Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, kadınlarda kalp krizine dikkat çekti. TÜİK verilerine göre Türkiye'de her yıl gerçekleşen ölümlerin yaklaşık üçte birinin dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklandığına dikkat çeken Yücel, "Bu oran kadınlarda erkeklere kıyasla daha da yüksektir. Dünya Sağlık Örgütü verileri de küresel ölçekte benzer bir tabloyu doğrulamaktadır. Birçok kadının hikâyesi birbirine benzer. Gün içinde koşturma, biraz nefes darlığı, göğüste değil de sırtta hafif bir ağrı, bir yandan mide yanması. Yorgunluktandır denir ve ertelenir. Oysa kalp hastalıkları bazen tam da böyle belirsiz yakınmalarla haber verir. Burada amaç her şikâyeti kalp krizi sanmak değil ama özellikle risk faktörü olanlarda (tansiyon, şeker, kolesterol, sigara, aile öyküsü) bu uyarıları ciddiye alıp uygun değerlendirme yaptırmaktır. Kısa bir muayene, basit bir EKG ve gerekli kan testleri çoğu zaman içinizi rahatlatır. Gerçekten bir sorun varsa da erken yakalanmasını sağlar. Hekime başvurmak abartmak değildir. Bu, kendinize verdiğiniz değerin bir göstergesidir. Erken başvuru, çoğu zaman yıllar içinde biriken riski görünür kılar ve yönetilebilir hale getirir" diye konuştu.
"RİSK DÜŞÜK YANILGISI VAR"
Kadınlarda kalp hastalığıyla ilgili en yaygın yanılgılardan birisinin de riskin düşük olduğu düşüncesi olduğunun altını çizen Yücel, "Ben sigara içmiyorum, benim yaşım küçük ya da göğsüm ağrımıyor gibi cümleler güven verici gelebilir fakat kalp hastalığı her zaman tek bir belirtiyle gelmez. Göğüste baskı, sıkışma, yanma veya ağrı elbette en bilinen belirtidir ancak bazı kadınlarda yeni başlayan veya artan nefes darlığı, sırt-omuz-boyun ya da çene ağrısı, mide bulantısı ve hazımsızlık hissi, soğuk terleme, baş dönmesi ya da alışılmadık derecede halsizlik daha belirgin olabilir" diye konuştu.
KALP SAĞLIĞINDA DÜZENLİ KONTROL ÖNEMLİ
Doç. Dr. Yücel şöyle devam etti; "Gelelim günlük hayata. Kalp sağlığını korumak için pahalı ve zor hedefler gerekmez. Düzenli, sürdürülebilir alışkanlıklar yeterlidir. Kendi değerlerinizi bilmek iyi bir başlangıçtır: tansiyon, kan şekeri, kolesterol (özellikle LDL), bel çevresi ve hareket düzeyi. Bunlar kalp sağlığının en pratik göstergeleridir. Ardından düzenli yürüyüş, tuz tüketimini azaltma, sigaradan uzak durma, daha iyi uyku ve stresi yönetilebilir hale getirme gibi adımlar gelir. Bu başlıklar basit görünür; ama etkileri güçlüdür. İlaç tedavisi başlandıysa, değerim düzeldi diye kendi kendine bırakmak doğru değildir. Çünkü değerlerin düzelmesi çoğu zaman tedavinin işe yaradığını gösterir. İlacın bırakılması ya da değiştirilmesi kararı hekimle birlikte verilir. Kadınlarda kalp hastalığı konusunda daha net bir farkındalığa ihtiyacımız var. Belirtiler her zaman klasik olmayabilir; bu yüzden şikâyetleri küçümsememek gerekir. Risk faktörlerini bilmek, düzenli kontrolleri aksatmamak ve gerektiğinde zamanında başvurmak birçok hayatı korur. Bugün küçük bir adım atın: tansiyonunuzu ölçün, son kan şekeri ve kolesterol sonuçlarınızı not edin ve bir kontrol planı yapın. Kalp sağlığı için en iyi zaman bir gün değil bugün."
Kaynak: BAH basın bülteni
Yorumlar
Kalan Karakter: