Samsun haber- Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammet Bahadır, sağanak yağışlarla gelen suyun boşa gitmemesi için değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bahadır, düzensiz yağışlar sonrasında doğal çevreyi bozmadan suyu depolayacak yöntemler geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
DÜZENSİZ YAĞIŞLAR VE KURAKLIK
Bahadır, son yıllarda beklenen yağışların gerçekleşmemesi nedeniyle dönemsel kuraklıkların yaşandığını belirtti. Karadeniz bölgesindeki düzenli yağışların bile düzensizleştiğine işaret ederek, şunları söyledi: "Karadeniz kıyı kuşağı her mevsim yağış almasıyla önem kazanır. Ancak bu yıl Karadeniz illerimizde bile yaz yağışlarının düştüğünü görüyoruz. Bir gün içinde 2 saatlik yoğun yağışlar taşkın ve sellere yol açıyor."
SUYUN DEPOLANMASI GEREKİYOR
Bahadır, sağanak yağışlarla gelen suyun hızlıca denize ulaşmasına odaklanmak yerine, bu suyun depolanabileceği sistemler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. "Bu suyu denize nasıl ulaştırırız diye düşünmekten vazgeçip, 'Suyu nasıl depolarız?' sorusunu yanıtlamalıyız" diyen Bahadır, bu şekilde yaz aylarında su sıkıntısı yaşanmadan bu suların kullanılabileceğini belirtti.
KÜRESEL ISINMA VE SU YÖNETİMİ
Küresel ısınmanın etkilerinin Türkiye'de de hissedildiğini belirten Bahadır, yaz aylarında sıcaklıkların ve buharlaşmanın artmasıyla birlikte su kaynaklarının azalmasının ciddi bir sorun olduğuna dikkat çekti. Yaz kuraklığının baş göstermesiyle birlikte, suyun en çok kullanıldığı yaz döneminde suyun öneminin daha da artacağını ifade eden Bahadır, temiz su kaynaklarının giderek azalacağını ve bu durumun daha fazla tedbir alınmasını gerektirdiğini belirterek, şu önerilerde bulundu: "Temiz suyu doğal ortamı bozmadan küçük barajlarda ve şehir altı depolarda biriktirebiliriz. Ayrıca bina altı depolar ve yeşil alanların altına su rezervuarları yaparak alternatif su kaynakları yaratabiliriz."
SUYUN GERİ DÖNÜŞÜMÜ
Tarımda kuraklığa dayanıklı bitkilerin seçilmesi gerektiğini belirten Bahadır, tarımda damlama ve fıskiye sulama gibi modern yöntemlere geçişin önemine dikkat çekti. İzinsiz açılan sondaj kuyularının kontrol altına alınması gerektiğini vurgulayan Bahadır, kullanılan suyun arıtılıp farklı alanlarda tekrar kullanılabileceğini ifade etti.
SU İSRAFINA KARŞI UYARI
Bahadır, Türkiye'de kişi başına düşen su miktarının 2024 yılı itibariyle 1300 metreküp olduğunu, bu değerin Orta Doğu'nun kurak ülkeleriyle kıyaslandığında dahi oldukça düşük olduğunu belirterek, "Her damla su çok kıymetli. Kendimizi su zengini sanmaktan vazgeçmeliyiz" diyerek suyun dikkatli kullanılması konusunda toplumu bilinçlendirmeye çağırdı.
Yorumlar
Kalan Karakter: