Gelişimsel kalça displazisi (GKD), kalçayı oluşturan yapıların intrauterin oluşumları sırasında normal olmalarına karşın, çeşitli nedenlerle sonradan yapısal bozulma gösterdiği dinamik bir hastalıktır. Gelişimsel Kalça Displazisi’nin çok büyük bir bölümü erken tanı ile hastanın ilerideki hayatına olumsuz hiçbir etkisi kalmayacak şekilde tedavi edilebilir.
Risk Faktörleri Nelerdir?
Gelişimsel kalça çıkığı riski kız çocuklarında daha fazladır. Bebeğin anne karnındaki gelişimi sırasında ortaya çıkan kalça çıkığının nedenlerinden biri de genetik faktörlerdir. Ailesinde kalça çıkığı olan çocukların kalça çıkığı olma ihtimali diğer hastalara göre yüksektir. Ayrıca doğuma bağlı olarak beynin oksijensiz kalması (beyin felci) veya sırt omurgasının oluşmasında yaşanan bazı aksaklıklar gibi nörolojik sebeplerin yanı sıra, boyun eğriliği (tortikolis) ve ayak eğrilikleri de kalça çıkığı riskini tetikleyen faktörler arasındadır. Hastalık anne karnındaki bebeğin ters pozisyonuna bağlı olarak, ters doğumla dünyaya gelen bebeklerde de görülebilmektedir. Kalça çıkığına eğilimi olan bir bebeğe doğduğu zaman yapılan kundaklama da bebekte kalça çıkığı olmasına neden olabilir.
Tanısı Nasıl Konur?
Kalça displazisi ya da çıkığının erken teşhis edilmesi çok önemlidir. Bir ortopedist tarafından muayene sonucunda olabildiğince kalçanın hareket yeteneği ölçülür. Bebek tek taraflı ya da çift taraflı olarak bacaklarını ayırmakta zorlanıyorsa ve poposundaki kıvrımlarda asimetri varsa, kalça ekleminde bir sorun olduğundan şüphelenilebilir. Ancak fiziki muayene her zaman teşhis koyabilmek için yeterli olmayabilir. Dünya Sağlık Örgütü ve Türk Pediatrik Ortopedi Derneği’nin tedavi algoritmasına göre her bebeğin doğumundan sonra birinci, ikinci ve üçüncü aylarında kalça ultrasonunun yapılması ve 6. ayda ise kalça grafisinin çekilmesi ve mutlaka bir ortopedist tarafından görülmesi gerekmektedir.
Alınabilecek Önlemler Nelerdir?
Kalça gelişimi, doğum sonrası da devam ettiği için bebeklerin kalçalarının normal gelişimini sağlayacak optimal pozisyonda tutulması; ara bezi bağlanması ve kucakta taşınması sırasında bacaklarının ayrık tutulması önemlidir. Gelişimsel kalça displazisinin önlenmesinde yeni doğan döneminden itibaren bebeklere bacaklarının serbest hareket etmesini önleyecek biçimde dar külotlu çorap ya da tulum giydirmekten, üzerlerine ağır örtü örtülmesinden kaçınılması gerekir. Bebekleri kundaklamak, ayaklarından tutup baş aşağı sallamak dizlerindeki fleksiyonu açmaya, bacaklarını germeye yönelik zorlayıcı hareketler yaptırmak, çıkabilir bir kalçayı çıkık duruma getireceği için sakıncalıdır. Doğum sonrası ilk 3 hafta içerisinde saptanan displazide, uygun muayene ve yöntemlerle 6 haftada kalça tamamen normal duruma gelir. Kalça displazisi fark edilmez ya da tedavi olmazsa, kalça eklemleri zamanından önce aşınır ve kişi daha 20'li yaşlardayken sancılı bir artroz gelişebilir.
Yorumlar
Kalan Karakter: