Başkan Gürbüz, iki gündür bir grup baro başkanının bulundukları illerden Ankara’ya yürüyüşe geçmeleri ve bunun bazı basın yayın organlarında ‘80 Baro Başkanı Ankara’ya Yürüyor’ şeklinde haberleştirilmesi nedeniyle aşağıdaki açıklamayı yapma zorunluluğumuz doğmuştur. Bilindiği üzere bir süreden beri Avukatlık Yasası’nda yapılacak muhtemel değişiklikler tartışılmaktadır. Baro başkanlarının ve yöneticilerinin önemli bir bölümü de bireysel olarak ayrıca ilgili ve yetkili makamlara yasa değişikliği ile ilgili görüş ve önerilerini özellikle ‘çoklu baro’nun sakıncalarını çeşitli yollarla iletmişlerdir, iletmeye devam etmektedirler. Bu kapsamda Samsun Barosu da 15 Mayıs’tan bu tarafa ‘nasıl bir avukatlık yasası olmalı?’ ve ‘çoklu baro’nun sakıncaları’nı anlatan dosyalarını konuyla ilgili ve yetkili 50 civarında makam sahibine ulaştırmış, ayrıca Samsun Akparti, CHP, MHP ve İyiparti İl başkanlıkları ziyaret edilerek konuya ilişkin bilgilendirme ve değerlendirme yapılmıştır. Yine 15 Haziran günü Samsun Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Sayın Orhan Kırcalı’nın Samsun Barosu’nu ziyaretinde de en önemli gündem maddesi Avukatlık Yasası’nda yapılacak değişiklikler olmuştur. Samsun Barosu olarak mesleğimizin ve meslektaşlarımızın faydasına olacağını düşündüğümüz yasal düzenlemelere ilişkin düşünce ve önerilerimizi ilgili, yetkili makamlara iletmeye devam ediyoruz ve edeceğiz. Bizim kanaatimiz ve gözlemimiz diyalog ve müzakere kapılarının kapalı olmadığı yönündedir” diye konuştu.
‘DOĞRUL BULMADIĞIMIZ İÇİN DESTEK VERMEDİK’
Baro Başkanı Gürbüz, şöyle devam etti; “Bu bakımdan her ne kadar bir kısım baro başkanı mevkidaşımız, bulundukları illerden Ankara’ya yürüme eylemi başlatmışlarsa da, bu eylemin şekline ve eylemin zamanına barolar olarak mutabık kalınarak karar verilmiş değildir. Bize göre 1 Haziran bildirisinde dile getirilen ‘demokratik hak arama özgürlüğünün tüm gereklerini yerine getireceğimiz’e ilişkin beyanımızı gerektiren koşullar oluşmamıştır. Çünkü yukarıda arz edildiği üzere görüşmeler halen devam etmektedir. Ayrıca bir an için koşulların oluştuğunu varsaysak bile “demokratik hak arama özgürlüğünün tüm gerekleri” ile ilgili yöntem konusunda da barolar arasında bir değerlendirme ve istişare de yapılmamıştır. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle, hem koşulları oluşmadığı hem de koşulları oluşsa dahi hak arama yönteminin şeklini ve zamanlamasını doğru bulmadığımız için Ankara’ya yürüme eylemine katılmadık ve destek vermedik. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ilgili muhataplarımızla diyalog ve müzakere sürecini sağlıklı ve verimli bir biçimde yürütme ve mesleğimiz ile barolar için en faydalı sonuçları elde etme gayretinde olacağımızı kamuoyunun ve çok değerli meslektaşlarımızın bilgisine sunarım.”
HABER MERKEZİ
Yorumlar
Kalan Karakter: