Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Samsun'da Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi, ÖZDER Genel Başkanı ve Çözüm Eğitim Kurumları'nın sahibi Ahmet Akça'nın okulunun önünde açıklama yaptı. Öğretmenler açıklamada, taban maaş ve özlük hakları, güvencesiz çalışma gibi konularda mağduriyetlerini dile getirdi.

GÜVENCESİZ ÇALIŞMA ŞARTLARINA İSYAN
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Öğretmen Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler olarak 14 Haziran'da Ankara'da başladığımız direnişimizin 18. gününde, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi, ÖZDER Genel Başkanı ve Çözüm Eğitim Kurumları’nın sahibi Ahmet Akça'nın okulunun önünden sesleniyoruz. Bizler öğretmeniz. Ancak 3 yıldır taban maaş ve özlük haklarımız talebiyle yürüttüğümüz mücadelede sadece Milli Eğitim Bakanlığı ile muhatap olmadık. Çünkü eğitimdeki özelleşme bizleri güvencesizliğe iterken, öğretmenin hakkını savunan örgütlerinin, sendikamızın karşısına da muhatap olarak özel okul patronlarını çıkardı. Özel okul patronları sadece birer patron değil, kendi kurdukları dernekler aracılığıyla Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu'nda yer alarak eğitimin bugün geldiği noktanın ve özel sektörde öğretmenlerin yaşadığı sömürü düzeninin de sorumluları hâline geldiler. Ahmet Akça, ÖZDER Genel Başkanı olmasının yanı sıra; Çözüm Eğitim Kurumları’nın sahibidir. Aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu üyesi olarak eğitim politikalarının oluşturulduğu en önemli mekanizmalardan birinde görev yapmaktadır. Öğretmenin yaşadığı güvencesizlik, franchise sistemi üzerinden Çözüm Eğitim Kurumları’na ve ÖZDER'e bağlanan çok sayıdaki özel öğretim kurumunu beslemektedir. "Taban maaş gelirse beş bin kurum batar." söylemi tam da bu düzeni yaşatmak için kullanılmaktadır. Büyük şehirlerin semt aralarında ve taşrada öğretmen emeğini düşük ücret, baskı ve güvencesizlik koşulları altında sömüren bu düzen sona ermelidir. "Beş bin kurum batar." diyerek ticari hesaplarını eğitim alanında meşrulaştırmak isteyenler, aslında öğretmenlerin insanca yaşayabileceği koşullara karşı çıkmaktadır. Eğitim alanı serbest piyasacı, sektörcü yaklaşımlarla değil; kamusal sorumluluk ve öğretmen emeğine saygı anlayışıyla yönetilmelidir. Bugüne kadar öğretmenlerin taban maaş talebini ve güvenceli çalışma hakkını Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu'nun gündemine taşıyan somut bir irade göremedik. Öğretmenlerin talepleri yıllardır ertelenirken patronların taleplerinin öncelik hâline getirilmesini kabul etmiyoruz. Öğretmenler olarak Ahmet Akça'yı ve Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu'nun tüm üyelerini sorumluluk almaya çağırıyoruz. Taban maaş talebimizi somut çözüm önerisiyle Kurul gündemine taşıyın. 2014 yılında elimizden alınan taban maaş hakkının yeniden yasal güvence altına alınması için adım atın. 400 bin eğitim emekçisinin yaşamı ve geleceği hiçe sayılamaz. Öğretmenler yasa dışı şekilde 10 aylık sözleşmelerle çalıştırılamaz. Güvencesizlik, geleceksizlik ve asgari ücret koşullarında yaşam öğretmenlere dayatılamaz. Sözümüz nettir: 400 bin eğitim emekçisini ilgilendiren taban maaş düzenlemesi daha fazla ertelenemez. Çözüm bellidir; taban maaş hakkı yeniden yasal güvence altına alınmalı, güvencesiz çalışmaya son verilmelidir. Mesleğimizin onuruna yakışır çalışma koşulları için mücadele ediyor, öğretmenliği savunuyoruz. Mücadelemiz büyüyerek sürecek. Hak ettiğimiz taleplerimiz karşılanana kadar, öğretmenler için sömürü koşullarının konuşulduğu, kararlaştırıldığı, patronların kârı odaklı eğitim piyasasının belirlendiği tüm kurumların önünde olmaya devam edeceğiz. Yanımızda olan tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz."
Yorumlar
Kalan Karakter: