SES Okullarındaki ‘çocuk kaybetme’ skandalı büyüyor. Okul yönetimi bir duyuru yayınlayarak servisin bir başka çocuk için yazlık bölgesine gittiğini ve bu nedenle geç kaldığını, servis şoförünün şarjının bittiği için aileye haber veremediğini ve araçta da hostes bulunduğunu açıkladı. Açıklamaya cevap ise aileden geldi: 'Öncelikle bu duyuru ile olayın basitleştirilmeye çalışılması bizi bir kez daha üzmüştür. Daha önceden ifade ettiğimiz gibi, bizim tek amacımızın bu tür vakanın bir daha yaşanmaması ve sorumluların sorumluklarını anlaması ve yerine getirmesidir. Ayrıca araç yazlığa gittiyse, evimizin önünden iki kez geçmiş oluyor, çocuğu neden
İşte o metinde yer alan ifadeler: "Samsun’da yayınlanan bir yerel gazetede konu olan, köşe yazarlarının ‘eksik bilgilerle’ kamuoyuna yansıttığı ‘çocuk kayboldu’ haber ve yorumları gerçeği yansıtmamaktadır. İki gündür ısrarlı olarak gündeme taşınan olayın sanki ‘çocuğu polis bulmuş gibi yansıtılması’ ise ‘çocuk kaybolması olayının’ yaşandığı gibi bir izlenime yol açmaktadır ki; böyle bir olay gerçekleşmemiştir. Şöyle ki; gazetede yaşandığı iddia edilen olay, okulun açıldığı ilk gün başka bir öğrencimizin, yazlık adresini vermesi ve bu nedenle yanlış servise bindirilmesiyle başlamıştır. Heyecanlanan ve ağlayan öğrencinin ‘derhal evine bırakılmasını düşünen’ araç sürücüsü, ağlayan öğrenciye psikolojik destek vermek amacıyla önceliği o öğrenciye vermeyi tercih etmiştir. Ancak, adresin daha sonra yazlık değil Duruşehir olduğunu öğrenince, öncelikle o öğrenciyi evine bırakmak için Duruşehir’e yönlenmiştir. Normal güzergahından bu nedenle çıkan araç sürücüsü, yoğun trafiğe de girince, tüm çabasına rağmen haberde adı geçen öğrencinin evine geç kalmasına neden olmuştur. Bu sırada öğrencinin ailesi de paniğe kapılarak polise başvurmuştur. Öte yandan okulun ders sonu saat 16.55’tir ve ilk gün servis düzenlemesi 18.30‘da sona ermiş ve bu durum arayan velilerimize haber olarak ulaştırılmıştır. Haberde araçta hostes bulunmadığı ise tamamen gerçek dışı olup, hostes görevlidir. Ayrıca şoförlerimizin savcılık belgesi de mevcuttur. Haberde kurumun ilgilenmediğinden bahsedilmesi ise haberi yapan gazetenin tamamen bilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Aksine sürekli aileyle telefon trafiği gerçekleştirilmiş, sürücünün cep telefonunun şarjı bittiği için iletişim sağlanamamıştır. Kaldı ki ailenin karakolda olduğu bilgisi bize ulaşınca kurumumuz ortağı ve eğitim koordinatörü Ali Işıtan ve Modern Diller Koordinatörü Necdet Keleşoğlu bizzat karakola giderek velimizle temasa geçmişlerdir.
ÖZATLI: SORULARIMA CEVAP BULAMADIM
Kurumun internet sitesi üzerinden yaptığı duyurunun ardından Gazete Gerçek'e özel açıklamalar yapan söz konusu kaybolma olayını yaşayan Prof. Dr. Düzgün Özatlı, kurumun yaptığı açıklamaların "gayri ciddi" olduğunu belirterek, kendisinin karakoldaki şikayet dilekçesinde de gündeme getirdiği sorulara cevap bulamamaktan yakındı.
BENİM EVİMİN ÖNÜNDEN İKİ KEZ GEÇMİŞLER
Özatlı ayrıca, okul yönetiminin bir başka öğrenci için gösterdiği çabayı, kendi kızı için neden göstermediklerini merak ettiğini belirtirken, söz konusu diğer öğrencinin yazlığa götürülmesi esnasında, servisin gidiş ve geliş yönünde iki kez evinin önünden geçtiğine dikkat çekerek, "Madem yazlığa gittiler, benim evimin önünden iki kez geçmiş oluyorlar, neden kızımı bırakmadılar" dedi.
KIZIM 1 HAFTA BOYUNCA SERVİSLE EVE GİDİP GELDİ
Okul yönetiminin duyurusundaki sözleri dikkatle okuduğunu ve olayın ciddiye alınmadığını fark ettiğini söyleyen Özatlı, merak edilen sorulara hala cevap verilmediğine dikkat çekti. Özatlı, "Ayrıca, bizim okula adresin tam vermediğimiz gibi duyumlarımız oldu. Benim kızım, bir hafta boyunca, kaynaştırma döneminde servisle gidip geldi diyor. Peki o zaman, bir hafta boyunca servis nasıl gidip geldi bizim evimize? Ayrıca, biz ilk gün 18,00'da okul yönetimindeki ilgilileri aradık, bana 'ilk gün karmaşası, olabilir böyle şeyler' dediler. 18.15'te sınıf öğretmeni Rukiye hanımı aradığımızda bana çocuğumun 17:15 de servise bindirildiğini söyledi. Ben de aynı serviste olduğunu tahmin ettiğimiz bir başka aileyi aradım, o da çocuğunun 17.45'te evde olduğunu söyleyince, biz de doğal olarak panik yaşadık. Bunun üzerine biz tekrar Burcu hanımı ve Fatoş hanımı aradık, onlara, 'çocuk nerede' dediğimizde, 'bilmiyoruz' dediler. Hangi servis, hangi şoför olduğunu dahi bilmiyorlardı" dedi.
‘KELEŞOĞLU’NU ONLAR GÖNDERMEDİ, BEN ARADIM’
Yorumlar
Kalan Karakter: