Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Samsun Şubesi Yönetim Kurulu Mehmet Özdağ, kayıp-kaçak bedelleriyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Özdağ, 'TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanan, bir grup AKP milletvekili tarafından 23 Ocak tarihinde verilen 2/2616 numaralı yeni bir Torba Yasa Teklifi ile "kayıp ve kaçak oranı yüksek bölgeler için Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu`nun (EPDK) diğer bölgelerden farklı düzenlemeler yapması" gibi ucu açık, keyfi bir düzenleme getirilmek istenmektedir. Böylesi muğlak ve geniş yetki verilmesi yasama yetkisinin de devri anlamına gelmektedir. Yani AKP’ye yakın ya da elektrik kesintileri gibi yollarla AKP ile siyasal-ekonomik pazarlıkları da kapsayan "havuç-sopa" ilişkisi yürüten belli bazı dağıtım şirketlerine özel düzenleme yapılmak istenmektedir’ dedi
‘KAYIP VE KAÇAKTA YETKİSİZLİK İTİRAFI’
Ayrıca yine bu yasa teklifiyle, kayıp ve kaçak gerçekleşmeleri dikkate alınarak yeniden kayıp ve kaçak hedef oranlarının belirlenmesinin söz konusu olacağını dile getiren Özdağ şunları söyledi: 'Buna da yasal dayanak yaratılmak istendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ‘Bugüne kadar yapılan kayıp ve kaçak hedef oranlarının değişiklikleri hangi yasal mevzuata dayandırılmıştır?’ sorusu ortaya çıkmaktadır. Bu yasa teklifi, bugüne kadar EPDK’nın kayıp ve kaçak hedef oranlarını revize ederken, yasal dayanağı olmayan keyfi bir süreç işletildiğinin göstergesidir. Hedef kayıp ve kaçak oranlarının değiştirilmesi, özelleştirme ihalelerinin koşullarını sonradan değiştirmek anlamına gelmektedir. Yani ihalelerdeki şeffaflığı yok eden, ihaleyi sakatlayan bir uygulama yapılmaktadır.’
Ceza Kullanıcıya Yıkılamaz
'Hükümet tarafından Meclis’e 28 Ocak tarihinde gönderilen yeni bir yasa tasarısıyla da Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yurttaşlardan alınmasını hukuksuz bulduğu kayıp ve kaçak bedellerinin ‘maliyet unsuru’ olarak faturalara yansıtılması yasallaştırılmak istenmektedir’ diyen Özdağ açıklamasını şöyle sonlandırdı: 'Ayrıca EPDK`nın hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin faturalara yansıtılması konusunda yetkilendirilmesi söz konusudur. Tasarıya göre, yargı kararıyla kayıp ve kaçak bedellerini geri alan tüketicilere yapılan ödemeler de mahkeme masrafları dahil olmak üzere yeniden tüm yurttaşlara yansıtılacak. Yurttaşların yargı yoluyla haklarını aramasının önü ise tüketici mahkemelerinin yetkisinin ‘EPDK düzenleyici işlemlerine uygunluk’ kriteriyle sınırlandırılarak kapatılmak isteniyor. Ancak idari kararların da yargı denetimine tabi olduğu unutulmamalıdır. Öncelikle kamu elindeyken kayıp ve kaçağın kullanıcılardan tahsil edilmesi kararı "vergi salma" gibi siyasi bir karar olarak kabul edilebilir. Ancak serbest piyasada hırsızlığın bedelinin dürüst yurttaşlardan tahsilatı ya da "malını koruyamayan basiretsiz tüccarların cezası" kullanıcıya kesilemez.
Tasarıyla kullanıcılara yeni yükler de getirilmektedir; sanki perakende satış hizmet maliyetinin dışındaymış gibi "faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti" eklenmektedir. Mevcut Tarifeler Yönetmeliği`nde perakende satış hizmeti "Perakende satış lisansına sahip şirketler tarafından, elektrik enerjisi ve/veya kapasite satımı dışında, tüketicilere sağlanan faturalama ve tahsilat gibi diğer hizmetleri" olarak tanımlanmaktadır. Yaratılan sanal maliyetlerle, farklı isimler altında, mükerrer tahsilatlarla elektrik kullanıcılarından dağıtım şirketlerine yeni kaynak aktarımı sağlanmak istenmektedir. Görüldüğü gibi yargı kararları, EPDK kararları, kanun teklifleri, tasarıları havada uçuşmakta; enerji alanında yurttaşlardan, dağıtım şirketlerine, yargıdan, hükümete varıncaya kadar her kesim için bir kaos ortamı yaşanmaktadır. Bir an evvel dağıtım şirketlerinin kayıp ve kaçak oyunlarına son verilmelidir. İktidarın yurttaşların mağduriyeti pahasına dağıtım şirketlerine el ayak olmasını protesto ediyor ve bu adaletsiz girişimlere karşı her türlü mücadeleyi sürdüreceğimizi ilan ediyoruz.’
HABER MERKEZİ
Yorumlar
Kalan Karakter: