Cinsel suçlarla etkin bir mücadele amacıyla "Hadım yasası" yeniden gündeme alındı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, mevcut mevzuatın uygun olduğunu belirterek, "Uygulamayı geliştirmek için belki mevzuatta yeni bir düzenleme yapılabilir." ifadelerini kullandı. Tunç ayrıca, iyi hal indiriminin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, kılık kıyafet gibi unsurlara dayanan iyi hal indirimlerinin de yeniden değerlendirileceğini söyledi.
CEZASIZLIK ALGISI ÜZERİNE DÜZENLEME
Bakan Tunç'un yaptığı açıklamalardan önemli noktalar:
"Şu anda gündemimizde yer alan birçok konuyu ve sorunu ortadan kaldırmak için önemli yasal düzenlemeler üzerinde çalışıyoruz. Cezasızlık algısına dair, özellikle son günlerde tartışılan, iki yılın altındaki suçlarda bir yıl koşullu salıverme ve bir yıl denetimli serbestlik uygulamaları söz konusu. Dolayısıyla, iki yılın altında ceza alan bazı suçlar hariç, hapis cezası almamış sayılıyor. Yani, ceza alıyorlar ama bu ceza uygulanmıyor. Bu durumda, bir yıllık denetimli serbestlik süresinden yararlanabilmeleri için bu kişilerin belirli bir süre cezaevinde kalması gerektiğine dair bir teklifimiz olmuştu. Bunu tekrar gündeme getireceğiz."
İYİ HAL İNDİRİMİ TARTIŞMASI
Kamuoyunda, duruşmalardaki kılık kıyafeti nedeniyle indirim alan kişilerle ilgili sürekli eleştiriler gündeme geliyor. Geçtiğimiz dönemde, indirim almak amacıyla kıyafetlerin indirim nedeni olamayacağına dair bir düzenleme yapmıştık, ancak bu konuya yönelik eleştiriler devam ediyor. Bu nedenle, iyi hal indiriminin yeniden tartışılması gerektiğini düşünüyorum.
Cezalarda hem bir alt hem de bir üst sınır bulunuyor. Hakimler, dosyaya göre bu sınırlar içinde karar veriyor. Ancak iyi hal indirimi söz konusu olduğunda, bazı suçlar açısından kamuoyundan tepki alabiliyoruz. Bu nedenle, bu durumu yeniden gözden geçirmek önemli hale geliyor.
YARGI REFORMU VE HIZLANDIRMA
Kişinin işlediği suçun karşılığında ceza alması önemlidir. Ceza infaz sisteminin caydırıcı ve ıslah edici olması gerekmektedir. Bu konuda önemli çalışmalar yapıyoruz.
Yargı Reformu Strateji Belgemiz, sadece ceza alanında değil, genel hukuk alanında da değişiklikler içeriyor. Vatandaşlarımızın uzun süren yargılamalardan şikayet etmemesi için 25 bin hakim ve savcımızla üç aşamalı bir sistemimiz var. Duruşmaların kısa sürede tamamlanması esastır; karar verilinceye kadar devam etmelidir. Ancak zorunlu sebeplerle duruşmaların ertelendiğini görüyoruz. Bu nedenle, bilirkişi ve adli tıp raporlarının süresinde verilmesi, delillerin hızlıca değerlendirilmesi ve duruşma aralıklarının kısaltılması gerekmektedir.
HADIM UYGULAMASI GÖZDEN GEÇİRİLİYOR
Cezaevlerinin doluluk oranlarıyla ilgili 'o cezaevi dolu' diye bir suçlunun cezaevine alınmaması gibi bir durum söz konusu olamaz. Onun tedbirlerini devlet alır. Bu noktada zaten gerekli tedbirleri de alıyoruz. Bu konuda cezaevlerinin doluluk oranı bizim mazeretimiz olamaz, bu konudaki zaten gerekli yatırım programlarındaki çalışmaları da hızlı bir şekilde sonuçlandırıyoruz.
Ve bunu daha da o doluluk oranlarını ortalamanın altına düşürme, yani yapım süreçlerini hızlandırarak o bizim için bir mazeret değil. Yani bir suç işlenmişse, tutuklamayı gerektiriyorsa orada cezaevi dolu diye hakim ya da savcı bırakmaz. O nedenle o bir mazeret değildir, o konudaki tedbirleri de artırmanın gayreti içerisindeyiz.
Cinsel suçlara ilişkin hadıma yönelik bir çalışma yapılması günümüzde mümkün mü?" sorusu üzerine Tunç, "Ceza İnfaz Kanunu'muzda önceki senelerde gündeme geldiğinde, o zaman Adalet Komisyonu üyesi olarak hatırlıyorum konuyu. Ceza İnfaz Kanunu'muzun 108. maddesinde tıbbi tedaviye karar verme yetkisi var. Bu anlamda mevzuatımız buna uygun. Tabii orada uygulamayı geliştirecek şekilde belki mevzuatta yeni bir düzenleme yapılabilir."
Yorumlar
Kalan Karakter: