Samsun Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Polikliniğinde görevli Uzm. Dr. Ömür Kaman, tütün ve tütün ürünlerinin insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Nikotin bağımlılığının ve tütün dumanındaki kanserojen maddelerin dünya genelinde milyonlarca kanser vakasına ve can kaybına yol açtığını ifade eden Uzm. Dr. Kaman, sigaranın sadece akciğer değil, vücudun hemen her organında kanser gelişimini tetiklediğini vurguladı.
KANSER VAKALARININ YÜZDE 85'İNİN NEDENİ
Tütün ürünlerinin içeriğindeki zehirli maddelerin doğrudan genetik mutasyonlara yol açtığını belirten Uzm. Dr. Kaman, "Sigara, özellikle içindeki nitrozamin, polisiklik hidrokarbonlar ve çeşitli kanserojen maddelerle hücrelerde mutasyonlara neden olmaktadır. Bu mutasyonlar da tüm kanser vakalarının yüzde 85'ini oluşturuyor. Ağız içi, gırtlak, yutak, yemek borusu, mide, kalın bağırsak, meme, rahim ağzı, pankreas ve idrar kesesi gibi birçok kanser türünün başlıca nedeni sigaradır" dedi.

ELEKTRONİK SİGARA RİSKİ KATLIYOR
Kamuoyunda "zararsız" ya da "daha az zararlı" olarak bilinen elektronik sigaraların da benzer ve hatta bazen daha tehlikeli sonuçlar doğurduğuna işaret eden Kaman, yapılan bilimsel çalışmaların korkutucu sonuçlarını paylaştı. Uzm. Dr. Kaman, "2025 yılında gerçekleştirilen çalışmalarda, elektronik sigaranın da geleneksel sigara ile aynı riskleri barındırdığı net bir şekilde ortaya konmuştur. Genellikle elektronik sigara ile normal sigara bir arada (çift kullanıcı olarak) tüketiliyor. Bu kombinasyonu uygulayanlarda akciğer kanseri riskinin, hiç sigara içmeyenlere göre tam 39 kat arttığı görülmektedir. Sadece normal sigara içenlerde ise bu risk 9 kattır. Uzun süreli maruziyet, bu yüksek oranların en önemli nedenidir" diye konuştu.
PASİF İÇİCİLİK DE KANSERİ TETİKLİYOR
Sigaranın bırakılmasıyla birlikte kanser riskinin zamanla azalarak hiç içmeyenlerin seviyesine yaklaştığını ancak hiçbir zaman tamamen sıfırlanmadığını aktaran Uzm. Dr. Ömür Kaman, çevreye verilen zarara da değindi. Kaman, "Sigara kullanarak sadece kendi sağlığımızı tehlikeye atmıyoruz, çevremizdeki insanları da pasif içici durumuna sokuyoruz. Bu durum, sevdiklerimizin de kansere yakalanma riskini ciddi oranda artırıyor. Sağlık Bakanlığının 19 Mayıs 2008'de hayata geçirdiği 'dumansız hava sahası' uygulamasına destek vererek hem kendi sağlığımızı hem de çevremizi koruma altına almalıyız" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: