Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) 2026 Kampüs Buluşmaları’nın 8’incisi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından protokol konuşmalarıyla başladı.
Etkinliğe Astronot Tuva Cihangir Atasever, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Danışmanı ve IAC 2026 Direktörü Emine Doğruok ile IAC Uluslararası Program Komitesi Eş Başkanı Prof. Dr. Mustafa Arif Karabeyoğlu da katıldı. Açılış konuşmalarını OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın ile TUA Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan yaptı.

ULUSLARARASI UZAY KONGRESİ İLK KEZ TÜRKİYE’DE
Konuşmasında Uluslararası Uzay Kongresi’nin tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenleneceğini hatırlatan Fatih Dulkan, bunun Türkiye’nin uzay vizyonu açısından önemli bir eşik olduğunu vurguladı.
Uzay faaliyetlerinin artık yalnızca bilimsel bir çalışma alanı olmadığını ifade eden Dulkan, sektörün aynı zamanda dev bir ekonomik güç haline geldiğini belirtti.
“UZAY EKONOMİSİNDE BİZ DE GÜÇLÜ ŞEKİLDE YER ALMALIYIZ”
Uzay ekonomisinin hızla büyüdüğüne dikkat çeken Dulkan, “Bugün yaklaşık 600 milyar dolarlık bir hacme ulaşan uzay ekonomisinin 2030’lu yıllarda 1,8 trilyon doları aşması bekleniyor. OECD ülkelerinde yıllık ekonomik büyüme ortalama yüzde 3-4 seviyelerindeyken, uzay sektöründeki büyüme yüzde 10’un üzerinde seyrediyor. Bu ciddi bir ivme. Türkiye olarak bu pastada güçlü bir şekilde yer almamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Uzay faaliyetlerinin ekonomik potansiyelinin yanı sıra bilimsel ilerleme, teknolojik yetkinlik ve milli güvenlik açısından da stratejik önem taşıdığını vurgulayan Dulkan, Türkiye’nin dışa bağımlı bir konumda kalmaması gerektiğinin altını çizdi.
“Türkiye’nin uzay alanında yalnızca dışarıdan teknoloji ve hizmet temin eden bir ülke konumunda kalması yeterli değildir. Kendi teknolojisini geliştiren, üreten ve karar alma süreçlerinde etkin rol üstlenen bir ülke olmalıyız” dedi.
UZAY EKONOMİSİ ARTIK ÇOK BOYUTLU BİR ALAN
OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın ise uzay çalışmalarının klasik keşif anlayışının çok ötesine geçtiğini söyledi. Küresel uzay ekonomisinin yaklaşık 700 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığını ifade eden Aydın, projeksiyonların bu rakamın 2035 yılına kadar 1,8 trilyon dolara yaklaşacağını gösterdiğini belirtti.
Bu büyümenin yalnızca uydu ve fırlatma faaliyetlerinden değil, uzaydan elde edilen veri ve teknolojilerin tarımdan ulaşıma, çevreden savunmaya kadar pek çok sektöre sağladığı katkılardan kaynaklandığını dile getirdi.
ÜNİVERSİTELER VE GENÇLER UZAY EKOSİSTEMİNİN MERKEZİNDE
Uzay ekonomisinin artık yalnızca devletlerin yürüttüğü bir alan olmaktan çıktığını belirten Aydın, üniversitelerin, girişimcilerin ve genç araştırmacıların bu ekosistemin temel aktörleri haline geldiğini söyledi.
Aydın, “Sürdürülebilir ilerleme; güçlü araştırma altyapıları, disiplinler arası iş birlikleri ve nitelikli insan kaynağı ile mümkündür. Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik anlayışımızla yürüttüğümüz akademik çalışmalar, uzay teknolojileriyle birleştiğinde güçlü bir toplumsal etki oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: