Ramazan ayının gelmesiyle birlikte oruç ibadetini gerçekleştirenler için uzmanlardan gelen uyarılar devam ediyor. Gazete Gerçek’e konuşan Onkolog Doktor Yavuz Dizdar, Ramazan ayı boyunca dikkat edilmesi gerekenleri anlattı
Gazete Gerçek okuyucularına önemli uyarılarda bulunan Dizdar, Ramazan ayı ve oruç ibadetinin vücudun açlık dönemlerine adapte olması açısından iyi bir egzersiz olduğunu vurguladı. Dizdar yaptığı açıklamada, 'Oruç bir ibadet olması yanında, aslında vücudun dengesini koruması açısından önemli bir egzersizdir. Vücudun ve midenin açlık dönemlerine adapte olmasını kolaylaştırıyor, tam açlık durumuna olan esneklik vücut için önemli olduğundan bu esnekliği arttırıyor. Elbette bazı riskler var ama bu, orucun kendisiyle değil, tutanla alakalı riskler. Bu da doğrudan 17 saat aç kalmış bir bünyenin karşılaştığı iftar vakti. 17 saat aç olan bir kişi bu durumu ağır bir iftarla karşılarsa, dengeler altüst oluyor. Günlük sağlığı normal olan kişilerin oruç tutmaları sakıncalı değil. Ancak diyabet gibi hastalıkları olan kişiler, oruç ile ilgili farklı tehditlerle karşı karşıya kalabilirler’ dedi.
‘İFTAR SONRASINA ÇOK DİKKAT EDİLMELİ’
Dizdar, oruç tutmanın değil, asıl iftarın yanlış karşılanması sorun olabileceğini vurguladı. Dizdar açıklamasında, 'Tekrar etmekte fayda görüyorum. Sağlığımızı tehdit eden oruç ibadeti değil, yaptığımız iftardır. 17 saat aç kalan bir bünyeye ağır gıdalarla hızlı bir şekilde yüklenmek doğru değil. Bu yüzden iftarda az ve iftardan sonra da en az 1-2 öğün daha az şekilde yemek yenmeli. Bu hayati bir öneme sahip. Öte yandan su. İftarda yemek öncesi mutlaka su içilmeli ve iftardan sahura olan vakitte de bolca su içilmelidir. Şunu tekrar etmek istiyorum. 17 saat aç kalmış bir mideye sindirimi zor gıdalarla yüklenmemek gerekir. Hazım etmesi kolay, sindirilebilir gıdalardan azar azar yemek doğru olandır. İftar bu şekilde organize edilirse, daha önce kanser hastalığı atlatmış kimseler bile oruç tutabilirler’ şeklinde konuştu.

ÇAY UYARISI!
Açıklamalarına devam eden Dizdar, iftardan hemen sonra içilen çay ve kahveye dikkat çekti. Dizdar, 'İftar vakti yediğimiz yemekten hemen sonra alacağımız gıdalar da önemli. Mesela tatlılar, kesinlikle şerbetli ağır tatlılar tüketilmemeli. Hafif, sütlü ve az şekerle yapılmış tatlılar yenmeli. Bunun yanında hayati bir konu daha var. İftar vakti yedikleriyle beslenen vücut hemen çay ve kahve ile karşı karşıya getirilmemeli. Çünkü çay ve kahve besinlerin yararlılığını azaltmaktadır. Bu yüzden iftar yemeğinden hemen sonra çay ve kahve tüketmemeliyiz. En az bir ya da iki saat ara vermek doğru olandır’ şeklinde kaydetti.
Serhat TÜRK
Yorumlar
Kalan Karakter: