Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, ağustostan sonra 10 bin öğretmen alımı daha yapacaklarını söyledi
TGRT Haber’de soruları cevaplayan Bakan Yılmaz, yeni müfredatla ilgili yapılan eleştirilerin hatırlatılması üzerine, '‘Eğitimde seviyeniz nedir?' denildiğinde ben ekonomideki seviyenize bakın eğitimdeki seviyeyi anlarsanız derim. Ne kadar eğitimde iyiyseniz bu eğitimin neticesi üretim yapmak. O üretim sizin milli gelirinizi oluşturur. Eğer siz G-20’nin üyesiyseniz, dünyada en çok milli gelir üreten 20 ülke arasındaysanız, eğitiminiz de o ilk 20 arasındadır. Satın alma gücü paritesi bakımından 14’üncü, milli gelir sıralaması bakımından 850 milyar dolar üzerinde 16’ıncı. 16’lık milli geliri kim üretti? İşçimiz, mühendisimiz üretti. Benim eğitimimden çıktı, 143 milyar dolar ihracat yaptık. Eğitimimiz iyi bir noktada. Biz bulunduğumuzla yetinmiyoruz. Diyoruz ki dünyanın 10 büyük ekonomisinden birisi olmamız lazım. Bunun için yüksek katma değerli ürünler üretebilmek lazım, yüksek teknolojili ürünler üretebilmemiz lazım. İhracatımızın genelde çoğunluğunu buna dayandırmamız lazım. 500 milyar dolarlık ihracatı, 2 trilyon dolarlık milli geliri hedefliyoruz, kişi başına düşen geliri 25 bin dolar. Buna ulaşabilmenin yolu eğitimde kaliteyi arttırmak. Bunun için ne yaptık? Okul yaptık, derslik yaptık. 270 binin üzerinde derslik yaptık. Bugün 560 binin üzerinde öğretmeni biz atadık. Her gördüğümüz üç öğretmenden ikisi bugün bizim dönemimizde atanan. Özlük haklarını iyileştirdik. 2002’de bir öğretmen haftada 15 saat ek ders vererek aldığı ücret 635 lira falan, bu yaklaşık 409 dolara tekabül ediyor. Şimdi ise yine 15 saat haftada ek ders veren bir öğretmen 3 bin 200 küsur alıyor. 940 doların üzerinde. İstiyoruz ki öğretmenimize daha fazla verebilmek için bizim milli gelirimizi arttırmamız lazım. Buraya pay ayıralım’ ifadelerini kullandı.
AĞUSTOSTAN SONRA 10 BİN ÖĞRETMEN ALIMI
Bakan Yılmaz, konuşmasının devamında şunları kaydetti: '33 binin üzerindeki öğretmeni isteyerek değil, istemeyerek ayırmak zorunda kaldık. Bir risk aldığınızda Rus Büyükelçisinin nasıl öldürüldüğünü hatırlayın. Türkiye’yi emanet edeceğimiz evlatlarımızı, gençlerimizi, çocuklarımızı, öğretmenlerimize emanet ediyoruz. Ama öğretmenin kalkıp da bunun fikri hür, vicdanı hür olmasını istiyoruz. 33 binin ilişiğini kestik ama geçen yıl Şubat’ta 30 bin kişi, Ekim’de de 20 bin kişi olmak üzere 50 bin kişi atadık. Bu yıl da 20 binin ilanına çıktık. Eğitimde kaliteyi arttırmak için öğretmeni seçerken özel bir sistem gayret gösterilmesi lazım. Bu çerçevede hem sözleşmeli öğretmenliği getirdik, Güneydoğu’da Doğu’da hiçbir öğretmen kalmıyordu. Devam edecek. Mülakat sistemi devam edecek. Mülakatın da adaletli olmasına gayret ediyoruz. Her geçen gün daha da bu hedefe gideceğiz. Hepsi bizim evladımız. Mülakatlar başladı. Mayısın ortalarında sona erecek. 20 bin öğretmen atamasını yapacağız. Haziran’da atamasını yaparız diye düşünüyoruz. Ağustostan sonra da bir 10 bin öğretmen alımı daha yapacağız. 30 bin. Geçen yıl 50 bin yapmıştık, iki yılda 80 bin. Bazı ülkelerin toplam kamu görevlisi sayısı bizim öğretmen sayımız kadardır.’
Yorumlar
Kalan Karakter: