İYİ Parti Çarşamba İlçe Teşkilatı tarafından Eğercili Mahallesi’ne kurulacak olan biyokütle enerji santrali ile ilgili basın açıklaması gerçekleştirildi. İlk olarak söz alan İYİ Parti Çarşamba İlçe Başkanı Turhan Yazıcı, “Bilindiği üzere yaklaşık son bir aylık bir süreçte kamuoyumuzu meşgul eden ve memleketimiz adına hassasiyet barındıran bir problemle karşı karşıyayız. İlçemiz Çarşamba’nın ülke tarımının beşiği niteliğindeki potansiyeli ve tarihine rağmen hesapsız, tutarsız ve olumsuz birtakım gelişmelere şahit oluyoruz. İYİ Parti olarak her fırsatta, gerek yerel siyasette gerekse genel siyasette üzerinde durduğumuz bir mesele olan üretim ekonomisi anlayışının yapı taşlarından bir tanesi tarımdır. Ülkemizin hatta dünyanın en seçkin ve özel ovalarından bir tanesi olan Çarşamba Ovası, planlaması daha önce çeşitli sermaye grupları ve millet/memleket menfaatini arka plana atan yöneticilerin şekillendirmesi sonucu sanayii bölgesine evrilmek istenmektedir. Ülkemizin sanayii alanında gelişim göstermesi, ilerlemesi elbette en büyük arzumuzdur. Ancak bunun planlı, mantıklı ve sağlıklı bir şekilde hayata geçirilmesi konusunda da hassasiyet göstermek mecburiyetindeyiz. Ovamızın ekolojik gerçekleri hiçe sayılarak, insan sağlığı ikinci plana atılarak hayata geçirilmek istenen biyokütle enerji santraline karşı olduğumuzu ve bu hatadan dönülmesi için elimizden gelen mücadeleyi göstereceğimizi ifade etmek adına, partimizin kurumsal kimliğinin meseleye bakış açısı ve tavrını kamuoyuyla paylaşmak için bu basın toplantısını düzenliyoruz. Memleket meseleleri siyaset üstü ve her türlü rekabetten ayrı tutulmalıdır. Bizler de söz konusu memleketimizin menfaatleri olduğu takdirde bir adım geri durmayacağımızı, mücadeleden imtina etmeyeceğimizi ifade etmek için buradayız. Bu basın açıklaması yürütülen mücadele için sadece bir adımdır. Daha etkili, daha yapıcı ve hemşehrilerimizin sesini duyurabilmek adına adımlar atmaya devam edecek, yasal çerçevelerde her türlü eylem ve protesto hakkımızı kullanacağımızı ifade etmek isteriz” şeklinde konuştu.
BU EMSALDE SANTRAL YOK
İYİ Parti Çarşamba İlçe Başkanı Turhan Yazıcı’nın ardından söz alan İYİ Parti Samsun İl Başkanı Recep Güleroğlu ise şunları söyledi: “Bizler her ne kadar partimizin kurumsal tavrını ortaya koymak adına bu programı düzenliyor olsak da bu konuya dair hassasiyetlerimizi ve endişelerimizi Çarşambalılık, Samsunluluk kimliğimizle ifade edeceğiz. Çarşamba Ovası’nın ekolojik gerçekleri, tarımsal potansiyeli zaten malumunuzdur. Bu konuda kamuoyunun herhangi bir bilgi eksikliğinin olmadığını düşünüyoruz. Dolayısıyla biz vatandaşa rağmen, Çarşamba’ya rağmen inşaatına başlanan santral projesine neden tepki gösterdiğimizi ifade edeceğiz. Biyokütle enerji santrali projesine dair birçok iddia, söylenti ve bilgi kamuoyunda yer almaktadır. Tüm bunları bir kenara koyarak tamamen bilimsel ve ilgili kurumların verdiği veriler üzerinden konuyu ele alacağız. Bu projenin emsallerinden bahsedilmektedir. Birçok şehrimizde bu emsalde santral tesisi yer almaktadır. Ancak burada farklı bir durum var ki, bizim de tepkimize neden olan başlıca sebeplerden ikisidir. Emsal olarak bahsedilen diğer santrallerin hiçbiri yerleşim bölgelerinin göbeğinde, nitelikli tarım arazilerinin kalbine yerleştirilmemiştir.
ÇİFTÇİ BU ZEHRİ SOLUYACAK
Bilimsel verilerde ifade edildiği üzere bahse konu santralin günde 630 ton katı atık yakacağı ifade edilmektedir. Bu atıkların fındık kabuğu, çeltik sapı, kavak kökü gibi ürünlerden oluşacağı ifade edilmektedir. Günde 630 ton katı atık yakacak bir santralin yıllık yakıt ihtiyacı yaklaşık 230 bin tondur. Her geçen gün geriye giden Çarşamba ve ülke tarımı göz önüne alındığında her yıl 230 bin ton fındık kabuğu, çeltik sapı benzeri ürünler nasıl elde edilecektir? Santralin hayata geçirilmesi neticesinde nitelikli tarım arazilerinin verimi ve dolayısıyla üretim potansiyeli her geçen gün düşecek olan Çarşambalı çiftçi hangi fındığın kabuğunu, hangi çeltiğin sapını santrale temin edebilecektir? Yetişemeyen fındığın kabuğu olmadan, filizlenmeyen çeltiğin sapı olmadan bu santralin yakıt ihtiyacı nasıl ve hangi yolla karşılanacaktır? Bu işten bölgede yaşayıp bu zehri soluyacak olan Çarşambalı çiftçi mi karlı çıkacaktır yoksa fındık ihracatı yoluyla pastanın koca koca dilimlerini koparan birtakım sermaye baronları mı karlı çıkacaktır? Bu gibi projelerin lisansı alınırken gerekli mercilere bazı veriler sunulur. Bilindiği üzere bu gibi projelerin lisansı alınırken en az 2-3 yıllık yakıt ihtiyacının nereden karşılanacağının garantisi belgelenerek ilgili mercilere sunuludur. Bu projeye onay verenlere soruyorum;
-Günlük 630 ton yakıta ihtiyacı olan bir santralin yakıt ihtiyacı sokaklarda dağıtılan el broşürleri yoluyla mı sağlanacaktır? Yoksa Avrupa’dan ithal edileceği iddia edilen ve hala yalanlanmayan çöp ve katı atıklar vasıtasıyla mı sağlanacaktır?
-Günlük 630 ton atığın yakılması sonucu havaya sadece günde 14.5 kilogram külün karışacağı ifade ediliyor. Havaya karışan bu küllerin rüzgar ve yağışlar yoluyla oldukça yakın olan baraj suyumuza yani Samsun’un içme suyuna karışabileceği nasıl tahmin edilememektedir?
-Ve yine günlük yakım sonucu oluşacak 38 ton külün depolanacağı ifade ediliyor. Bu da yıllık 14 bin ton kül demektir. Yıllık 14 bin ton kül hangi depoda ve nasıl muhafaza edilecektir? Depo kapasiteleri dolduğu takdirde bu küller hangi yolla ve nereye nakledilecektir?
EKOLOJİK DENGE ZARAR GÖRECEK
Tüm bunlarla birlikte bölgede Karadeniz’e açılan kollarımızdan bir tanesi olan Abdal Deresi’nden günlük 1500 ton su çekileceği ve bu suyun kullanılan drenaj sisteminde kimyasallar yoluyla arıtılıp santralde yer alan tribün sisteminde kullanılarak tekrar dereye salınacağı ifade edilmektedir. Kaynar şekilde ve içine yakılmış atıkların külü karışmış bu suyun Abdal Deresi’nde bulunan canlılara ve derenin ekolojik dengesine vereceği zarar nasıl görmezden gelinmektedir? Yaz aylarında zaman zaman kuruyacak noktaya gelen Abdal Deresi’nden günde 1500 ton suyun çekilmesinin ortaya çıkaracağı tablo hesap edilmiş midir? Çarşambalıya rağmen, vatandaşın tepkisi ciddiye alınmadan inşaatına başlanan zehir santralinin günlük 630 ton yakıt ihtiyacından bahsediyoruz. Neticede bu miktarda ihtiyacın karşılanabilmesi ancak depolama vasıtasıyla planlanır. Sadece bir aylık atığın miktarı 19 bin tondur. Bölgede tutulan 19 bin ton atığın oluşturacağı haşerat ve olası sağlık riskleriyle bölge insanı nasıl mücadele verecektir? Gördüğünüz üzere sadece bir çırpıda ifade edilen zararlar ve endişeler ortadadır. Bunlar gibi daha birçok olumsuzluğu buraya sıralayabiliriz.
SİYASİLER NEDEN SESSİZ KALIYOR?
Elbette bu sorular daha önce de farklı konularda işlerine gelmeyen sorulara cevap vermeyen muhatapları tarafından cevapsız bırakılacaktır. Her Çarşamba programında bölge milletvekili olduğunu ifade edenler, muhtarlık seçimlerine bile müdahale ederken neden Çarşamba halkının zehirlenecek olmasına göz yummaktadır? Buradan yetkililere sesleniyoruz. Biz bu santrale karşı olduğumuzu alenen ifade ederken kendilerinin görüş beyan edememesinin sebebi nedir? Santrale karşı değilseler neden karşı olmadıklarını neden açıklayamıyorlar? Çarşamba Belediye Başkanı Sayın Halit Doğan, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Demir neden bu konuda suskun kalıyorlar? Kimse şunu unutmasın, en büyük sermaye insandır. İnsan güçlü sermaye yoktur. En büyük de en can alıcı da parmak milletin parmağıdır. Milletin parmağından korkmayıp birilerinin parmak sallamasından korkanlar cesur olsunlar, bu millet onlara sahip çıkacaktır. Biz İYİ Parti olarak insanımızın sağlığını hedef alan, bölge tarımımızı öldürecek olan bu mantıksız ve zararlı projenin karşısındayız. Parti olarak tavrımızı göstermekle birlikte bundan sonraki süreçte parti rozetimizi çıkararak milletimizle birlikte bu mücadeleye tüm gücümüzle destek vereceğimizin sözünü veriyoruz. STK’larımız ve vatandaşlarımız bilsinler ki, Samsunlu kimliğimizle verdikleri mücadelenin yanında bu ihanetin karşısındayız.”
KAYNAK: SAMSUNOKUR
Yorumlar
Kalan Karakter: