Türkiye’de unutulmaya yüz tutmuş mesleklerden biri olan yorgancılığın erbaplarından Mustafa Kara, “Bu meslekte 20 yıldır çırak yetiştiğini görmedim” dedi. Yorgancılığın 5 seneye kadar yok olacağını kaydeden Mustafa Kara, mesleği öğrenme niyetinde olanlara, ‘Hiç başlamayın’ diye seslendi
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nce tanımlanan Somut Olmayan Kültürel Miras Alanı/Alanları: El Sanatları Geleneği’nin içerisinde yer alan Yorgan İşlemeciliği, Samsun’da neredeyse bir elin parmaklarını geçmeyecek birkaç esnaf tarafından devam ettiriliyor. 3 çocuğunu bu meslek sayesinde büyüterek, evlendiren Mahmut Kara, Gazete Gerçek’e içini döktü.
YORGANCILIK ‘BİTTİ’ DESEK YERİDİR
Mustafa Kara, “Çocukken komşularımızın tavsiyesi üzerine yorgancılık işine başladım ve tam 45 yıldır bu iş yapıyorum. Samsun’da yorgancılık mesleğini yapan sanatkarın sayısı, bir elin parmaklarını geçmez. En fazla 10 tane vardır. Yorgancılık mesleği, eskiden çok çok popülerdi şimdi maalesef öyle değil. ‘Yorgancılık bitti’ desek yeridir” diye konuştu.
TAMAMEN PAMUK VE YÜNDEN OLUŞUYOR
“Gençler yorgancılıktan anlamıyor ve hatta ne olduğunu bile bilmiyor. Diğer mesleklerde de olduğu gibi, el işine değer verilmiyor” diyen Mustafa Kara, “İnsanlar daha çok yıkanabilir ve hazır yorgan talep ediyor. Bundan dolayı el emeğimizle ayakta tutmaya çalıştığımız mesleğimiz sekteye uğradı. Bizim yaptığımız yorgan tamamıyla doğaldır. Pamuk ve yünden oluşur. Dikişi ise tamamıyla el işidir. Hazır yorganlarda bu yoktur. Hazır yorganlarını yüzü ve içi naylondur. Adı üstünde ‘hazır’ yani sentetiktir” şeklinde konuştu.
GENÇLER YIKAMAYA ERİNİYOR, HAZIR ALIYOR
Mustafa Kara, şöyle devam etti: “Hazır yorgana tüketici 50-60 lira veriyor, bizim yaptıklarımızın ise sadece yüzü 50 lira. İnsanlar da ucuz olduğu için, hazırı tercih ediyor. Kısacası tüketici ekonomik düşünüyor, sağlığı düşünmüyor. El yapımı olan yorganların ömrü, hazırlara oranla çok çok uzun. Aslında ömründen ziyade, kıymetinin bilinmemesi acı. Gençler bu yorganları istemiyor. Eriniyorlar diye düşünüyorum. Çünkü el yapımı yorgan yıkanmaz. Yıkanmaması gerekiyor, nevresimi ve çarşafı yıkanıyor. Pamuk yıkanmaz. 5-10 senede bir sökülüp havalandırılıp ve tekrar dikilebilir.”
BU MESLEKTE 20 YILDIR ÇIRAK GÖRMEDİM
Meslekte eleman sıkıntısı yaşayıp yaşamadıklarını sorduğumuz Mahmut Kara, “Açık konuşmak gerekiyor; yaşımız 55-60’lara geldi ve bu mesleği en fazla 2-3 sene daha yapacağız. Eleman yok. Ben 20 yıldır bu işe çırak olarak başlayanı görmedim. Mesleğimizi yürüten insanların en genci şu anda ortalama 40 yaşında. Belki başka illerde çırak yetiştiren yorgancılar vardır ancak ben 20 senedir görmedim” dedi.
BİR SANATKARIN FABRİKADA NE İŞİ VAR?
“5 sene sonra bu meslek tamamen bitecek. Arkadan gelen çırak yok” diyen ve mesleği öğrenmek adına kendilerine hiç talep gelmediğinin altını çizen ve “Gelecek olana da, zaten ‘başlama’ diyeceğim” diye seslenen Mahmut Kara, “Benim oğlum çocukken, boş zamanlarında yanımıza gelir, bize yardım ederdi. Mesleği öğrendi ve yorgancı oldu. Şimdi bir fabrikada çalışıyor. 35 yaşındaki bir sanatkarın bir fabrikada ne işi var?” diye sordu.
HİÇ DIŞARIDAN GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİL
Mustafa Kara, son olarak ise “Mesleğin geliri yok, sigortanı ödeyemiyorsun. Ailene bakmakta güçlük çekiyorsun. Müthiş bir zorluk var. Mesleğimiz çok güzel, ancak kazancı çok düşük. Dışarıdan görüldüğü gibi değil. Şöyle örnek vereyim; bir gün sabahtan akşama kadar çalışıyorsun, işin olursa 40 liralık iş yapıyorsun. Bir günde en hızlı performansla çalışsanız, en az iki günde bir yorgan bitiriyorsunuz ve ‘gündelik’ dediğimiz türlerden ise bir günde iki tane yapabiliyorsunuz. Eskiden çeyizlik yorganlar alınırdı, şimdi onlara da talep yok. Biz çok fazla kazanmak derdinde değiliz, evimiz geçinsin ve mesleğimiz devam etsin bize yeter. Ancak maalesef meslek yok oluyor. Bu acı tabloyu görmezden gelemeyiz” ifadelerini kullandı.
Tolga BİRGÜCÜ
Yorumlar
Kalan Karakter: