"ZORLA MUVAFAKATNAME ALINIYOR"
Samsun Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Erdal Doğan, Samsun'un hayvancılık şehri olduğunu belirterek, "Türkiye'nin geneline bakıldığı zaman büyükbaş ve küçükbaş hayvan üretiminde ciddi anlamda sıralamada olan bir şehiriz. Fakat biz ürettiğimiz ürünlerimizi besi hayvanlarımızı bu bölgede pazar oluşturamadığımızdan dolayı pazarlamada çok ciddi sıkıntılar çekiyoruz. Ticaret Borsası'nın işlettiği Bafra Mezbahanesi; 19 Mayıs, Yakakent, Alaçam ve Bafra'da tek hizmet veren bir mezbahane olduğu için bir bölge mezbahanesi konumunda. Ancak mezbahanede hayvanlarını kesmeme tehdidiyle, esnaflardan zorla muvafakata alma şartıyla sakatatlarına el koyarak bu pazarı ciddi anlamda baltalıyor. Dışarıdan buraya pazar getirmede zorluk çekiyoruz. Biz burada üreticiler olarak çok ciddi bir mağduriyet yaşıyoruz. Hukuki boyutunda elimizden gelen bütün ne gerekiyorsa yaptığımız halde, nasıl ayarlıyorlar bilmiyorum ama hukuksuz bir şekilde hiç hakları olmadan bizim ürünlerimize, sakatatlarımıza el konuluyor." diye konuştu.
"ÇİN'E İTHAL EDİLEN DEĞERLİ ÜRÜNE EL KOYULUYOR"
Büyük mağduriyet yaşadıklarını ifade eden Erdal Doğan, "Dışardan esnaf geldiğinde mezbahane 'Sakatatları alacağım' diyor. Ama bu ürünler ciddi anlamda bir karşılığı olan ürünler. Bu sefer bunu vermediğiniz zaman hayvanımızı kesmiyorlar. Yani üreticinin de, kasabın da hayvanı kesmiyorlar. Dolayısıyla burada işte muvafakatname vermek zorunda bırakıyorlar. Bir de şart koşuyorlar. Böyle esnaf veya kasap ısrar edici olursa üretici fahiş fiyat isteniyor. Bu sebepten Bafra Mezbahanesi dışarıdan tercih edilmiyor. Gidip şehir dışında diğer mezbahaneleri tercih ediyorlar. Burada hayvanımı kestirdiğim zaman eti, kellesi, ciğeri, işkembesi, derisi nasıl benimse geri kalanı da benim olması gerekiyor. İşte bunun yanında kırk bayır var mesela Çin'e ihraç ediliyor değerli bir ürün. Çünkü mal sahibi benim. Ama bu ürünlerin o kısmını el koyuyorlar." diye konuştu.
"MEZBAHANE ŞAİBE OLUŞTURUYOR"
Erdal Doğan, sahipsiz hissettiklerini sözlerine ekleyerek, "Mezbahane bizden bedavaya aldığı değeri bin 200 lira olan ürünü, 200 liraya satarak şaibe oluşturuyor. Neden satıyor? Niye satıyor? Kime satıyor? Hangi anlaşmaya göre satıyor? Biz bilmiyoruz. Yani biz burada ne büyükşehir bu işe müdahil oluyor? Ne devlet yetkilileri müdahil oluyor? Biz burada çaresiz kalmışız. Ama bunlar hizmet adı altında tekelleşmiş. Devlet, bizim haklarımızı korumakla mükellef. Devletimizin bu konuya müdehale etmemesi bizi üzüyor. Hem de sahipsiz olma hissi yaratıyor." şeklinde konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: