Türk Eczacıları Birliği ve 54 Bölge Eczacı Odası başkanı ve yöneticileri 43'üncü dönem 3'üncü Bölgelerarası Toplantısı için 20-21-22 Temmuz tarihlerinde Muğla’da bir araya geldi. Eczacılık mesleğinin gündemindeki konularının ele aldığı toplantıda, ulaşılan ortak iradenin kamuoyuyla paylaşılmasına karar verildi. Türk Eczacıları Birliği, ilacını bulamayan hastaların sağlığından hatta hayatlarından endişe ettiklerini belirterek, "Ülkemizin içinde bulunduğu bu yakıcı enflasyon ortamında 1. Basamak Sağlık Hizmeti Sunucusu olarak hizmet veren, kira, elektrik, personel gideri gibi işletme giderlerinin ödemelerini karşılamakta zorlanan ve içinde bulundukları ekonomik koşullar nedeniyle eczaneleri adeta yangın yerine dönen meslektaşlarımızın, eczanelerinin sürdürebilirliğinden endişe ediyoruz. Muvazaa ile mücadelede eczacı odalarının yetkilerinin azaltılması nedeniyle, eczacılık mesleğinin geleceğinden endişe ediyoruz. 27 Kasım 2022 tarihinde Ankara’da düzenlenen Büyük Eczacı Mitingi'nde, sorunlarımızı "Dur de" diyerek dile getiren biz eczacılar, haklarımızı alana kadar, Birlikten gelen gücümüzü kullanmaktan imtina etmeyeceğimizi kamuoyuna saygı ile duyururuz" şeklinde açıklamada bulundu.
ORTAK PAYDADA YENİ MODEL OLUŞTURULMALI
Toplantı sonunda sonuç deklarasyonunda 10 başlıkla sorunlara değinildi. Ülkede yaşanan enflasyon ortamında mevcut İlaç Fiyat Kararnamesi'nin ilaç ve eczacılık alanının paydaşlarının ihtiyaçlarını karşılayamadığının belirtildiği deklarasyonda; "İlaç yokluklarının önüne geçilebilmesi ve sürdürülebilir bir ilaç ve sağlık sistemi için ilaç ve eczacılık alanında faaliyet gösteren tüm paydaşların ihtiyaçlarını karşılayan yeni bir model oluşturulmalıdır. Yeni İlaç Fiyat Kararnamesi oluşturulurken, tüm paydaşların görüşleri alınarak, ilaç ve sağlık hizmetinin sürdürebilirliği açısından yeni modelin kurgusunda aktif rol almaları sağlanmalıdır. Kamu Kurum İskontosu (KKİ) uygulaması, uygulanabilir olmaktan çıkmıştır. Geri ödeme kurumu ile ilaç firmaları arasında çözümlenmesi gereken konunun muhatabı eczacılar değildir. Bazı ilaç firmalarınca ilaçların dağıtım kanallarına satış vadelerini öne çekmeleri ve bu sürenin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun eczanelere geri ödeme süresinden daha kısa hale gelmesi, bu uygulamanın mali yükünün dağıtım kanallarınca eczanelerimize yüklenmesi sonucunu doğurmaktadır.
KRONİKLEŞMİŞ SORUNLARA ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Ülkemizde eczacılık fakültesi sayıları ve kontenjanları her geçen gün artmaktadır. Mevcut fakültelerin durumu değerlendirilerek, Ar-Ge merkezlerine dönüştürülmelidir. Kamu kurumlarında görev yapan ve bu kurumlardan emekli eczacıların özlük hakları için iyileştirmeler yapılmalıdır. Deprem bölgesinde faaliyet gösteren eczacılar için destekler sağlanmalıdır. Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği arasında imzalanan 2023 Yılı Ek Protokolüne göre eczacıların hak edişlerinin hesaplarına aktarımları sağlanmalıdır. Isı-nem kontrolü uygulamaları eczanelere ek maliyetler getirmektedir ve ilgili hükümler yeniden düzenlenmelidir. Covid-19 pandemisi, deprem, sistem arızaları nedeniyle, eczanelerin İlaç Takip Sistemi'ndeki stokları ile fiili stokları arasında oluşan uyumsuzluğun giderilmesi için stok düzeltme hakkının acilen tanımlanması gerekmektedir. Eczanelerimizde başta yardımcı eczacı ve ikinci eczacı olmak üzere, asgari ücret kapsamında yapılan ücretlendirmeler ve personel istihdamının sağlanması için, KOSGEB ve İŞKUR gibi kuruluşların desteklerinden faydalanmaları gerekmektedir" ifadeleri kullanıldı.
Yorumlar
Kalan Karakter: