Küçük bedenleriyle, çalınmış çocuklukların hüznüyle para kazanma peşinde koşan çocuklar, oyun oynamanın, ülkelerine dönebilmenin düşünü kuruyor
Çocuklar için 'ekmek kapısı' olan sokaklardan geçerken, her adımımda başka bir yüz, her adımda başka bir öykü ile karşılaştım. Görüştüğüm çocukların ortak mesajı şuydu: Çocukça yaşayabilmek. Özellikle bir tanesinin söylediği bir cümle ise savaşın onlarda bıraktığı etkiyi açık açık anlatıyor: 'Biz de Akdeniz’de kıyıya vuran Aylan Bebek gibi olmak istemiyoruz.’
SABAHTAN AKŞAMA KADAR ÇALIŞIYORLAR
Öğretmenevi yanında trafik lambaları kırmızıya düştüğü zaman arabaların etrafına gelen bu çocuklar evlerine birkaç lira götürebilmek için sabahtan akşama kadar çalışıyorlar. Kimi sürücüler kendilerine uzatılan selpağı görünce ya camlarını kapatıyor ya da tersleyerek geri çeviriyor. Bazı sürücüler ise şefkatle yaklaşıyor.
EN BÜYÜK KORKULARI ZABITALAR
Yaşları 5 ile 12 arasında olan çocuklar, yanlarında ufak kardeşlerini de getiriyorlar. Sabah erken saatlerde başlayıp akşam saat 18.00’e kadar çalışan bu çocuklar aralarında kimin hangi ışıkta ve kavşakta duracağını belirliyorlar. Zabıtalar geldiğinde ise büyük kaçış başlıyor.
FOTOĞRAFLARININ YAYINLANMASINI İSTEDİLER
Evlerine birkaç lira götürebilmenin peşinde olan bu çocuklar, gazetede fotoğraflarının yayınlanmasını istemediler.
İŞTE MİNİK YÜREKLERİNDEN DÖKÜLEN O SÖZLER
Gözlerini benden kaçırarak, minik ellerindeki selpağa bakarak konuşan Suriyeli çocuğun küçük yüreğinden şu cümleler çıkıyor: ''Babam hasta olduğu için çalışamıyor. Kardeşlerimle selpak satarak eve para götürmeye çalışıyoruz. Ama kimse almıyor. Dün birkaç tane selpak satabildik. Devlet bize yardım etmiyor. Hiç paramız yok.’
SELPAK SATTIĞIMI BİLMESİNLER
Samsun’da devlet okulunda okuduğu için fotoğrafının yayınlanmasını istemeyen Suriyeli çocuk, nedenini ise şu cümle ile anlattı: 'Ben arkadaşlarımı çok seviyorum; ama onlar benim selpak sattığımı görmesinler.’
AYLAN BEBEK GİBİ OLMAK İSTEMİYORUZ
Hemen peşinden söylediği şu söz ise insanın yüreğine hançer gibi saplanıyor: 'Bizi dışlamasınlar. Ülkemize dönemeyiz. Amcalarım, abilerim, dedem herkes savaşta öldü. Türkiye’ye sığındık. Gidecek hiçbir yerimiz yok. Televizyonda boğularak kıyıya vuran bebeği izledik. Biz de Akdeniz’de kıyıya vuran Aylan Bebek gibi olmak istemiyoruz.’
Murat ATASOY
Yorumlar
Kalan Karakter: