Görünür olma isteği, yalnızca fiziksel olarak bir yerde bulunmakla sınırlı kalmıyor. Sosyal ilişkilerde, iş hayatında ve dijital mecralarda insanın kendisini ifade etme, varlığını hissettirme ve fark edilmek gitgide büyük bir önem kazanıyor. Ancak bu görünür olma isteği beraberinde yoğun bir kaygıyı da getirebiliyor.
SOSYAL MEDYA KULLANIMI ETKİLİ
Klinik Psikolog, Psikoterapist Dr. Yasemin Meriç Kazdal, görünür olma kaygısının insanın başkaları tarafından nasıl algılandığına dair düşüncelerden beslendiğini ifade etti. 'Yeterince iyi miyim?', 'Hata yaparsam nasıl görünürüm?', 'Eleştirilir miyim?' gibi soruların zihinde dönüp durabildiğine dikkat çeken Kazdal, 'Kimi zaman bu sorular, bizi daha dikkatli ve özenli olmaya yönlendirebilirken; kimi zaman da içsel huzurumuzu bozarak geri çekilmemize yol açabilir. Psikoloji literatüründe görünür olma kaygısı, sosyal kaygı bozukluğu ile benzer özellikler taşısa da her bireyde aynı düzeyde ve benzer şekilde yaşanmayabilir. Geçmiş deneyimler, kişilik özellikleri, özgüven düzeyi, sosyal çevre; günümüzün sosyal medya kullanımı, performans beklentisi ve görünür olma baskısı kaygının yoğunluğunu etkileyen faktörler arasında değerlendirilebilir' dedi.
KAYGIYI BESLEYEBİLECEK VE YENEBİLECEK UNSURLAR
Kaygıyı besleyecek unsurların mükemmeliyetçilik, olumsuz değerlendirilme korkusu, karşılaştırmalar ve geçmiş deneyimler olduğunu aktaran Kazdal, farkındalık geliştirerek, gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaşarak, küçük adımlar atarak, öz-şefkat göstererek ve profesyonel destek almak kaygının yenilebileceğini belirtti.
Yorumlar
Kalan Karakter: