Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2021 yılında geçerli olacak asgari ücretin belirleneceği dördüncü ve son toplantısını dün gerçekleştirdi. Alınan karara göre, 2021 yılında uygulanacak asgari ücret yüzde 21.56 oranında zamlanarak 2 bin 324 TL'den 2 bin 825 TL'ye çıktı. Asgari ücret rakamıyla ilgili Samsun’un siyasi parti, işçi sendikaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri Gazete Gerçek’e değerlendirmelerde bulundular.
MİLLETVEKİLİ HANCIOĞLU: SEFALET ÜCRETİDİR
CHP Parti Meclisi Üyesi ve Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu, “Çalışanlar bu dönemde daha da yoksullaştı. Türk-İş'in Kasım ayı araştırmasına göre dört kişilik ailenin açlık sınırı 2.516,67 TL, yoksulluk sınırı ise 8.197,62 TL'ye yükselmiştir. Böyle bir ortamda asgari ücretin, en azından yaşanabilir bir seviyeye çekilmesi en haklı beklentidir. Fakat açıklanan 2.825 TL, bütün umutları yerle bir etmiştir. İktidar ve iktidarın millete ait kaynaklarla beslediği hazine garantili ballı ihaleleri alan şebeke, yeni yılda işçilere ‘kuru ekmek’ hediye etmiştir. Bu tablo, iktidar, hazine garantili ballı ihaleleri alan şebeke ve emek sömürücülerin ortak eseridir” şeklinde konuştu
MİLLETVEKİLİ ZEYBEK: YAŞANABİLİR DÜZEYDE DEĞİL
CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek, “Türkiye’nin ekonomik koşulların ortadadır. Asgari ücretin bu rakamlarla açıklanması, çalışanların ve işverenin beklentisini karşılamamıştır. Kimseyi tatmin etmemiştir. CHP olarak aşağı rakamlar da olsa 3 bin 100 lira ve vergi alınmaması yönünde teklifimiz vardı ancak bu dikkate alınmadı. Ülkeyi yönetenler, kendi ceplerinden kısarak topluma verici olmak durumundadır. İşverenin ve işçinin bedel ödemesi, reva görülmemelidir. Ekonomiyi planlayamayan siyasal iktidar, yine sınıfta kalmıştır. Olan millete olmuştur. Saray’ın ve bakanlıkların harcamaları ortada, insanlar pazardan alışveriş yapmaya çekinirken böyle bir şey olabilir mi? Pandemi sürecini herkes görüyor ve derinden yaşıyor, dünyadaki tüm gelişmekte olan ülkeler yüzde gelirinin yüzde 10’undan fazlasını vatandaşına destek veriyor ancak biz halen yüzde 1’i geçemedik. Kısacası, asgari ücret bu ülkenin eşitliğidir, adil olmalıdır ve yaşanabilir düzeyde olmalıdır. Ancak açıklanan bu rakamlar yaşanabilir düzeyde değildir. Bizim gibi ülkelerde böyle yöneticiler olduğu sürece, bunlar maalesef yaşanacaktır” dedi.
CHP: BU RAKAMLA YAŞAYABİLECEK BİR BABAYİĞİT ÇIKSIN
CHP Samsun İl Başkanı Fatih Türkel, “Asgari ücreti çocuğuna asgari ücret kadar harçlık verenler belirlemiştir. Bu rakamları belirleyenler, bu zor koşullarda yaşayabilecekler mi? Ortaya çıksın bir babayiğit görelim. Asgari ücretten alınan vergiyle ilgili de bir düzenleme yapılmadı. Kısacası hem işçi hem de işveren memnun olmamıştır. Biz 3.100 lira olması gerektiğini ısrarla söyledik. Bakıldığında 300 liralık fark ufak geliyor olabilir ancak bu 300 lira, bir annemizin pazar parası, bir elektrik, bir su veya bir doğalgaz faturasının karşılığıdır. 2 bin 300 lirayla geçinemeyenler 2 bin 825 lirayla mutlu olamayacaklardır” dedi.
MHP İL BAŞKANI: RAKAMLAR ÇOK DÜŞÜKTÜR
MHP Samsun İl Başkanı Abdullah Karapıçak, “Enflasyonun üzerinde asgari ücrete artış verildi. Şu andaki oranlara göre bu artış güzel ancak ülkemizin geçim standardına bakacak olursak Türkiye’de bu rakamlar çok düşüktür. Gelir düzeyinizin 15-20 bin dolara çıkmasıyla, asgari ücret rakamları da 4-5 bin liraya çıkacaktır ve vatandaşımız o zaman rahatlayacaktır” şeklinde konuştu.
İYİ PARTİ: YANDAŞLARA VAR VATANDAŞA YOK
İYİ Parti Samsun İl Başkanı Hasan Aksoy, “Açıklanan rakamlar beklentilerin dışındadır. Beklentilerin çok altındadır. Biz asgari ücretin 3 bin 100 lira olması gerektiğini belirttik. Zorluk içerisinde yaşamaya çalışan vatandaş, yine aynı kaderi yaşamak durumundadır. Pandemi süreci malum ve herkesin durumu ortada. Bunların da göz önüne alınması gerekiyordu. Kısacası rakamlar beklentinin çok çok altındadır. Yandaşlara milyarlarca lira aktaranlar, vatandaşa gelince ketum ve cimri davranmışlardır. Hak yerini bulmamıştır” şeklinde konuştu.
YEŞİLYURT: GERÇEKLER ARASINDA UÇURUM VAR
Gelecek Partisi Samsun İl Başkanı Mustafa Yeşilyurt, “Türkiye’de asgari ücretle çalışanlarımızın oranında başlamak lazım; ülkemizde yüzde 50 oranında çalışan var. Gelişmek ülkelerde ise bu rakam yüzde 5’lerde. Kısacası Türkiye’de artık insanlar köle düzeni altında çalışmaktadır. Bu rakamlar, reel enflasyona göre açıklanmamıştır. Esnafımız bugün aldığımız ürünü sattığında, geri alabilmek için daha fazla para vermek zorunda kalıyor. Bunlar can yakıyor. Asgari ücret zammı rakamlarla oynanarak, gerçekçi olmayan enflasyon rakamlarına göre belirlenmiştir. Milletimizin hissettiği enflasyon, açıklanan rakamların 6-7 katıdır. Acı olan da ‘ekonomi uçuyor’ derken, ülkede asgari ücretli çalışan oranının yüzde 50 olmasıdır. Bu acı bir tablodur. Asgari ücret maaş değildir, bu bir ücrettir. Ancak ülkemizde maaş haline gelmiştir. Üzülerek takip ettik; AK Parti İl Başkanı geçtiğimiz günlerde ‘Esnaf memnun’ diye bir açıklama yapmıştır. Biz, ‘AK Parti hükümeti halktan koptu’ derken kızıyorlar. Ben hayret ettim AK Parti İl Başkanının bu açıklamalarına. Yandaşlarından veya faiz lobisinden bahsediyor herhalde. Esnafa soruyoruz, bir dokunup bin ah işitiyorsunuz. Bu açıklanan rakamlar, çok acıdır. İktidarın halktan koptuğunu ortaya koymaktadır. Yukarıda sırça köşklerde rahat durumdayken, demek ki vatandaşımızı böyle görüyorlar. Gelecek Partisi olarak 3 bin 300 lira talebimiz vardı. Sayın Serkan Özcan açıklamıştı ve asgari ücretten verginin de alınmamasını önermiştik, yeniden planlama gerektiğini söylemiştik. Ancak her biri kulağının üzerine yatmış bekliyor. Herkes kendi haline bırakmıştır. Millet kendi haline bırakılmıştır. Erken seçim olması ve yeniden insanlara umut verecek bir yapının ve liderliğin tesis edilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin durumu kötüdür. Hükümetin gerçekleri ile milletin gerçekleri arasında ciddi bir uçurum vardır” dedi.
KESK: BU KABUL EDİLEMEZ BİR RAKAMDIR
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Dönem Sözcüsü Erdem Avcı, “Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun her yıl belirlenen rakamlara bakacak olursak, aslında toplumun beklentisinden çok uzak kararlar alındığını görüyoruz. Asgari ücret rakamından dolayı Cumhurbaşkanı ve Maliye ve Hazine Bakanı’na Türkiye İşverenler Sendikası’nın teşekkür ettiğini gördük. Buradan anlaşılacağı üzere görüyoruz ki iktidar yüzde 1’in sesi olmuştur. Sermaye grubunu temsil eden iktidarın bakmayın muhafazakar söylemler üzerinden siyaset yapmasına... Bilindiği üzere asgari ücrete hem taban hem de üst gelir dahil ediliyor. Asgari ücret normalde insanca yaşayacak ücretin ilk adımı olarak 4 bin TL olması gerekiyordu. Ayrıca asgari ücretten vergilerin çıkartılması gerekiyordu. Bugün emekçiler, birlik olarak, bu siyasal anlayışla mücadele etmeden bu açmazın önünün açılmayacağını bir kez daha görmüş oldu. Bu rakam kabul edilemez bir rakamdır. Yüzde 20’ler gibi artış yapıldığı görülüyor ancak enflasyon rakamlarının gerçek olmadığını insanlar yaşam içerisinde yakıcı olarak görüyor ve yaşıyor. İnsanlar gerçekleri kendisi görüyor. En temel gıdalardaki artış ortada. Kısacası, mücadele edilmezse bu böyle devam edecek. Rakamlar, krizin onlar için olmadığını tekrar gördük ve fırsata çevrildiğini derinden yaşıyoruz. Son olarak ülkede yaşananlara karşı net bir tutum almadıkça işçi ve emekçiler olarak bunları tekrar tekrar yaşayacağımızı belirtmek istiyorum” diye konuştu.
BELEDİYE-İŞ: RAKAMLAR HAYAL KIRIKLIĞI YARATMIŞTIR
Türkiye Belediyeler ve Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (Belediye-İş) Samsun Şube Başkanı İlyas Yiğit, “Asgari ücret rakamları herkese hayırlı uğurlu olsun. Açıklanan rakamlar, ne çalışanların ne de ülke gerçeklerinin durumunu yansıtmamaktadır. İşverenin üzerindeki yük ağırdır ve daha da ağırlaşmıştır. Açıklanan rakamlar, çalışanlar üzerinde hayal kırıklığı yaratmıştır. Rakamlar kesimleri memnun etmemiştir” diye konuştu.
BİRLEŞİK-KAMU İŞ: İŞÇİ RAKAMLARIN ALTINDA KALMIŞTIR
Birleşik Kamu İş İl Temsilcisi Samsun Rüstem Kara, kendilerinin asgari ücretin 3 bin 500 lira olması yönünde talepleri olduğunu hatırlatarak, “Ülkemizde öyle bir hal aldı ki tüm özel sektörlerde çalışan 10 milyon dolaylarındaki işçinin gelirini belirleyen bir rakam niteliğindeki asgari ücret, maaş gibi oldu. Bunun anlamı, bundan sonraki süreçte de sigortalı ancak sendikasız çalışanlarımız ekonomik anlamda rahatlamamış olacaklar ve sıkıntı yaşayacaklar. Kamuda adil bir ücret dağılımı olmadığı gibi bu rakamlarla yeniden özel sektörlerin düşük ücretlerle işçi çalıştırmasının önü açılmış oldu. Asgari ücret insanların hak ettiği değerde değildir, en az 3 bin 100 ve 3 bin 500 lira olmalıydı. Herkesin beklentisi bu yöndeydi. Ekonomik geçim çıtasının tavan yaptığı ülkemizde, işçiler bu rakamların altında kalmıştır. Bundan sonraki süreçte, işçilerin mutlaka örgütlü ve sendikaları olmaları gerekmektedir. Hakları için bundan vazgeçmemelidirler. Artık kişilerin tek başlarına, insanca yaşamlarını sağlayabilecek ücretleri alamayacakları ortaya çıkmıştır” ifadelerini kullandı.
HAK-İŞ: YAPILAN YETERLİ BİR ARTIŞ DEĞİLDİR
HAK-İŞ İl Başkanı Ziya Uzun ise yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “2021 yılı için net 2 bin 825,90 TL olarak belirlenen asgari ücretteki artış, enflasyonun üzerine denk gelen, önemli ancak yeterli bir artış değildir. Gelir dağılımındaki adaletsizliği gidermek için kullanılması gereken temel bir sosyal politika aracı olan asgari ücretteki artış önemli olmakla birlikte, pandemi nedeniyle yaşadığımız olağanüstü koşullar dikkate alındığında beklentileri ve asgari yaşam standardını karşılamaktan uzak kalmıştır. Açıklanan rakam, konfederasyonlar tarafından geçen yıl başlatılan ve bu yıl devam ettirilen sürecin toplumun refahını sağlamak ve çalışanların gelir düzeyini artırmak için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. İşçilerin beklentilerinin tam olarak karşılandığı bir asgari ücret hayırlı olacaktır.”
TÜRK-İŞ: 3 BİN LİRANIN ALTINI KABUL ETMİYORUZ
Türk-İş Samsun İl Temsilcisi Şaban Çılgın ise “İşçiler ve aileleri için insana yakışır yaşam düzeyini sağlayacak bir asgari ücret belirlenmesi milyonlarca işçinin beklentisi ve ortak talebiydi. İstediğimiz olmamıştır. İşçilere aileleriyle birlikte yeterli yaşam şartları sağlayacak bir ücretin güvence altına alınması kovid-19 salgını döneminde daha da önem kazanmıştır. Asgari ücret işçilerin aileleriyle birlikte geçimini sağlayacak ücrettir. Tüm aile bireylerinin hakkı vardır. Pazarlık konusu edilmemelidir. Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından görev verilen Türkiye İstatistik Kurumu’nca ‘bekar bir işçi için’ hesaplanan yaşama maliyeti kasım 2020 ayı itibariyle net 2 bin 792 liradır. Açıklanan bu tutarda aile unsuru yoktur, dikkate alınmamıştır. Çalışanların kabul edeceği, işçilerin mutlu olacağı bir asgari ücret rakamları açıklanmalıydı. Bizler işçi kesimi olarak net 3 bin liranın altında bir ücreti kesinlikle kabul etmiyoruz” dedi.
Tolga BİRGÜCÜ
Yorumlar
Kalan Karakter: