Bakan Çağatay Kılıç, 24 TV Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel'in sorularını yanıtladı. Kılıç söyleşide 'Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı’nın konuşmalarını Sporda Şiddet Yasası’nda değerlendirmemiz gerekecek’ dedi
Bakan Çağatay Kılıç'ın, Yiğitel'in sorularına verdiği cevaplar şöyle:
-Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözleri çok tartışılıyor. Bir önceki grup toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu’na yönelik sözleri vardı. Herkes özür bekliyordu, dil sürçmesi diye bekliyordu ama son grup toplantısında daha ağır şeyler söyledi. Ben bunu burada tekrarlayamayacağım, kusura bakmayın. Neden böyle yapıyor sizce?
Tüm seyircilerimize hayırlı günler diliyorum. Kutlu Doğum Haftası başladı. Peygamber Efendimizin dünyaya teşrifi ile ilgili olarak bu haftanın güzel etkinliklerle hatırlanması noktasında biz de üzerimize düşeni yapmış olalım. Bu güzel haftanın hayırlara vesile olmasını Allah’tan temenni ediyorum. Gençlik ve Spor Bakanı olarak, genç bir bakanım ancak artık en genç bakan değilim. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanımız Berat Albayrak yaş olarak en genç bakanımız. Bu şunu gösteriyor; ülkemizin yaş ortalamasının düşük olduğu genç bir kabineyle yönetildiğini hatırlatmış olalım. Ana Muhalefet Partisinin Genel Başkanı son zamanlarda özellikle hatırlatmak istemeyeceğimiz dile getirmek istemeyeceğimiz sözler söyledi. O sözleri hatırlamanın gereği yok. Şu anlamda gereği yok. Söylemek anlamında gereği yok. Vatandaşımız yeri ve zamanı gelince hatırlıyor ve ona göre de cevabını veriyor. Kendisinin ortaya koymuş olduğu sözler vatandaşlarımız neyin ne olduğunu iyi biliyor. Bizim CHP’ye o veren arkadaşlarımız var. Onlar da bu durumdan rahatsız. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Ben ismini çok fazla anmak istemiyorum. Çünkü kendisinin ortaya koymuş olduğu davranış ve sözler ismen kendisini hatırlama noktasında çok da bir anlam katmıyor. Vatandaşlarımız neyin ne olduğunu çok iyi görüyorlar. Aslında bir taraftan da olumlu yönünü görmek gerekiyor. Demek ki içinde neler biriktirmiş mi onları açığa vurdu. Ve bunu öyle konular üzerinden yapıyor ki, düşüncemizin, yapımızın zaten çok farklı yerde olduğumuzu ortaya koyduğumuz konular üzerinden yapıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızla, hükümetimizle, partimizle ilgili olarak ortaya koyduğu sözleri de aynen kendisine iade ediyoruz. Biliyorsunuz Sporda Şiddeti Önleme Yasası var. Hakaretin, küfrün olmamasıyla ilgili çalışma yapıyoruz. Şu an da daha iyi bir ortamdayız. Herhalde bizim bu yasa çerçevesinde Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı’nın konuşmalarını da değerlendirmemiz gerekecek. Bizim burada tekrarlamayacağımız kelimeler kullanıyor. Sizin yayında tekrarlamaktan imtina ettiğiniz, benim sadece bakan olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak tekrarlamaktan imtina edeceğim tekrarlayamayacağım kelimelerden bahsediyoruz. Bunu bu anlamda kullanıyorsanız, oturup düşüneceksiniz, bir aynaya bakacaksınız. Ben CHP’ye oy vermiş olan vatandaşlarımızın da bu durumdan rahatsız olduğunu biliyorum.
-Sayın Kılıçdaroğlu dün bir canlı yayına katıldı. Gazeteciler bu üslubun sorunlu olup olmadığın sordu. Hayır dedi. 'Ben bunu bilerek kullandım, bundan sonra daha ağırını da söyleyeceğim. Bunu siyaset etme biçimi olarak yeni dönemde kullanacağım’ dedi.
Olayın iki tarafı var. Bir siyasi açıdan düşünüyoruz bazı konuları bir de vatandaş olarak düşündüğümüz yanı var. Siyasi olarak düşünecek olursak şunu dememiz lazım; Sayın ana muhalefet partisi’nin lideri genel başkan demek lazım. Lider demek yanlış olur. Düzeltiyorum. Genel başkandır kendisi. Göreve gelişi ile ilgili de tabi enterasan süreçler yaşanmıştı. Akşam aday değilim deyip, sabah çark edip aday olan kendisidir. Bunları da vatandaşımız çok iyi biliyor. Biz iktidar partisiyiz. Siyaset yapıyoruz. O zaman dememiz gerekir ki, ‘bu genel başkan ana muhalefetin başından ayrılmasın bizim işimiz çok rahat olur’ Ama biz ülkemizi düşünüyoruz. Ülkemizin kalkınması için 2023-2053-2071 vizyonlarımızı düşünüyoruz. Bir vatandaş olarak üzülüyoruz. İsterim ki ülkemin Ana muhalefet partisinin genel başkanı konuştuğu zaman dinlensin. Bir ağırlığı olsun. Bu beyefendinin söylediğinin bu anlamda bir ağırlığı var mı?’Bu üslubu bundan sonra böyle kullanacağım’ diyor. Bunu nerede kullanacak. Bunu açıklasın. Halkımızın önünde bu üslubu nasıl kullanacak. Söylediği kendisiyle yaptığı işle çelişiyor zaten.
-Türkiye’nin terörle ilişkilendirilmesine ne dersiniz Sayın Bakanım aynı saldırı Avrupa’da da oluyor Türkiye’ye gelince terörle ilişkilendirilme gibi bir algı mı var?
Avrupa’nın içerisinde birçok kurullarında bizim arkadaşlarımız da görev yapıyor burada yapılan çalışmalarda şunu görüyoruz. Kendi ülkesini şikayet eden aleyhine raporlar çıkartmaya çalışan ana muhalefet ve muhalefet partilerinin milletvekilleri var. Brüksel’in ortasında terör örgütünün çadırını kuruyorlar bunu bir de savunuyorlar bu nasıl bir düşünce özgürlüğü. Gidecek bir terör örgütü vatandaşlarımızı gelen turistlerimizi öldürecek sonra gidecek Brüksel’de bir çadır açacak ve bu fikir özgürlüğü olacak.. Açtırsanıza DAEŞ’e bir çadır El Kaide’ye bir çadır o zaman ne olacak bakın. Onun için Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği bir şey var ‘biz ikircikli bir tavır istemiyoruz’. Avrupa’da, ABD’de özgürlük var diyenler, o ülkelerde yaşadık az çok biliyoruz. Yazanlar çizenler ülkemizde yaptığınız şeyleri gidin orada yapın da bir göreyim sizi orada. ABD’de, İngiltere’de, Almanya’da, Fransa’da size dur diyen polise bir kafa tutsanıza, terör örgütünün uzantıları hadi bir yol kapatsın çukur kazmaya kalksın.
-Kılıçdaroğlu’nun ciddi bir eleştirisi var. Diyor ki son dönemde hiç yurt yapılmadı. Bilerek de yapmıyorlar. Çünkü bunları KAİMDER Ensar Vakfı gibi bir takım vakıflara yönlendirmek için bu kasıtlı bir AK Parti politikasıdır dedi. Daha önce yapılmıyor dedi. Dün akşam da bilerek yapmıyorlar dedi.
2002’de Türkiye’deki yurt sayısı 190, kapasite ise 182 bin, 2013’te ise yurt sayısı 362, kapasitesi ise 286 bindi. Bugün itibariyle yurt sayımız 604, yurt kapasitemiz ise 462 bin. 2019 yılına kadar ise 260 bin kapasite daha eklenecek. Bu yatırım ortadayken yatırım yapmıyorsunuz diyorlarsa eleştiriyi yapanlara neyi kastettiğini sormak lazım.
-Paralel yapının geçmişte bir takım yurt yapılanmaları vardı bunların önüne geçmek sizin hedeflerinizden biriydi daha fazla yurt yaparak onları muhtaç etmeyeceğiz demiştiniz bu hedefe ulaşabildiniz mi?
Özel yurtların ve yüksek öğrenim yurtlarının takibi Milli Eğitim Bakanlığı’nda ama bu konuda biz de takibimizi yapıyoruz. Gördüğümüz ve aldığımız rakamlar başarıya ulaştığımızı gösteriyor. Ciddi anlamda bir düşüş olduğunu görüyoruz. Artık öğrencilerimizde onlarla aynı karede bulunmak istemiyor, art niyeti görmüş durumdalar. Paralel yapının vatandaşlarımızın iyi niyetini suistimal ettiklerini herkes gördü.
Yorumlar
Kalan Karakter: