Samsun'un Çarşamba ilçesinde yer alan Göğceli Cami, asırlardır ayakta durmayı başardı. Tek bir çivi kullanılmadan yapılan cami hala ibadete açık. Peki, Göğceli Cami kaç yılında yapıldı? Göğceli Cami hangi dönem inşa edildi? İşte görenleri hayran bırakan Göğceli Cami ile ilgili detaylar.

GÖĞCELİ CAMİ NE ZAMAN İNŞA EDİLDİ?
1206 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde inşa edilen yapı tamamen ahşap malzemeden yığma tekniği ile inşa edilmiştir. Kapladığı 392m2'lik alanla Türkiye'deki en büyük yığma ahşap camilerden biri olan yapı aynı zamanda Türkiye'deki en eski ahşap camidir.

ADI NEREDEN GELİYOR?
Caminin adı konusunda çeşitli varsayımlar bulunmaktadır. Bu görüşlerden birisine göre caminin adı içerisinde bulunduğu mezarlıktan gelmektedir. Mezarlıklara eskiden dünyadan göçenlerin bulunduğu yer anlamında "göç ehli" denmekteydi. Göç ehli zamanla gökçeli şekline dönüşmüş ve bu ad da günümüzde göğceli olmuştur. Bir diğer görüşe göre ise caminin yapımında kullanılan ağaçların uzun ve ağır oluşu nedeniyle camiye göğceli denmektedir.

HANGİ TEKNİKLE YAPILDI?
Türkiye sınırları içinde ayakta kalabilen en eski ahşap cami olarak kabul edilen Göğceli Cami, Çay Mahallesi Göğceli Mezarlığı'nda bulunmaktadır. Cami, ahşaptan yığma tekniğiyle inşa edilmiş mimarinin en güzel örneklerinden birisidir. İnşa kitabesi bulunmayan caminin kayıtlı bir vakfiyesine de rastlanılmamıştır. Yurtdışından gelen bilim adamlarının binadan aldığı ahşap numuneler üzerinde yaptığı testler sonucunda caminin 1206 yılında inşa edildiği, önündeki revakın 1335 yılında eklendiği veya onarıldığı anlaşılmıştır. Cami ahşaptan yığma tekniğinde, köşeleri kurtboğazı geçmelerle duvar boyunca tek parça olarak uzatılan ahşap perdelerle inşa edilmiştir. Yapıda çivi kullanılmamıştır. Yapıda dövme demir çivi yalnız direk başlarının kirişlere bağlantısında ve harim kısmında revak bölümlerine doğru uzanan merteklere yapılan eklerde kullanılmıştır.
Duvarlar, direkler, direk başları, kirişler, mertekler gibi yapının birçok yerinde karaağaç, dışbudak ve kestane gibi ağaçlar kullanılmıştır. Duvarlarda tek parça olarak kullanılan kalaslar yaklaşık 15-18 cm kalınlığında, 50-70 cm eninde ve yaklaşık 12-20 m uzunluğundadır. Ahşap cami taşınabilir özelliktedir. Yapının tabanı büyük taşlar üzerine yerleştirilmiş kütükler yardımıyla yerden 60-70 cm yükseltilmiştir. Alttaki derinlik yapının hava almasını, nemi ve çürümeyi önlemek için açılmıştır. Yapının iç tavan süslemeleri yer yer solmuş ve dökülmüştür. Kuzey kısmı hafif dönel olan çatısı üç omuzlu kırma çatıdır ve alaturka kiremitle örülüdür. Yapı, 2007 yılında kapsamlı bir restorasyon geçirmiştir. Harimde aşık, mertek ve direklerde aşı, çatı tahtalarında kök boyalarıyla yapılmış kalemiçi nakışlar görülmektedir. Camideki klasik motif ve kompozisyon düzeni nakışların erken Osmanlı Dönemi'nde başlayıp klasik devir sonundaki bir dönemde yapılmış olabileceği düşünülmektedir.
Yorumlar
Kalan Karakter: