Uraloğlu, 5G’nin sadece hızlı bir haberleşme sistemi olmadığını, aynı zamanda üretim ve hizmet kalitesini artıracak bir kalkınma altyapısı olduğunu vurguladı. “1 Nisan’da ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini, iki yıl içinde Türkiye’nin her noktasında erişime açmayı planlıyoruz” dedi.
Bakan, 16 Ekim 2025’te düzenlenen 5G yetkilendirme ihalesinde 3,53 milyar dolar gelir elde edildiğini hatırlatarak, yeni teknoloji sayesinde mobil iletişimde hız, kapasite ve hizmet kalitesinin artacağını söyledi.
Uraloğlu, 5G’nin yaşamın birçok alanını dönüştüreceğini ifade etti: “Vatandaşlarımız daha hızlı, güvenilir ve kesintisiz iletişime kavuşacak. Endüstriyel robotlardan otonom araçlara, akıllı şehir uygulamalarından kritik altyapı yönetimine kadar birçok alanda bu teknoloji büyük değişim getirecek. Sanayide akıllı fabrikalar verimliliği artıracak, tarımda akıllı uygulamalar yüksek verimli üretimi destekleyecek. Medyada ise gazeteciler, olay yerinden saniyeler içinde 8K kalitesinde görüntü ve veri aktarabilecek.”
Türkiye’nin teknoloji üretiminde yerli ve milli bir yaklaşımı benimsediğini vurgulayan Uraloğlu, 2018’den bu yana yürütülen “Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi” kapsamında kritik altyapı ürünlerinin geliştirildiğini söyledi. Bakan ayrıca, 5G yetkilendirme ihalesinde işletmecilere, yıllara göre yüzde 60’a kadar yerli ürün ve yüzde 30’a kadar milli haberleşme ürünü kullanımı yükümlülüğü getirildiğini açıkladı.
Uraloğlu, “5G mobil özel şebekelerde kullanılacak bileşenlerin milli haberleşme ürünlerinden sağlanması zorunludur. Böylece teknoloji yalnızca tüketilmiyor, aynı zamanda Türkiye’nin kendi üretim gücüyle destekleniyor” dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: