Milli mücadele kenti Samsun’da Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Kurtuluş Yolu İzleği’ proje çalışması, tüm hızıyla sürüyor
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün milli mücadeledeki ilk yolculuğu olan Samsun-Amasya arasındaki tarihi güzergâhı gün ışığına çıkaran Samsun Büyükşehir Belediyesi, 98 kilometrelik yol üzerindeki sosyal hayatı yeniden yaşatacak. Tarihi arşivlerden istifade ederek belge ve bilgileri tek tek tarayan Kurtuluş Yolu İzleği Proje Ekibi, bununla da yetinmeyerek güzergâhta yer alan köylerde yaşayan insanlarla görüşüp bilgi topluyor. Ayrıca daha önce bu yolu kullanmış insanlar bulunup anılarından ve hafızalarından yararlanılmaya özen gösteriliyor. Çok sayıda akademisyenin bulunduğu proje ekibi, Samsun-Çakallı-Kavak-Havza-Amasya güzergâhında 15 yıl uzun yol otobüs şoförlüğü yapan 90 yaşındaki Hacı Mustafa Çinar’ı konuk etti. Yolcularını taşıdığı Kurtuluş Yolu’na 52 yıl sonra tekrar gelen Mustafa kaptan, proje ekibini 66 yıl öncesine geri götürerek, gördüklerini, yaşadıklarını ve anılarını anlattı.

‘HEY GİDİ GÜNLER
’
Çeşitli firmalarda kaptanlık yaptığı 1951-1966 yılları arasında tarihi yolu kullandığını anlatan emekli şoför Mustafa Çinar, hem yolcuların hem de kendisinin çok sıkıntılı ve çileli yolculuk yaptıklarını söyledi. Samsun’dan Kavak’a 3 saatte gelebildiğini anlatan Çinar, 'Bu yol eskiden topraktı. İki araç geçemeyecek kadar da dardı. Rampalar, sert virajlar ve çukurlar sebebiyle yolculuk etmek çok zordu. Araba sürekli makas kırar, lastikler yarılır, hararet yapardı. Balatalar, frenleri çok kullandığımız için kızıp eridiğinde biz değiştirirdik. Motor arıza yaptığında eğer başka otobüs varsa ona, yoksa öküzlere, mandalara çektirirdik. Yolcular perişanlığımı anlamasın diye motor kapağını açardım, kendi kendime hem ağlar hem de vakit geçirirdim. Uykum geldiği zaman muavine lastikleri söktürür, söküp takana kadar uyurdum. Dağlardan, uçurumlardan, sert virajlardan kurtulup sağ salim Saathane Meydanı’na vardığımızda insanlar bize sarılırlardı. Hey gidi günler ’ bilgisini verdi.
İLK MOLA YERİ ÇAKALLI KÖPRÜSÜ’YDÜ
Kurtuluş Yolu’nu kullanan tüm taşıt ve yaylı arabaların Çakallı Han’ın aşağısındaki köprünün bitiminde mola verdiğini söyleyen emekli kaptan Çinar, 'Ben de otobüsün kızan frenlerini burada soğutur, yağına suyuna bakardım. Dışarda küçük kete ekmeği pişiren taş fırınlar ve leblebi satanlar vardı. Yolcular ekmek alıp karnını doyururdu. Maddi durumu olanlar koyun etinden tandır kebap, kuyu kebap, ızgara yaptırıp yerdi. Ayran, su, şerbet içerlerdi. Bir de iki katlı bir evin giriş katında insanların çay içip dinlendikleri küçük bir yer vardı. Ahşaptan masa, küçük iskemleler ve kanepelerde sohbetler olurdu. Geceleri gaz lamları altında insanlar dertleşirdi. Bunların hiç birisi işletme değildi. Bu güzergâhı kullanan herkes burada mutlaka durduğu için ev sakinleri yolculara hizmet ederlerdi. Ağalar, paytonlarla, at araları veya kağnılarla yolculuk yapar, evlerin üst katlarında dinlenip kalırlardı’ dedi.

İNSANLAR BİRBİRLERİNE SAHİP ÇIKARLARDI
'Eskiden yol güzergâhında köyler vardı. İnsanlar ahşap evlerde oturur, birbirlerine sahip çıkardı. Ama şimdilerde kimse kalmamış’ diyen Mustafa Çinar, 'Yolları bize gösteren çakmak taşları vardı. Amerikan radarları, karayolları bakım şantiyesinde çalışanlar kış aylarında tetikte beklerdi. Asıl mesele Kavak’ın içinden geçmekti. Yol çok dardı. İki araç birbirini geçemezdi. Dereden geçerdik. Sel olduğu zamanlarda ise mahsur kalıp ilçe merkezinde beklerdik. Diğer mola yerimiz ise Üçhanlardı. Yeni yol yapılana kadar karayolu buradan geçerdi. Asıl merkez burasıydı. Ben de sarsıntıdan dolayı midesi bulanan yolcularımı burada dinlendirirdim. Çok zor ve sıkıntılı günlerdi. Allah bir daha o günleri yaşatmasın’ şeklinde konuştu.
Zelfi VURAL
Yorumlar
Kalan Karakter: