Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin Samsun İl Kongresine katıldı. Mustafa Destici, Büyük Birlik Partisi Samsun İl Kongresinde ülke gündemine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Büyük Birlik Partisi Samsun İl Kongresinde mahkumlara af düzenlemesi içeren 11. Yargı Paketi başta olmak üzere, Terörsüz Türkiye süreci, İmralı, hayat pahalılığı, emekli ve memur maaşları ile asgari ücret zammı konularında açıklamalarda bulunan Genel Başkan Mustafa Destici, 11. Yargı paketinde yer alan Covid düzenlemesini eleştirerek, "Covid düzenlemesi kapsamına uyuşturucu suçluları dahil edilmemelidir, tecavüzcüler, tacizciler dahil edilmemelidir, seri katiller dahil edilmemelidir, terör suçluları dahil edilmemelidir, katolog suçları dahil edilmemelidir. Toplumda şöyle bir kanaat var. Taşları bağlamışlar köpekleri salmışlar. burada köpekler kim, işte bu kadınlarımıza tecavüz edip öldürenler, kim bunlar gencecik çocukları sokakta öldüren çete mensupları, kim bunlar teröristler seri katiller. taşlar kim, taşlarda eli kolu bağlı olan kanunların dışına çıkamayan yargıçlarımız, idarecilerimiz, yöneticilerimiz. kanunlarımızı o yüzden köpekleri engelleyecek şekilde çıkartmamız lazım. Hapisaneler doldu, 400 bin üzerinde mahkum var biraz rahatlatmamız lazım. bu mantıkla olmaz. bir kul hakkı varsa yani kişilerin, kişilere karşı işlediği suçlarda asla devlet af yetkisi kullanmamalıdır buna terörist başı Öcalan ve teröristlerde dahildir" dedi.

En düşük emekli maaşının en düşük memur maaşı seviyesine getirilmesi gerektiğini ve emekli maaşının en az 30 bin lira olması gerektiğini konuşmasında söyleyen Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, asgari ücretinde en az yüzde 20 seviyesinde arttırılması gerektiğini kaydetti.

Büyük Birlik Partisi Samsun İl Kongresinde Terörsüz Türkiye süreci ve İmralı meselesi ile ilgili de konuşan Genel Başkan Mustafa Destici, terörle müzakereyi değil mücadeleyi savunduklarını kaydetti. Destici, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin Samsun'da yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:
"Binlerce şehit on binlerce vatandaş kaybettik. Gencecik öğretmenlerimizi katlettiler, suçsuz masum. Babaları, çoçukları gözü önünde, çocukları babalarının gözü önünde katlettiler. BBP olarak kurulduğumuz günden beri, her konuda olduğu gibi bu konudada ilkesel bir duruş benimsedik. Bu 40 yıllık mücadele içinde şunu gördük, terör ve terörist ile ancak müzakere edilerek değil, mücadele edilerek başa çıkılır. Çözüm süreçlerini yaşadık ve bunların sonuçları Türk milletine ağır faturalar olarak döndü. Ne zaman terörü yendik 2015'ten itibaren öyle bir mücadele edildiki, terörist kalmadı. Teröristi müzakere ile değil, mücadele ile yendik. Türkiye zaten terörsüzdür. Terörist nerede Irak'ta, Irak'ın kuzeyinde. Bize göre en tehlikeli olanı siyasi bölücülüktür. Kürt sorunu var diyorlar. Ülkemizde bir kürt sorunu yoktur, bir terör sorunu vardır. Çünkü kürtler bizim dostumuzdur, teröristler düşmanımızdır. Biz doğru bulmasakta, mecliste bir komisyon çalışmalarını sürdürüyor. Biz yine doğru bulmadık terörist başı ile görüşmeye gidildi. DEM'in Grup Başkanvekili ne diyor bu görüşme ile ilgili. Hukuki tanıma, PKK ve uzantılarını hukuki olarak tanıyacaksınız diyor. Devlet ile siyasal mutabakat diyor. Şu hadsizliğe bak. Demokratik dönüşüm diyor. Türkiye zaten demokrasi ile yönetilen bir hukuk devletidir. Ama kastedilen ne? Bunun Türkçesi şudur. Türk kimliğinin yanına yeni bir kimlik eklemek istiyoruz. Güzel Türkçemizin yanına bir dil daha eklenmelidir diyor. Bölgeyi tanıyacaksınız diyor. Bölgedeki petrol gelirleri ne olacak diyor. İş buraya kadar inmiş. Açıkca şunu istiyorlar. Devlete ortak olmak istiyorlar açık ve net. Aç tavuk rüyasında kendisini darı ambarında görürmüş. Şimdi bunlar bir rüya görüyor. Ama bu millet bu rüyaları kabusa çevirecek güçtedir. Ne denildi PKK pazarlıksız şartsız silah bırakacak. Bıraksın bundan hiç birimiz rahatsız olmayız. 25-30 silah kazanda yakıldı, 25-30 teröristte Türkiye'den gidiyormuş gibi fotoğraf paylaşıldı. Kandil duruyor, Sincar'daki kamplar duruyor hiç bir geri adım atılmış değil. Onun için ya şartsız müzakerisiz silahı bırakırlar yada devlet milletle birlikte gereğini yapar, terör ve töröristin kökünü söker atar. YPG silah bıracak mı, gerekli şartlar oluşursa bırakır deniliyor. Hani şart yoktu. Biz el sıkışılmasını pazarlık yapılmasını hiç bir şeyi kabul etmiyoruz. Bunlar ABD, İsrail'in emrindeler. Bunların boynuna takmışlar tasmayı nereye çekerlerse oraya gidiyor. Eğer gerçekten terörle mücadeleden bahsediliyor, DEM samimi ise önce şu ilçe binalarına ay yıldızlı bayrağı bir assın. Türk devletinin sembolü olan bağımsızlığının timsali olan al bayrağı eline alamayan, ilçe binasına asamayan ile biz nasıl kardeş olacağız, iç cepheyi nasıl güçlendireceğiz. İstiklal Marşı okunurken ayağa kalkmıyorlar. Bunlar yokmuş gibi davranmamızı istiyorlar."
Yorumlar 1
Kalan Karakter: