Ramazan'ın coşkusu şehrin dört bir yanında hissediliyor. İftarlarda buluşuluyor, teravih namazlarına gidiliyor, birlik ve beraberlik içerisinde Ramazan ayı geçiriliyor. Sabır zamanı dediğimiz bu günlerde davetlere, camilere gidilirken de trafik çileden çıkanlarla dolup taşıyor. Trafik kurallarına uymayan insanların sebep olduğu sinir harbine açlık ve susuzluk da eklenince gerginlik artıyor. Kördüğüm olan şeritlerde ilerlemeye ve eve ulaşmaya tahammül gerekiyor. Toplu taşıma araçlarıyla yolcuk etmek de çileye dönüşebiliyor. Ramazan'da özellikle iftar vakti yaklaştıkça araç sürücüleri arasındaki tartışmalar da artıyor.
RAMAZAN'IN HOŞGÖRÜ AYI OLDUĞU UNUTULMAMALI
Aileleriyle iftar yapma telaşına düşen sürücülerin zaman zaman istenmeyen olaylara sebebiyet verdiğini belirten Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Samsun Şube Başkanı Ahmet Dursun Kavuran, "Her şeyden önce araç sürücüleri birbirlerine saygılı ve anlayışlı olmalı, Ramazan hoşgörü ayıdır. İftara yetişmek için acele edip, kendinizi ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürmeyin" diyerek sürücülere uyarılarda bulundu.
AKŞAM SAATLERİNDE KAZA RİSKİ ARTIYOR
İftar saatinde evlerine veya davet edildikleri yerlere yetişmeye çalışan sürücüler dikkatsizliklerinin kurbanı oluyor diyen Kavuran, Emniyet verilerine göre oruçlu olan sürücülerin iftar vaktine yakın saatlerde daha sık kazaya karıştıklarına dikkat çekti. Kavuran, "Akşam saatlerinde risk çok fazla. Sürücülerde iftar saatine doğru, kan şekerinin düşmesinden de kaynaklanan aceleci ve sabırsız davranışlar gözleniyor. Bu da kaza olasılığını artırıyor. Onun için ilk yapılacak şey, kesinlikle hızlı gitmemek. Hızlı gitmeyen insan hem düşünme zamanını kullanabilir, hem ani olay esnasında tepki zamanını kullanabilir. Sürücülerimiz Ramazan'ın uzun günleri dolayısıyla araç kullanma mecburiyetinde olmadıkça araç da kullanmasınlar" diye konuştu.
İFTAR YAKLAŞTIKÇA UYKU HALİ OLUŞUYOR
Özellikle iftar vaktine doğru açlığın insanlar üzerinde yoğun bir yorgunluk etkisi oluşturduğunu belirten Kavuran, "Orucu sabah insan hissetmiyor ama iftar yaklaştıkça uyuşukluk ve uyku hali artıyor, bu anlarda kişilerin direksiyon başına geçmemesi lazım. İnsanın karnı tam açken veya tamamen doyduktan sonra direksiyon başına geçmesi başlı başına bir risktir" dedi. Kavuran, araç kullanırken insanın ağırlıklı olarak ellerini kullandığını ifade ederek, diğer uzuvlarını hareket ettiremediği için kişilerin üzerine ağırlık çöktüğüne dikkat çekti. Kavuran son olarak, telafisi mümkün olmayan hasarlara maruz kalmamak için trafik kurallarına uyulmasının ve yavaş hareket edilmesinin önemli olduğunu sözlerine ekledi.
Zelfi VURAL
Yorumlar
Kalan Karakter: