Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Bartın Merkez İlçe 8. Olağan Kongresi'nde açıklamalarda bulundu. Bakan Tunç'un konuşmasından satır başları şöyle:
İl, ilçe başkanlarımız, teşkilatımızın kıymetli mensupları hepinizi sevgi ile selamlıyorum. 8. olağan merkez ilçe kongremiz hayırlı olsun.
AK Parti kongreleri gerçekleşiyor. Gittiğimiz yerlerde heyecan görüyoruz. Seçimsiz geçecek bu dönemde büyük başarılara imza atmaya gayretli olduklarını görüyoruz. Yatırımların daha fazla hız kazandığı bir sürece giriyoruz. Milletimizin gönlünü en güzel şekilde kazanıp, onların gönlünden düşmeyerek yola devam edeceğiz. AK Parti kökü tarihimize dayanan Selçuklu'dan Cumhuriyet'imizi temsil eden siyasi harekettir. 23 yıl önce bugün cumhurbaşkanımız, o dönem belediye başkanlığından indirilmiş, vesayetçi anlayışın önünü kestiği lider, arkadaşları ile toplanıp "beraber parti kuralım, milletten oy isteyelim" dediği hareket değil. AK Parti'yi milletimiz kurmuştur. CHP'de suları akmayan, çöp dağlarında insanların vefat ettiği, aylaca cenazelerine ulaşılamadığı İstanbul'u 4 yılda yaşanılır hale getirdi. İstanbul'daki başarıyı gören Anadolu, Erdoğan "ülkemizi çektiği sıkıntılardan kurtarsa" dedi. 23 yıl önce partimiz milletin talebi ile kuruldu. Koalisyonların sıkıntısından kurtulmak için çareyi AK Parti'de buldu, Recep Tayyip Erdoğan'da buldu.
Fakirlik, fukaralık, enflasyon, siyasetçiye güvensizlik, vesayetçi anlayış, terör, anarşi, faili meçhuller... Tüm bunları çözse Recep Tayyip Erdoğan çözer dedi millet. 14 ay gibi kısa sürede iktidara getirdi. Kronikleşmiş bütün sorunlara hemen el attı.
Cumhuriyet mitingleri ile halka karşı girişim başlattılar. Meclis'e cumhurbaşkanını seçtirmeyiz dediler. Olmayan kuralı icat edip AYM'ye götürüp maalesef cumhurbaşkanlığı seçimlerini iptal ettirdiler. Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesi gerekir dedik millete gittik. Ana muhalefet halk cumhurbaşkanı seçemez deyip hayır oyu verin dediler. Hem meclise seçtirmediler hem halka seçtirmek istemediler. Milletimiz de bundan böyle cumhurbaşkanını halk seçecek dedi.
"MİLLETİMİZ İÇİN NE YAPSAK AZDIR"
AK Parti'mize kapatma davası açıldı. 2008'de bir oyla kapanmaktan kurtuldu AK Parti. 81 ili yatırımlarla donatmaya çalışırken bir bakıyoruz 2012'de MİT krizi, 2013'te ekonomide en parlak dönemini yaşadığımız dönemde Gezi Parkı'nda bir ateş yaktılar ve bu ateşi bütün Türkiye'ye yaymak istediler ve başaramadılar. Anarşi ile seçilmiş başbakanı düşürmeye çalıştılar. Bunu da başaramayınca emniyet yargı darbesi ile düşürmeye çalıştılar o da olmadı. 2014-2015'te terörü azdırmaya çalıştılar ve 15 Temmuz'a giden taşları ördüler. Güneyimizde terör devleti için küresel güçler yoğun çaba gösterdi. 15 Temmuz'da o maşalar, hainler, Teröristler hain kalkışmada bulundu. O gece milletimiz cumhurbaşkanımızın video mesajı ile meydanları doldurdu. Bayrağımıza, ülkemize sahip çıkıyoruz dediler. Milletimize şükran borçluyuz, onlar için ne yapsak azdır. Bugün bu kongreyi yapabiliyorsak onlar sayesinde yapabiliyoruz.
"AK PARTİ, ADALETE ÖNEM VERMESİ SAYESİNDE İKTİDARDA"
Cumhur İttifakı ile beraber ülkemize eserler kazandırmaya devam edeceğiz. Bir yandan vesayetçi anlayışla mücadele ederken ülkemizin her bir yanında yatırımlar yaptık. Güneyi ile kuzeyi ile, batısı doğusu ile ayrım yapmadık. Bunlar yatarak olmadı, çalışarak oldu. Her detayla ilgilenen bir cumhurbaşkanımız var. AK Parti'nin uzun yıllar iktidarda kalmasının nedeni adalete önem vermesi, icracı olmasıdır. Bunun için milletimiz AK Parti'den vazgeçmedi, bundan sonra da vazgeçmeyecek. Bizim siyasetimizin merkezinde insan var.
Dış politikada adaleti savunan, mazlumun hakkını savunan politika izledik.
Yine enflasyonu tek hanelere düşürüp vatandaşımızın alım gücünü yükselteceğiz. Bunu yapabilecek olan yine Cumhurbaşkanı Erdoğan'dır, Cumhur İttifakı'dır.
YARGIMIZIN KARALANMASINA MÜSDE ETMEYİZ
AK Parti reformcu bir partidir. Hem kalkınmayı hem adaleti savunuyoruz. Gecikmeyen adalet noktasında çok mesafeler aldık. Eğer hukukun üstünlüğünü esas alan yargı inşa etmeseydik 15 Temmuz'da bu milletin darbecilere karşı başarılı olamazdı. Onların yargı önünde hesap vermelerini sağlayan bir yargı sistemi vardı. Bugün de her gün yargıya yönelik saldırıların nedeni bu. Vesayetçi yargıyı özleyenler sürekli yargıya saldırıyor. Türkiye'nin hukuk güvenliği endeksinde aşağı sıralarda olduğunu söylemek saçmalık. ABD'de, oranın eski barolar başkanının kurduğu bir dernek ve bunların yaptığı bir liste. Bağış yapanların en üstte yer aldığı bir liste. Türkiye'yi hukuka güven endeksinde son sıralarda göstermeye çalışıyorlar. Basın özgürlüğü endeksinde gazetecileri öldüren İsrail'i Türkiye'nin önünde gösteriyorlar. Yargımızın karalanmasına müsaade etmeyiz.
Anayasamızdaki vesayetçi ruhu ortadan kaldırmak için çok çalıştık. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında inşallah uzlaşma sağlanır ve Türkiye demokratik anayasa ile yoluna devam eder.
Yorumlar
Kalan Karakter: