Gıda Tarım Hayvancılık İl Müdürü Nail Kırmacı, günümüzde tarımda üretimin artık geleneksellikten çıkarılarak profesyonelleşmesi gerektiğini söyledi. Kırmacı, "Tarım hobi olmaktan çıkarılmalı” dedi
Gıda Tarım Hayvancılık İl Müdürü Nail Kırmacı, 432 bin hektar tarım arazisine sahip Samsun'da 200 bin hektarlık bölümün birinci sınıf tarım arazisi olduğunu belirtti. Çiftçinin ürettiğinden kazanabilmesi için tarımda dönüşümün mutlaka sağlanması gerektiğini ifade eden Kırmacı, "Üreticilerimiz geleneksel kalıyorlar. Tarım hobi olmaktan çıkarılıp profesyonel olmalı" dedi.
GELENEKSEL ÜRETİMDEN VAZGEÇMELİYİZ
Gıda Tarım Hayvancılık İl Müdürü Nail Kırmacı, 93.5 frekansında yayın yapan Radyo Gerçek'te Gülsüm Atik'in hazırlayıp sunduğu Gerçek Gündem programının canlı yayın konuğu oldu. Yükset et fiyatlarının enine boyuna konuşulduğu programda Kırmacı, Samsun tarımının parçalı yapısından kurtulması, geleneksel üretimden vazgeçilmesi ve güçlü kooperatifler oluşturularak yol alınması gerektiğini vurguladı.
ET FİYATLARI NEDEN YÜKSEK?
Türkiye'nin 2012-2016 arasında et ürünlerinde yüzde 200'e yakın bir üretim artışı sağladığını, et tüketiminin de 6 kilodan 14,7 kiloya çıktığını söyledi. 1 milyon 173 bin ton et üretildiğini vurgulayan Kırmacı, ithal edilen yüzde 14'lük etin 150 bin tona karşılık geldiğini belirterek, "Yani ette açığımız 150 bin ton. 3-4 yıldır hayvan ithali yapıyoruz. Karkas ve lop et bugüne kadar almamıştık. Bakanlık bu politikasıyla üreticimizin mağduriyet yaşamaması, eti tüketenlerin de ikinci bir mağduriyete sebep olmamasını hedefledi. Bugüne kadar yaptığı çalışmalar neticesinde, et fiyatlarının istediği oranda rakamlara çekemediği düşüncesiyle, yem bitkileri girdisinin maliyetini düşürmek için dekar başına 40 liradan 90 liraya kadar ciddi destekler verdi. Ayrıca besilik hayvanımızı, kendimiz üretmek için ciddi çalışmalar yaptık. Bunun ilk adımı 500 başlık damızlık düve yetiştirme merkezlerinin oluşturulmasıydı” dedi.
BAKANLIK KILICINI GÖSTERDİ
Ancak buna rağmen de et fiyatları bir türlü aşağı çekilmeyince bakanlığın ‘art niyet’ olduğu düşüncesine geldiğini ve bu aşamadan sonra 500 bin tonluk et ithal edeceğini açıkladığını kaydeden Kırmacı, “Yani art niyetli olduğunu düşündüğü, hayvanları ellerinde tutarak fiyatları yükselten sektör paydaşlarına kılıcını göstermiş oldu. Bu kapsamda karkas lop et ithalini kendisi belli rakamlarda piyasayı çok da bozmayacak yaptı. Sadece kıyma ve kuşbaşı üzerine kurulu olarak, dar gelirli vatandaşın tüketimine sundu. Şu anda da dar gelirli vatandaşlarımız zincir marketlerdeki kıyma ve kuşbaşı et satışına büyük ilgi gösterdi. Bir anlamda dar gelirli vatandaşlarımızın mutfaklarına et ve kıyma girmeye başladı" diye konuştu.
PROFESYONEL KOOPERATİFLER KURULMALI
Tarım ve hayvancılıkta, sorunun çözümü için üreticilerin güçlü sivil örgütlerine sahip olması gerektiğinin altını çizen Kırmacı, bu kapsamda kooperatifçiliğin yaygınlaştırılması gerektiğine işaret etti. Kooperaktiflerde en büyük sorunun, profesyonellerin işin içinde olmaması olarak gösteren Kırmacı, "Bir kooperatif kurdunuz. Kazandığınız parayı iyi yönetemediğiniz, şeffaf ve açık herkesin görebileceği şekilde yönetemediğiniz zaman, bu yapıları çok hoyratça kullanırsanız bir işe yaramıyor. Bu yapılara gelen arkadaşlarımız seçimlerle geliyorlar. O yüzden üyelerin, seçeceği kişileri iyi seçmesi, arkadaş hatırına bizdendir diyerek seçim yapmaması gerek. Örgütlü yapı olmadığı zaman da bir boşluk oluyor, araya aracılar, nakliyeciler giriyor. Et fiyatlarının yüksek olmasının en önemli nedeni de bu. Mal elden ele dolaştığı zaman KDV ve kar payının da bölünmesi anlamına geliyor" dedi.
DESTEKLER YETERLİ, ÜRETİM GELENEKSEL
Desteklemelerin yetersiz olduğu düşüncesine ise katılmadığını vurgulayan Nail Kırmacı, "Bizim destek vermemiz için bir tarımsal işletmenin 60 dekarla 180 dekar arasında bir büyüklüğe sahip olması lazım. Bizim üreticimizin arazi varlığı ortalaması ise 34 dekar. 34 dekar ve bu tek parça halinde bile değil en az 8 parça. Bu nedenle ekonomik ve rekabet edebilir seviyede, düşük girdilerle üretimi gerçekleştiremiyor. Yine hayvancılığı da küçük sayılarda yapıyoruz, verimliliğimiz düşüyor. Hem yoruluyoruz, hem az kazanıyoruz hem de şikayetçi bir konuma düşüyoruz. Bu nedenle üreticilerimiz tarımda dönüşümü mutlaka sağlamak zorunda. Üreticilerimiz geleneksel kalıyorlar. Küçük yapıları nedeniyle, büyük yatırımları gerçekleştiremiyorlar. Bu durumda da fiyat istikrarsızlığı nedeniyle üretimden kaçıyorlar. O ypüzden artık tarıma profesyonel yaklaşmak gerekiyor. Tarım hobi olmaktan çıkarılmalı, küçük alanlardan ziyade güçlü yapılar oluşturarak, yol almamız gerektiğini düşünüyoruz" vurgusu yaptı.
Gülsüm ATİK
Yorumlar
Kalan Karakter: