Samsun haber- Samsun'da doğum yapan Büşra Atak isimli bir anne, yenidoğan çetesi olayının gündeme gelmesi sonrası yaptığı açıklamalarla gündem oldu. Büşra Atak isimli annenin Samsun ile ilgili iddia ve açıklamaları 2 milyonun üzerinde etkileşim aldı.
ANNENİN SAMSUN PAYLAŞIMI GÜNDEM OLDU
Paylaşımında Samsun'a görev için geldiklerini anlatan Büşra Atak isimli anne, 'Tam bir yıldır içimi kanatan olayları bende anlatayım gündem bu iken belki sesimiz duyulur başka canlar kurtulur' diyerek, Samsun'da görüştükleri doktorun 8 aylık hamile olduğu dönemde, normal doğuma uygunken kendisine sezaryen teklifinde bulunduğunu anlatarak şu iddiaları gündeme getirdi: "Samsun’a görev için yeni taşındık. 8 aylık gebeyim. Hiç bir doktoru tanımıyorum. İlk görüştüğüm doktor ben doğumlarda normal doğum tercih etmiyorum sezaryen istersen yaparım dedi. İlk şokumu yaşayarak çıkıp başka doktora gittim. Normal doğuma uygundum. Kliniği var ama doğum için Atasam hastanesinde buluşacaktık. Sancılarım çok arttığında hastaneye gittim. Her şey ilk gebeliğim gibi yolunda gidiyodu. Kalp atışları, bebek başı her şey çok güzeldi. Detaylı anlatmak istemiyorum fakat ebenin çok yanlış bi müdahalesiyle bayıldım. Kendime geldiğimde oksijen maskesi takılıydı, NST de 120 olan bebek kalp atışı 40 lara düşmüştü. Acilen doğuma aldılar. 26 derece olması gereken doğum salonu en fazla 18 dercee falandı aşırı derecede üşüdüğümü söylediğimde umurlarında bile olmadım. Meğer ben bayıldığımda bebek kordona dolanmış. O şekilde doğdu Sinâ. henüz yüzü bile gösterilmeden 19 mayıs üni hastanesine sevk ettiler. Tam 14 gün yoğunbakımda kaldı ama nasıl? Daha EEG sonucu kesinleşmeden sol kol atım gerekçesiyle iki ağır epilepsi ilacı başlamışlar. İlk 5 gün emme yutma refleksi var dedikleri yavruma nasıl olduysa 6. Gün yok demeye başladılar. Hani var diyodunuz dediğimde hayal mi görüyorsun asla yutamaz emziremeyeceksin dedi hemşire. Hayal görmüyorum psikolojim iyi durumda dedim. Psikolojiniz iyi gibi durmuyor aşı reddi verdiğinize göre diyerek kahkaha attı. Kucağıma asla vermediler. Lohusa halimle %95 engelli olacağını acımasızca anlattılar. Ziyaret saatlerinde ilk günlerde çok sağlıklı gördüğüm bebeğim iyice kötüleşmeye tepkisizleşmeye uyanmamaya başladı. Ne olursa olsun imza atıp çıkarmayı istedik. İmzayla çıkaramayacaklarını böyle bi hakkımız olmadığını söylediler. 11. Gün kavgalarımız sonucu ikna oldular. anne bebek uyum odasında kalmaya başladık. Süt sağdığım bol bol verdiğim halde mama verirlerken yakaladım. Sütümü ısıtmaya üşenmişler. Taburcu ederken stajyer öğrencilere engelli denek gösterir gibi gösterdiler yavrumu.. ağızdan mideye OG (sonda) atıp beslemeyi öğrettiler sakın emzirme yutturma boğulur öldürürsün dediler. Dinlemedim eve gelip emzirmeye yutturmaya çalıştım. Yutma refleksi vardı. Boş yere sondayla yaşatacaklardı bilinçli olmasaydım. Sonra tek tek verdikleri ilaçları kestim. İlaç kullanırken ağır nöbetler geçiren bebeğim şuan ilaçsız nöbet geçirmiyor.. daha diyeceğim çok şey var ama bu satırlar yetmez yüreğimin yangınını söndürmeye. Sırf aşı yaptırmadık diye oldu tüm bunlar zannediyorum. Diş bilediler. 3 profesör eşime şahsi odalarında baskı yaptılar. Profesörden temizlik görevlisine kadar herkes bize köpekmişiz gibi muamele yaptı. Asla unutmayacağım şeylet yaşadım. Ama duyun ey vicdansızlar. Çok güçlü bi evladım var. Modern tıbbın kölesi değiliz. Siz sağlık tüccarlarının müşterisi değiliz. Yavrumu canımı dişime takarak büyütüyor ve Allah’ın izniyle iyileştiriyorum. 15 gün verilen ilaçlarla çok ciddi hasarlar almış durumda."


Yorumlar 1
Kalan Karakter: