Dünyaca ünlü Alman besteci J.S. Bach’ın kültür tarihine çok büyük bir eleştiri olarak kabul edilebilecek bu eseri yüzyıllar boyunca süregelen ve değişmeyen kadın erkek ilişkileri üzerine yoğunlaşıyor. Eserin bestelendiği tarihten günümüze aradan geçen üç asır üzerine düşündüğümüzde, kadınların varlıklarının hem toplumsal bir varlık hem de ruhsal bir yapı olarak işgal edilmeye kalkılması ve erkeklerin kadınlar üzerinde hak gördüğü bu tahakküm ancak aklıselim olamayan bir zihnin ürünü olabilir. Dolayısıyla bugün gelinen noktada coğrafi konum gereği psikiyatri kliniği üzerinden ele alınan eser kadınların kahve içebilme özgürlüklerini bile bir sözleşme ve evlilik üzerinden elde edebildiği zamanları çarpıcı ve metaforik bir yönden ele alıyor. Eserin rejisörü Cenk Bıyık; tahakkümün bir ilişki yapısı olamayacağı ve bu stresli ortamın ancak bir kayıp yaratacağına dikkat çekerek bir kadının eşi üzerinden tanımlanmasının sürekli tekrar eden ve bitmeyen nafile bir çaba olacağını seyirciye anlatmak istediğini belirtiyor. Nuray KAYNAR
Yorumlar
Kalan Karakter: