Denizlerde balık stokları hızla tükenirken, bir kez bile yumurtlayamamış balıkların, yani yavru balıkların avlanması ve satılması devam ediyor. Samsun’da semt pazarlarında veya sokak balık tezgahlarında satılan mezgit ve barbun balıklarının boyları 7-8 santimi zor buluyor. Oysaki kanuna göre bu balıkların en az 13 santim olması gerekiyor.
BALIĞIN NESLİ YOK OLACAK!
Büyümesi ve yumurtlamasına imkan vermeyen balık avcıları balığın neslinin yok olmasına varacak avlanma metodu seçiyor. Balıkçı gemileri; elekleri, balık pompalarını kaldırmak zorunda. Av sezonu başlamadan milyonlarca lira bankaya borçlanan balıkçı, borç taksitini çıkarmak için bir kasa balık için yüz kasa balığı heba etmekten çekinmiyor. Günü kurtarma peşinde olan balıkçıların türlü bahanelerle yaptığı bu eylem affedilir gibi değil.
YETKİLİLER ADETA UYUYOR!
Öte yandan tezgahlarının ön kısmına en iyi, büyük ve albenisi olan ürünleri dizen bazı balıkçı esnafı, müşteri gelip alışveriş yaptığında tezgahın arka tarafındaki ezik ve boyu küçük ürünleri poşete dolduruyor. Müşteri ise eve geldiğinde fotoğraftaki manzara ile karşılaşıyor. Yetkililer ise uyuyor. Sadece av yasağı uygulamasıyla balık üretimin artırılacağını zanneden su ürünleri tezgahlara gelen balıklardan bihaber. Belediye denetimi yok, halk sağlığı uzmanları sahada yok.
YOK OLUŞUN SORUMLUSU BİZİZ
Konuyla ilgili uzmanlar uyarıyor: “Küçük balıklar avlanılmamalı. Küçük balık yoksa büyük balık yok! Her bir balığa en az bir defa üreme şansı verilsin ki nesilleri devam etsin. Tüketiciler tezgahtaki küçük balıkları almazsa yanlış avlanmanın da önüne geçmiş olur. Sualtı değerlerimiz hızla tükeniyor. İşin kötü tarafı bunu yapanlar, yabancılar değil, biziz. Balıkçısından pazardaki tüketicisine, bakanlık yetkilisinden belediye zabıtasına kadar, bu yok oluşun sorumlusu biziz.”
Ersin SARIALİOĞLU
Yorumlar
Kalan Karakter: