ABD ile İsrail'in saldırıları ve İran'ın dünya petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasıyla birlikte küresel ekonomiyi baskı altın alan savaş, birinci ayını geride bıraktı. Petrol türevlerinin inşaat malzemelerinde yoğun şekilde kullanılması nedeniyle maliyetlerde yüzde 20 ila 25 arasında artış yaşandığına dikkat çekiliyor. Özellikle dış cephe mantolama gibi alanlarda artış doğrudan hissediliyor.
Artan maliyetlerin nakliye fiyatlarını da yukarı çekiyor. Enflasyon üzerinde de baskı oluşturabileceğini vurgulayan Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, bu sürecin küresel gelişmelerle birlikte Türkiye ekonomisini de zorlayabileceğini belirtti.
Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "2025 yılına bakıldığında gayrimenkul sektörünün yaklaşık 1 milyon 690 bin satışla tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Bu hareketliliğin 2026 yılında da devam etmesinin bekleniyor. 2025 yılında daha çok ihtiyaç odaklı alımların gerçekleşirken, yatırım amaçlı alımların ise sınırlı kaldı. 2026 yılında ise vatandaşların büyük metrekareli konutlardan ziyade daha küçük ve kullanışlı 1+1 ve 2+1 dairelere yöneldi. İnşaat maliyetlerinin oda başına 1,5 ila 2 milyon lira seviyesine ulaşması ve alım gücündeki değişim bu tercihte etkili oldu." dedi.
YÜKSEK AİDATLAR NEDENİYLE İNSANLAR MÜSTAKİLE YÖNLENİYOR
Yüksek site aidatlarının vatandaşların tercihini etkilediği belirtilen Aydemir, "5 bin liradan başlayıp 30 bin liraya kadar çıkan aidat bedelleri nedeniyle vatandaşlar daha sakin, doğayla iç içe ve şehir merkezine 30-40 dakika uzaklıktaki bölgelere yöneldi. Bu eğilimin önümüzdeki 5 yıl içerisinde daha da artması bekleniyor." diye konuştu.
NE ZAMAN EV ALINMALI?
Sektör temsilcileri, 2026 yılının 2025'e göre daha hareketli geçebileceği tahmin ediliyor. Yeni konut üretiminin yetersiz kalmasının fiyatları yukarı yönlü etkileyebileceği dikkat çekti. Özkan Aydemir, "Bu sebeple gayrimenkul ihtiyacı olan vatandaşların önümüzdeki 3-4 aylık süreci iyi değerlendirmesi gerekiyor. Mevcut piyasa şartlarında pazarlık imkanlarının daha yüksek, ancak hareketliliğin başlamasıyla birlikte fiyatlar artabilir." dedi.
Emlak sektöründe elektronik ilan doğrulama sisteminin devreye alınmasıyla birlikte fiyat manipülasyonlarının önüne geçilmesi hedeflendiğini belirten Aydemir, fiyat artışlarında usulsüzlük tespit edilmesi durumunda vatandaşların şikayet mekanizmalarını kullanmaları gerektiğini belirtti.
"BAZI YATIRIMCILAR GAYRİMENKULLERİNİ SATTI"
Konut kredi faiz oranlarının yüzde 2,30 - 2,40 seviyelerine kadar gerilediğini ifade eden Aydemir, "Faizlerin düşmesi durumunda konut fiyatlarının tekrar yükselme eğilimi gösterebileceği ifade ediliyor. Bu noktada Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların denetimlerini artırması dikkat çekti. Geçmiş dönemde uygulanan yüzde 25 kira artış sınırının da piyasada farklı etkiler oluşturdu. Bu uygulamanın bazı yatırımcıların gayrimenkullerini elden çıkarmasına sebep olduğu ifade edildi." dedi.
KİRACI ORANI ARTTI
Türkiye'de kiracı oranının yüzde 50 seviyelerine yaklaştığına dikkat çeken Aydemir, yatırımcıların yeniden gayrimenkule yönlendirilmesi gerektiğini belirtti. Aydemir, "Artan arzın kira fiyatlarını dengeleyebileceği, aksi halde kira enflasyonunun yükselmeye devam edecek. Geçmişte 2-3 bin lira seviyesinde olan kira fiyatlarının günümüzde 25 bin lira seviyelerine ulaştı. Bu durum, asgari ücretle geçinen vatandaşlar için ciddi bir yük oluşturdu. Konut arzının artırılması ve yatırımcının desteklenmesiyle piyasanın dengelenebilir." dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: