleli Askeri Lisesi’nde tamamladıktan sonra 29 Nisan 1893’te Harp Okuluna kaydolarak 28 Ocak 1896’da Piyade Teğmen rütbesiyle mezun oldu. Akabinde “Mekteb-i Erkân-ı Harbiye”ye girerek 25 Aralık 1898’de Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle bitirdi.

Bir süre Erkan-ı Harbiye (Genelkurmay) 4. Şube’de görev yaptıktan sonra 1899’da 3. Ordu’ya bağlı Metroviçe’deki 18. Fırka’nın kurmay heyetinde görevlendirildi. Balkanlar’daki Sırp ve Arnavut çetelere karşı verilen mücadeleye katıldı. 1907’de miralaylığa (albay) yükseldi. 1908’de İkinci Meşrutiyet ilan edildiğinde 35. Fırka Komutanı ve Taşlıca Mutasarrıfıydı. 1910’da Arnavutluk’ta çıkan ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilen Kosova Kolordusu’nun kurmay başkanlığı’na atandı. 1911’de Trablusgarp Savaşı başlayınca Rumeli’nin savunmasıyla görevli Garp (Vardar) ordusunun kurmay başkanlığına getirildi. Balkan Savaşı (1912-1913) sırasında 21. Fırka Komutan Vekilliği ve Vardar Ordusu 1. Şube (Harekat Şubesi) Müdürlüğünü yaptı. 1913’te 5. Kolordu Komutanlığı’na atandı. Mart 1915’te rütbesi mirlivalığa yükseltildi. I. Dünya Savaşı’nda Çanakkale, Kafkas ve Suriye cephelerinde savaştı. 1918’de ferikliğe yükseldi. 24 Aralık 1918’den 14 Mayıs 1919’a kadar Ferik rütbesiyle Osmanlı Devleti’nin Erkan-ı Harbiye Reisliği (bugünkü Genelkurmay Başkanlığı) görevinde bulundu. 

 

Görsel Alt Yazısı: Fevzi Paşa

 

 

 

 

 

İSTİHBARAT LİDERLERİNDEN KARAKOL CEMİYETİ LİDERİ KARA VASIF SAMSUN’DAN SİVAS’A HAREKET ETTİ

 

 

(AÇIKLAMA: Bu revolver tabancayı manşetin içerisine veya yanına kesip koyabilirsiniz)=

 

Değerli okurlar mütareke döneminin ilk gizli direniş grubu, İstanbul'da kurulan Karakol Cemiyeti'dir. Mondros Ateşkes'inden sonra, Ekim sonu/Kasım başları 1918’de İstanbul'da kalan İttihat Terakki üyeler arasında iletişim ve dayanışmayı sağlamak için Kurmay Albay Kara Vasıf, Emekli Yüzbaşı Baha Said, Albay Galatalı Şevket ve Yenibahçeli Şükrü Beyler tarafından bir örgüt kurmaları emredilir. Kimi kaynaklar bunun Enver Paşa kimisi ise Talat Paşa’nın direktifiyle kurulduğunu belirtir. 

Teşkilat-ı Mahsusa’nın bu eski deneyimli ittihatçıları kısa sürede örgütlenme aşamasını tamamlayarak, çok yönlü çalışmalara girişir. İstanbul’da kendilerine bağlı olanları ve Anadolu yakasındaki çeteleri silahlandırır. Kocaeli bölgesinde bir menzil hattı kurulur.

. Bu örgüt, Damat Ferid Hükümetinin ve İngilizlerin kontrolleri altında bulunan ambar ve depolardan, yeni kurulmakta olan ordunun gereksinimleri için, geceleri gizlice, 56000 mekanizma, 320 Makinalı tüfek, 1500 tüfek, bir batarya top, 3000 sandık cephane, 10.000 takım elbise, 100.000 nal ve mıh, 15.000 matara, 1000 ton kadar malzeme ve askeri malzeme ile birlikte önemli kişileri Anadolu'ya ulaştırmak gibi Ulusal Mücadele için çok önemli görevleri başarı ile yerine getirmiştir.

Kara Vasıf Bey ise iş başında bulunan veya bulunamayan, fakat Kuvay-ı Milliyeye taraftar olan aydınlar ile Anadolu arasındaki iletişimi yürütmüştür. Bir süre sonra Anadolu’nun İstanbul’daki mümessili olarak ortaya çıkmıştır.

Mustafa Kemal Paşa, Erzurum Kongresi ile ilgili çalışmaları yürüttüğü esnada Karakol Cemiyetinin organizasyonunu üstlenmeye çalıştığı millî hareketi, İttihat ve Terakkiye bağlama girişiminin farkına vardı. Nutuk’ta yer aldığına göre, Karakol Cemiyeti talimat ve nizamnameler hazırlayarak matbu bir şekilde tüm ordu ve erkânına dağıtmış, bunları okuyanlar bu işte Mustafa Kemal Paşa’nın dahli olduğunu düşünmüşlerdi. Söz konusu evraklarda gizli ordu ve kumandanlardan, gizlilik içinde işlerin yürüdüğünden, cemiyete en ufak zarar verenlerin ağır cezalara çarptırılacağından söz edilmişti. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa iki önlem almıştır. Birincisi, ordu kumandanlıklarına kendilerine ulaşan bu tüzük ve nizamnameleri uygulamamaları gerektiğini yazmış, diğer yandan Sivas Kongresi’nde görüştüğü Kara Vasıf Bey’e bahsi geçen gizli başkomutan ve genelkurmay başkanlarının kimler olduğunu sormuştur. Vasıf Bey’den “hepsi siz ve arkadaşlarınızdır” cevabını alan Mustafa Kemal Paşa hâliyle ikna olmamıştır. Zira hiç kimse kendisine böyle bir düzen ve kuruluştan bahsetmemiş, bu iş için bir onay almamıştır. Hadise üzerine cemiyet yasaklanmasına rağmen, faaliyetlerine devam etmiştir.

KARA VASIF KİMDİR?

1880 yılı Yemen doğumludur. Mehmet Vehbi Bey’in oğludur. 1898’de İstanbul Harbiye Mektebi’ne girdi. Harp Mektebi’ni ve Harp Akademisi’ni bitirerek Kurmay subay oldu. Birinci Dünya Savaşı’nda cephelerde yer aldı. Kafkas Cephesi’nde  Teşkilat-ı Mahsusa adına çalıştı. Milli Mücadelenin başından itibaren İstanbul’daki en faal kişilerden birisiydi. Burada Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni temsil etti. Karakol Cemiyeti’ni yönetti.  Buna karşın Sivas Kongresi’nde Antep delegesi olarak katılarak Amerikan manda savunuculuğu yaptı.  İstanbul Hükûmeti ile Heyet-i Temsiliyesinin 20-22 Ekim 1919’da Amasya’da imzaladıkları protokol görüşmelerine katıldı.  1919 Kasım’ında Heyet-i Temsiliye toplantılarına katılmak için İstanbul’dan deniz yoluyla Samsun’a oradan kara yoluyla Sivas’a geçti. Orada Samsun’daki müdafaa-i Hukuk yapılanmasından memnun kalmayarak Canik Mutasarrıfı Hamid Bey’i eleştireceği düşünülüyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
‘İLK GALİBİYETİ İSTİYORUZ’
‘İLK GALİBİYETİ İSTİYORUZ’
UMUT VEREN MÜCADELE
UMUT VEREN MÜCADELE