Türkiye, uzun yıllardır dünyanın en büyük genç nüfuslarından birine sahip olmasına rağmen, son dönemde doğurganlık oranının 1,51'e gerilemesiyle birlikte dünya ortalamasının altında kalmış durumda. Hükümet, bu durumu tersine çevirmek amacıyla evlenecek ve çocuk sahibi olacak çiftlere çeşitli teşvikler sunarken, henüz beklenen sonuçları elde edemedi. 85 milyonun üzerindeki nüfusu ile Türkiye'de ortalama yaş giderek artarken, en yaşlı nüfusa sahip şehirler de merak edilmeye başlandı.
TÜRKİYE’NİN EN YAŞLI ŞEHİRLERİ
Konuya ilişkin olarak, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) ortaklaşa yürüttüğü Türkiye Yaşlı Profili Araştırması sonuçları, en yaşlı şehirleri belirledi. Araştırma, yaşam süresinin sağlıklı bir çevreyle doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Türkiye'nin en yaşlı nüfusuna sahip şehirleri, aynı zamanda ülkenin en yeşil alanlarına da ev sahipliği yapıyor.
Yayınlanan verilere göre, 65 yaş ve üzeri nüfus oranının en yüksek olduğu şehirler şunlardır:
- Sinop: %20
- Kastamonu: %19.5
- Giresun: %18.3
TÜRKİYE’NİN YAŞLI NÜFUS PROFİLİ
Raporda Türkiye'deki en genç nüfusa sahip şehirler de belirtildi. En yüksek genç nüfus oranları, Karadeniz bölgesinin aksine Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yoğunlaştı.
Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu şehirler arasında birinci sırayı yüzde 3.5 ile Şırnak aldı. Şırnak'ı yüzde 4 ile Hakkari, üçüncü sırada ise yüzde 4.2 ile Şanlıurfa izliyor. Ayrıca, Mart ayında açıklanan raporda tek başına yaşayan yaşlı nüfusa dair ilginç veriler de yer aldı.
YAŞLI NÜFUSUN MEDENİ DURUMU
Araştırma, 1 milyon 669 bin 270 yaşlının yalnız yaşadığını ortaya koydu; bu grubun dörtte üçünü tek başına yaşayan kadınlar oluşturuyor.
Tek kişilik hane halkı oranının en yüksek olduğu il yüzde 34,4 ile Balıkesir iken, onu yüzde 34,3 ile Burdur ve yüzde 34 ile Çanakkale takip ediyor. En düşük oranlar ise yüzde 7,8 ile Hakkari, yüzde 13,5 ile Batman ve yüzde 14,9 ile Van'da kaydedildi.
65 yaş ve üzerindeki yaşlıların yüzde 35,8’i eşiyle, yüzde 17’si çocukları veya torunlarıyla, yüzde 13,1’i hem eşi hem çocuklarıyla, yüzde 13,6’sı diğer aile bireyleriyle ve yüzde 20,4’ü ise yalnız yaşamaktadır. Medeni durumları incelendiğinde, eşi vefat etmiş kadınların oranı, eşi ölmüş erkeklerin oranının dört katına ulaşıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: