Samsun'da bulunan sivil toplum kuruluşları, Gazze'de yaşanan soykırım ve Gazze'ye doğru yola çıkmaya hazırlanan Sumud Filosu hakkında çeşitli açıklamalarda bulunmak üzere basın mensuplarıyla bir araya geldi.
"ULUSLARARASI HUKUK ASKIYA ALINMIŞTIR"
Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon'da gerçekleştirilen etkinliğe katılım sağlayan sivil toplum kuruluşları adına konuşan Memur-Sen Samsun İl Başkanı Hamdi Yıldız, Gazze'de yaşanan insani felaketin kriz boyutundan çıkarak sistematik bir yok ediş ve soykırım olduğuna dikkat çekerek, "Aylar boyunca süren abluka, kapalı sınırlar, engellenen yardımlar, hedef alınan sağlık altyapısı ve sivillere yönelik ağır ihlaller, Filistin halkının yaşam hakkını bilinçli ve planlı biçimde ortadan kaldırmaktadır. Uluslararası hukuk askıya alınmış, temel insani normlar işlevsiz hâle getirilmiştir." dedi.
"FİLİSTİN HALKI YAPISAL BİR ŞİDDET REJİMİNE MARUZ KALMAKTADIR"
Yıldız, bu açıklamanın yalnızca bugünün gündemine ait olmadığını vurgulayarak, "Gazze'de Filistin halkına karşı sürmekte olan İsrail soykırımı; 78 yıldır devam eden Nakba'dan, 78 yıldır adım adım inşa edilen yok etme siyasetinden, apartheid, mülksüzleştirme ve temel hakların inkârı üzerine kurulu sömürgeci düzenden bağımsız ele alınamaz. Filistin'den bakıldığında uluslararası sistem, 1948'den bu yana başarısız olmuştur ve bugün de bu başarısızlık sürmektedir. Bu durum, yalnızca normların uygulanmamasıyla açıklanamaz. Filistinlilerin maruz kaldığı yerleşimci sömürge tahakkümü, süreklilik arz eden yapısal bir şiddet rejimidir. Gazze, bu rejimin ve ondan türeyen mekanizmaların artık tasfiye edilmesi gerektiğini tüm insanlığa açık biçimde göstermektedir." diye konuştu.
"ULUSLARARASI İNSANİ YARDIM MİSYONLARININ TAMAMI ENGELLENMİŞTİR"
Yıldız, ateşkes ilanının üzerinden 132 gün geçtiğini belirterek, "Sahada "sükûnet" olarak sunulan tablo, gerçekte ablukanın devamı yoluyla işletilen sistematik bir boğma rejimidir. İlk 100 günde ateşkes binden fazla kez ihlal edilmiş; 477 Filistinli hayatını kaybetmiştir. 7 Ekim'den bu yana 76.230 sivil, çocuk ve kadın öldürülmüş; 174.000 kişi yaralanmış; nüfusun neredeyse tamamı en az bir kez zorla yerinden edilmiştir. Suya erişim %98 biçiminde azalmış, uluslararası insani yardım misyonlarının neredeyse tamamı engellenmiştir. Bu koşullarda "ateşkes", Filistinliler için bir koruma değil; ölüm ve yıkımın idaresini zamana yayan bir örtüye dönüşmektedir. Çünkü abluka yalnızca bir güvenlik uygulaması değildir. Abluka; insan yapımı kıtlık, kalori kontrolü ve stratejik aç bırakmadır. Sömürgeci tahakküm rejiminin ve soykırım amaçlı yıkımın temel araçlarından biridir." sözlerini kaydetti.
"GAZZE'NİN MANDA HALİNE GETİRİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ"
Yıldız, karşı karşıya olunan bir diğer tehlilenin ise ablukayı siyasi ve idare bir "normal" gibi yeniden paketleyen planlar olduğunu ifade ederek, "BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 (2025) sayılı Kararı ile Trump Planı BM mührü alıp hukuki nitelik kazanmıştır. Gazze'ye tamı tamına bir yabancı vesayeti, bir sömürgeci vesayeti mahiyetinde bir yönetim layık görülmüştür. Gazze'ye fiilî bir yabancı vesayet dayatılmakta; Filistin halkı "idare edilecek bir nüfus"a indirgenmektedir. İnsani yardımın siyasî ve askerî koşullara bağlanması, yardımın tarafsız ve bağımsız niteliğini ortadan kaldıran bir kapı bekçiliği rejimi yaratmaktadır. Bu durum, işgalci gücün insani yardımı koşulsuz sağlama yükümlülüğüyle açıkça çelişmektedir. Tam da bu nedenle, Filistin halkına "izin verildiği kadar yaşama" dayatmasını bu yeni idare planları adı altında yürütülen sömürgeci güncellemeleri reddediyor, Gazze'nin manda hâline getirilmesini kabul etmiyoruz. Filistinliler için çözüm; lütufçu bir insancıllık çerçevesine hapsedilmiş kontrollü yardım mekanizmaları değildir. Çözüm; karada ve denizde özgürlük, yaşam hakkıyla birlikte siyasal öznellik ve kendi kaderini tayin hakkının fiilen kullanılabilmesidir." şeklinde konuştu.
"ADALETSİZLİĞE KARŞI SESSİZ KALMAMAK ADINA BİR ARAYA GELDİK"
Yıldız, Özgürlük ve Sumud Filosu'nun, küresel sivil direnişin somutlaşmış hali olduğunun altını çizerek, "Bu girişim, uluslararası mekanizmaların yetersiz kaldığı bir zeminde ortaya çıkmış; yalnızca insani yardım değil, ablukanın hukuka aykırılığına karşı küresel ölçekte yükselen barışçıl bir sivil itirazdır. 2010 yılında Mavi Marmara ile başlayan bu onurlu yürüyüş, denizlere ve vicdanlara pranga vurulamayacağını göstermiştir. Bizler, Özgürlük ve Sumud Filosu Türkiye Ekibi olarak, bu adaletsizliğe karşı sessiz kalmamak için bir araya geldik. Bu küresel halk hareketinin yalnızca destekçisi değil; sahada, denizde ve tarihin bu kritik anında tekrar sorumluluk alan fiilî bir parçasıyız." ifadelerini kullandı.
"100'DEN FAZLA GEMİ 12 NİSAN'DA YOLA ÇIKIYOR"
Yıldız, bu açıklamanın yalnızca bir temenni değil, açık bir irade beyanı olduğunu söyleyerek" Global Sumud Filosu'na Türkiye olarak katıldığımızı ve burada olduğumuzu ilan ediyor, Gazze'ye yönelik hukuka aykırı ablukayı kırmak; Filistin halkının yaşama hakkını, insan onurunu ve kendi kaderini tayin hakkını fiilen savunmak üzere, yeniden yola çıkışımızı duyuruyoruz. 150'i aşkın ülkeden binlerce katılımcının yer alacağı Global Sumud Filosu, 100'ü aşkın gemi ve tekneyle 12 Nisan tarihinde İspanya'dan Akdeniz'e açılacaktır." diye konuştu.
Sumud Filosu'nun yeni misyonuna dair temel bilgileri aktaran Yıldız şunları kaydetti:
"Bu sefer, tek bir kurumun değil, küresel sivil toplumun ortak iradesidir.
Herhangi bir siyasi ajandaya bağlı olmaksızın, yalnızca insani erişimi esas alan çok uluslu bir koalisyondur.
50'den fazla ülke delegasyonu, 150'den fazla ülkeden binlerce katılımcı ve yüzü aşkın gemiyle Barselona başta olmak üzere İtalya, Tunus ve diğer Akdeniz limanlarından hareket edilecektir."
Filo yalnızca yardım taşımayacak; sağlık çalışanlarını, eğitimcileri, altyapı ve eko-inşa ekiplerini, hukukçuları ve savaş suçu araştırmacılarını da Gazze'ye ulaştırmayı hedeflemektedir. Katılımcılar arasında 1.000'i aşkın doktor, hemşire ve sağlık çalışanının bulunması planlanmaktadır.
"BU SEFERBERLİĞİN BİR PARÇASI OLUN"
Yıldız, Sumud Filosu için bir bağış kampanyası başlatılacağını söyleyerek, "Bireysel bağışların tek bir havuzda toplanabilmesi adına, Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneği öncülüğünde Özgürlük ve Sumud Filosu Bağış Kampanyası başlatılacaktır. Kampanya detayları gün içerisinde, sosyal medya hesaplarımız üzerinden paylaşılacaktır. Bu filo bir merhamet gösterisi değil; Filistin halkının haysiyetini, özgürlüğünü ve eşitliğini savunan barışçıl bir sivil harekettir. Bu nedenle kamuoyuna çağrımız açıktır: Bu seferberliğin bir parçası olun. Limanlarda, meydanlarda, hukukta, insani yardımda ve kamusal vicdanda bu misyona sahip çıkın. Çünkü bugün atılmayan her adım, yarın daha ağır bir bedel olarak karşımıza çıkacaktır. Ablukanın sürdüğü, yardımın engellendiği ve hukukun askıya alındığı bir yerde, geri durmak tarafsızlık değil; fiilî bir kabuldür." dedi.
"GAZZE YALNIZ DEĞİLDİR"
Yıldız, "Gazze'nin onurlu halkını; direnenleri, yaralananları, sebat edenleri ve şehit düşenleri en derin saygıyla selamlıyoruz. Bilinmelidir ki bu selam bir veda değil, bir sözleşmedir: Gazze yalnız değildir ve bu filo, bu sözün denizdeki karşılığıdır." sözlerini kaydetti.
SAMSUN HALKINA DESTEK ÇAĞRISI
Yıldız, "Samsun'un bu filoda yer alabilmesi adına gerekli olan 100 bin dolarlık katılım bedelini, şehrimizdeki STK’ların kıymetli destekleriyle karşılayacağız. Ortak bir dayanışma ruhuyla hareket ederek Samsun’un bu platformda temsil edilmesini sağlayacağız." sözleriyle Samsun halkına destek çağrısında bulunarak basın açıklamasını sonlandırdı.
Basın toplantısına, İHH Samsun İl Başkanı Mustafa Yeşil, Asarlılar Derneği Başkanı Metin Çolak, UDEF Başkanı Hakan Karaduman, Yeşilay Samsun Şube Başkanı Emre Güneş, Hayrat Vakfı Başkanı Ramazan Köseoğlu, Memur-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Tevfik Demir, İHH Samsun Şube Başkan Yardımcısı Ahmet Avcı, Hak-İş Başkanı Ziya Uzun ve SAMİMDER temsilcisi Mehmet Kozal katılım sağladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: