Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile Ensar Vakfı arasında yapılan protokol kapsamında okullara gönderilen resmi yazıda ortaokul ve liseleri kapsayan bir faaliyetle karşılaştıklarını aktaran Topaloğlu, “Her ne kadar gönüllü, seçmeli gibi kavramlar kullanılsa da biz bu kavramların fiili olarak zorunlu olduğunu, seçilmiş’’ idareciler maharetiyle öğretmen ve öğrencilerimize uygulanan basıncın farkındayız. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün adı geçen tartışmalı vakfın düzenlediği bilgi yarışmasına katılım konusunda okullara yazı yazması okul müdürlüklerini teşvik etmesi ise durumun ne kadar düşündürücü ve endişe verici olduğunu göstermektedir” dedi.
İZİN VERMEYECEĞİZ
“Eğitim ve bilim emekçileri sendikası olarak; dini vakıf adı altında kurulmuş bu çıkar gruplarının MEB ile yaptığı protokollere karşı açtığımız davaları kazandık” diyen Topaloğlu, “Danıştay eğitimin kamusal bir görev ve sorumluluk olduğuna, uzmanlar eliyle yapılmasına ve hiçbir kuruma devredilemeyeceğine hükmetti. Ancak eğitim yöneticileri yargı kararlarını tanımadan, karardan 6 ay sonra tekrar aynı vakıf görünümlü çıkar gruplarıyla protokoller imzaladı. En başta söylemek isteriz ki; bu ülkenin orta yerinde, yoksul köy çocuklarının yok sayılan kamusal eğitim hakkı sonucu, vakıfların kucağına itilmiş, bilinen 45 çocuğun yıllarca, sistematik bir şekilde tecavüze ve istismara maruz kaldığı bir vakfın adını unutmayacağız, affetmeyeceğiz aklanmasına, meşrulaştırılmasına izin vermeyeceğiz. Bu halkın vicdanın çürümesine bir öğretmen ve onurlu yurttaşlar olarak izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
BUNLARA KİMSENİN İHTİYACI YOK
Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı Arzu Topaloğlu açıklamasını şöyle sonlandırdı: “Yargı kararlarına rağmen, mecliste iktidarın oylarıyla aklanmış ancak toplum vicdanında mahkum olmuş, her türlü kirli ilişkiye bulaşmış bu dinci gerici vakıflarla yapılan protokollere ne öğrencilerimizin, ne öğretmenlerimizin, ne toplumun ne de bu ülkenin aydınlık geleceğinin ihtiyacı vardır. Bu protokoller bir an önce iptal edilmeli yargı kararları uygulanmalıdır. Bu nedenle; Merkez Yürütme Kurulumuzun aldığı kararla, dernek ve vakıflarla yapılan protokollerde görev almayacağımızı, sorumluluk kabul etmeyeceğimizi değerli velilerimize ve kamuoyu ile paylaşıyoruz. Bu ülkenin aydınlık geleceği için laik, bilimsel, kamusal eğitim hakkı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Unutulmamalıdır ki mücadelemiz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakma mücadelesidir.”
HABER MERKEZİ
Yorumlar
Kalan Karakter: