Samsun Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Bölüm Başkanı Asım Divleli, Türk mimarlığının tarihsel süreci ve gelişimi hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Divleli, mimarlığın sadece bir sanat dalı değil, aynı zamanda kültürel ve toplumsal bir mesele olduğunu belirtti.
ANADOLU SELÇUKLU VE BEYLİKLER DÖNEMİ
Anadolu Selçuklu Devleti'nin eserlerine değinen Divleli, 11. ve 13. yüzyıllar arasında Anadolu coğrafyasında belirgin bir mimari üslubun ortaya çıktığını belirtti. Divleli, "Türklerin Anadolu’ya yerleşmesiyle birlikte, kendi sanatlarına başka kültür ve toplumlardan unsurlar kattığını görebiliriz. Bu dönemdeki mimari üretimler, bir kimlik tahayyülü için değil, bilinçli bir şekilde inşa edilmiş yapılardır" dedi.
OSMANLI VE CUMHURİYET DÖNEMİ
Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemi ve Cumhuriyet ile birlikte, yeni bir mimari tarzın teşekkülü üzerine kafa yorulduğunu belirten Divleli, "19. yüzyıl Avrupa'sında başlayan modernleşme ve milliyetçilik düşünceleri, Osmanlı mimarlığını da etkilemiştir. Bu dönemde Vedat Tek ve Mimar Kemalettin, Osmanlı modern mimarlığına yeni bir kapı açmıştır" diye konuştu.
II. DÜNYA SAVAŞI SONRASI VE MODERNLEŞME
Divleli, II. Dünya Savaşı sonrası dönemde Amerikan sermayesinin Türkiye'ye girişinin, bağımsız bir mimarlık üretimini tetiklediğini belirtti. 1980'lerde post-modern mimarlığın etkisini göstermeye başladığını ifade eden Divleli, "Bu dönemde yeni sermaye gruplarına ait birçok özel yapı inşa edilmiştir. Ancak bu yapı stoğu niceliksel olarak artarken, mimarlıkta niteliksel bir değişim söz konusu olmamıştır" dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: