GEÇEN haftanın boyun büken sonucundan sonra asıl handikap Giresun’un, Samsunspor’un 9 kişi kalmasından faydalanması değil aşağıdan gelenlerin baskısının yakında hissedilmesiydi.
Sürekli görülen ve alışkanlık haline gelen kırmızı ve sarı kartlar bu handikabı daha da güçlendiriyordu.
Tuzla maçı bu anlamda önemliydi.
Tomane uzun aradan sonra formasına kavuşurken, sakatlıklar ve kartlar nedeniyle beraber oynamaya alıştığı formadaşları ise saha dışındaydı.
Bu elbette takım düzeni açısından bir handikap.
Sadece Tomane açısından değil iki hafta üst üste aynı on birle mücadele edemeyen diğer futbolcular açısından da öyle…
Yine de forma giyip saha mücadelesine soyunanlar açısından oyun çok fark etmedi.
İlk yarı boyunca hedefini aklında tutan 11 futbol şanslarının yanlarında olmaması nedeniyle en az iki farkla soyunma odasına gitme şansını elde etti.
Bu şansı Samsunspor’un elinden alan direkler, ikinci yarıda bu kez korkulu bir rüya görülmesine engel teşkil ettiler.
EKSİK KALMAMAK LAZIM
Kartlar sanki bağışıklık kazandırmış Samsunspor’a...
Profesyonel futbolcuların kart görmeme konusunda çok dikkatli olmaları gerek.
Bu kırmızı-beyazlılarda tersine dönmüş durumda.
Mağlupken de maç berabere giderken de öndeyken de ucuz kartlar görülmeye devam ediyor
Ligin boyunun kısaldığı bu dönemde bu konuya artık çok dikkat edilmesini kimsenin Samsunsporlu futbolculara söylemesi bir ihtiyaç değil.
Her hafta yanında başka bir futbolcuyla oynamanın zorluğunu onların biliyor olması ve sahada kalmayı bilmeleri lazım.
Bakın Saviçeviç’e…
İki dakikada iki kart.
Bu kadar ucuz kartlar artık can sıkmaya başladı.
HEDEF YAKIN ARTIK
Bakın bundan sonrası Samsunspor teknik heyeti ve futbolcularının elinde.
Seyircinin bir esprisi yok.
Belki içeride itici bir güç olma şansı yok ama dışarıda da baskı ihtimali yok.
Bu saatten sonra her türlü katı külleye açıktır bu lig.
Kendinize, takımınıza, hocanıza, camianıza ve hedefinize inanın.
Bir olun, berber olun.
Mutlaka sahada kalın.
Bundan sonrası telafisiz maçlar zira.
Yorumlar
Kalan Karakter: