Samsun'un İlkadım ilçesinde yaşayan Sebahat Çakmak, çocukluk yıllarında bir turistin ona hediye ettiği 1946 tarihli, 2. Elizabeth'in portresiyle basılmış 1 şilinle başlayan koleksiyon merakını zamanla antika eşyalar biriktirmeye dönüştürdü. Çakmak, açtığı küçük dükkanında bu tutkusunu kazanca dönüştürmeye başladı. Eşi, "Evi çöple doldurdun" diye şikayet etse de, Sebahat Çakmak, "Bunlar benim için çok değerli. Her birinin bir hikayesi ve geçmişi var" diyerek, koleksiyonunun her parçasına duyduğu derin saygıyı vurguladı.
ANTİKACILIĞA GİDEN YOL
Çocukluk yıllarından itibaren antika eşyalarla ilgilenen Sebahat Çakmak, bir zamanlar bakkalda çıraklık yaptığı dönemde, 13 yaşında bir turistin kendisine hediye ettiği 1946 tarihli 1 şilinle başlayan koleksiyon serüvenini, yıllar içinde bir meslek haline getirdi. Çakmak, o günü şu şekilde anlattı: “Bakkalda çalışırken bir turist ödeme yaparken çantasından 1946 yılına ait bir 1 şilin çıkarıp bana hediye etti. İşte o an, koleksiyon serüvenim başladı. Şimdi 45 yaşındayım ve altı yıldır antikacılık yapıyorum.”
Başlangıçta eski paralar ve duvar halıları biriktiren Çakmak, zamanla evini antika eşyalarla doldurdu. Ancak eşi, evdeki bu eşyalara pek de sıcak bakmamıştı. Çakmak, “Eşim, ‘Evi çöp doldurdun’ diyordu ama bunlar benim için çok değerli. Her birinin bir hikayesi var, bir geçmişi var. Onlardan asla vazgeçemem” şeklinde duygusal bir açıklama yaptı.
TARİHLE BAĞ KURMAK
Birikimlerini değerlendirerek 15 metrekarelik bir dükkan açan Çakmak, burada 2 binden fazla antika parça sergiliyor. Antikacılıkla geçimini sağlayan Çakmak, işine olan tutkusunu ise şu şekilde ifade etti: “Yeni eşyaların hızla tükenmesi, eski eşyaların değerini artırıyor. Eski şeylerin tarih kokan bir ruhu var, o yüzden çok kıymetli olduklarını düşünüyorum.”
Çakmak’ın dükkanına gelen müşteriler de eski eşyaların neden bu kadar değerli olduğunu anlattılar. Semra Sarıgül, eski eşyalara olan ilgisini, “Yeni ürünler o kadar hızlı tüketiliyor ki, eski şeylerin daha değerli olduğunu düşünüyorum. Onların bir geçmişi ve ruhu var” diyerek açıkladı. Tahsin Akbukut ise, antikaların geçmişle bağ kurmamıza yardımcı olduğuna dikkat çekti: “Eskiler, insanların geçmişte yaşadığı tüm anıları canlandırmaya vesile oluyor. Bu yüzden tercih ediliyor.”
Kevser Yıldız ise eski eşyalara duyduğu hayranlığı, “Eski eşyalara hayranım. Ne kadar eski eşyamız varsa kaybettik, şimdi onları arıyoruz. Onlar geçmişimizin bir parçası” şeklinde dile getirdi.
Yorumlar 1
Kalan Karakter: