Tarihsel bir geçmişe sahip nargile, son dönemde turizmin de etkisi ile kültür değişimine uğradı. Nargile adına kafeler dahi açılmaya başladı. Sadece ağızlığı değiştirilerek insandan insana hizmet olarak sunulan nargile, mekanizmasına daha önceki kullanıcısından gelen mikroorganizmaları bir sonrakine bulaştırıyor
Balkanlar, Ortadoğu ve Güney Asya’ya özgü geleneksel bir tütün içme aracı olan nargile, doğu kültürünün vazgeçilmez bir öğesi olarak Hindistan’da doğdu. Bu kültür, Hindistanlılar’dan İranlılar’a, İranlılar’dan Araplar’a ve Araplar’dan ise Osmanlılar’a kadar genişleyerek günümüze ulaştı. Özellikle son yıllarda değişime uğrayan nargile, turizm sektöründe yaşanan dönüşümün de etkisiyle geleneksel mekanlarının dışına taştı. Günümüze artık nargile kafeler bu kültür üzerinden ekonomik kazanç sağlıyor. Bu dönüşüm diğer yandan ise toplum sağlığını vuruyor. Toplu alanlarda hizmete sunulan nargilenin, yalnızca ağızlığı değiştiriliyor. Marpuç denilen bölümünde oluşan baloncuklar, tüberküloz, hepatit C ve akciğer gibi enfeksiyonel hastalıklara neden oluyor.
SADECE AĞIZLIĞININ DEĞİŞMESİ YETMİYOR!
Konuyu Gazete Gerçek’e değerlendiren Samsun Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Murat Erkan, “Tütün ve türün ürünlerinin zararını toplumumuz artık pek çok bilgilendirme çalışması ve kaynak araştırmaları sayesinde biliyor. Ancak bazı tütün ürünleri geleneksel ve farklı bir mekanizma ile çalıştığı için ‘az zararlı’ gibi görülebiliyor. Bunlardan bir tanesi de nargiledir. Nargile, tütünün etkisinin yanında bulaşıcı hastalıklar ve toplum sağlığı açısından çok ciddi bir risk teşkil etmektedir. Toplumumuza nargilenin ‘sadece ağızlığının değişmesi ile tüm zararının oradan kalkacağı düşüncesi’ hakimdir. Bu düşünce kesinlikle yanlıştır. Özellikle son dönemde artışta olan tüberküloz gibi hastalıklar, mevsimsel yaygın gribal enfeksiyonlar, daha genel olarak yorumlamak gerekirse nargilede damlacık yolu ile oluşan mikroorganizmalar bu tür enfeksiyonlara yol açmaktadır” diye konuştu.
MEKANİZMANIN KULLANILMASI YETİYOR!
Ortak nargile kullanımının ciddi hastalıkların yayılabilmesinde bir etken olduğunu kaydeden Dr. Murat Erkan, “Nargilenin hijyen uygulamasının bu zararları bertaraf etmesi mümkün değildir. Toplumumuzun bu yönünü de bilmesi gerekmektedir. Nargile, tek bir kişi tarafından kullanılıyorsa bulaşıcı hastalıklar açısından risk teşkil etmez ancak bu durum nargilenin zararsız olduğunu göstermez. Özellikle son dönemlerde nargile kafeler ve buralarda ortak kullanılan nargileler ciddi anlamda risk teşkil ediyor. İstendiği kadar temizlensin, ağızlıkları değiştirilsin mekanizmanın geri kalanı kullanıldığı sürece değişen bir şey olmayacaktır. Pek çok hastalık kişiden kişiye yayılacak ve toplumsal anlamda yani enfeksiyonel hastalıklar anlamında bir risk potansiyeli ortaya çıkacaktır” şeklinde konuştu.
‘AROMALARLA MASUM HALE GETİRİLİYOR’
Nargilede kullanılan aromalar üzerine de konuşan Dr. Murat Erkan, “Tütün kullanımı; elmalı, naneli, çilekli gibi daha birçok aromalar kullanılarak masum hale getirilmektedir. Kullanılan bu aromanlar da tütün gibi, insan ve toplum sağlığı açısından bir risk taşımaktadır. Bu aroma ürünlerinin her biri kimyasal tatlandırıcıdır. Nargileye tarihsel bir özenti hali de vardır. Ancak bunlar zararlı olduğu gerçeğini değiştiremez. İnsanlar nargileyi, evin güzel bir yanında aksesuar olarak bulundurabilir ancak nargile, özenilecek bir şey değildir” dedi.
Tolga BİRGÜCÜ
Yorumlar
Kalan Karakter: