Başkan Yılmaz, “Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ülke yönetiminde itilaf sahaları her zaman vardı. İktidar ve muhalefet partileri arasında bu keskin, hamaset, hakaret dolu bir anlayışla, bu şekilde derinleşmemişti. İktidar partisinin uzun zamandır parlamenter sistemde ülkeyi yönetip, bu dönemdeki başarısızlıklarının sonucunun iktidarı kaybetme korkusuyla referandumla beraber partili Cumhurbaşkanlığı sistemine geçmesiyle iktidarının devamını sağlamış oldu. Bu sistem uygulaması partilerin ittifakla beraber seçimlere girmesi sonucunu doğurdu. Bu ittifaklar ve partili Cumhurbaşkanlığı sistemi iktidarın vaatleri doğrultusunda ülkenin gelecekte ekonomisinin güçlenmesi, yasamanın denetleme mekanizmasının yürütme üstünde artması, yargı bağımsızlığının artması gibi söylemlerle halkın gözünde cazip hale gelecek şekilde propaganda yapılarak, pekiştirilerek sistemin işleyişinin ve devamlılığının sağlanmasına yönelik politika anlayışı uygulansa da muhalefetle arasında sıkıntılara yol açmıştır. Cumhuriyet dönemindeki itilaf sahaları çok uzun sürdü. Barışmayı bir türlü sağlayamadık. Bu iktidar döneminde bütün itilaf sahalarımız yeniden derinleşti. Böyle bir derinleşmeyi bu daha da arttıracaktır. Milletleşme, millilik çabalarımıza balta vuracaktır. Bu itilaf sahaları, tarih boyunca din ve laiklik gerilimi, mezhep ve etnik kimlik meseleleridir. Hukukun siyasi idarenin üstünde alınmamasıdır. Bu itilaf sahaları iktidarın son dönemlerinde liyakat anlayışı ve adam kayırma anlayışı da etkin olmasıyla daha da keskinleşmiştir. Ülke yönetimi bu olumsuzluklardan dolayı zafiyete uğramakta sosyal adalet, liyakat, hukukun üstünlüğü gibi kavramlar iktidar tarafından benimsenmemektedir. Bu olumsuzluklar ülkenin dışarıdaki güvenilirliğini yitirmekte, hukukun üstünlüğü kavramının uygulamadaki zafiyetleri sonucu üretime dayalı ekonomi politikalarımızın işleyişi sorgulanmakta, dış yatırmanın başka ülkelere kaymasıyla ekonomimiz toparlanamamaktadır. Dış kaynaklı ekonomimizi işletemediğimizden ülkemiz dışa bağlı olan tarım ve hayvancılık politikalarıyla beraber, dış borç hızla artmakta, hastane, köprü, karayolu gibi yatırımlar ve devlet garantili ihale edilmekte, bu borç yükü vatandaşa vergi olarak yansıtılmaktadır. Bu hatalar ekonomimizin kırılgan yapıya sahip olmasının temel nedenleridir. Dış politikadaki hatalar, ekonomini iyi yönetilememesi muhalefet tarafında gündeme getirildiğinde, iktidar tarafından millilik sorgusuyla ve eleştirisiyle muhatap kılınmaktadır. Zaten ittifaklarla kutuplaşan siyaset, iktidarın eleştiri hazımsızlığından milli olmamakla suçlanmakta, partiler ve liderleri iftiralarla muhatap kılınmaktadır” dedi.
Kutuplaşma artıyor
İYİ Parti Bafra İlçe Başkanı Aydoğan Yılmaz, “Günümüz siyasetinde itilaflar derinleşmektedir ve kutuplaşmayı arttırmaktadır” dedi
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: