Türk hukukunda;
Vergi affının ilk uygulaması 1906 yılında çıkarılan bir İrade-i seniye’ ile gerçekleşmiştir...
O yıldan buyana;
Tam 32 kez VERGİ AFFI çıkmasına rağmen,
Vatandaş hiç bir zaman geçmişe yönelik VERGİ BORCUNDAN kurtulamamış,
Aksine devlet;
Uyguladığı gecikme ceza ve faizi ile birlikte alacağını kat be kat yükseltmiştir...
25 Şubat 2003 tarihinde 4811 sayılı vergi barışı yasasında mevcut borçların silinmesinin yanında,
NAYLON fatura kullananlar gibi vergi kaçakçılığı cezaları da AF PAKETİ içerisinde yer almıştır...
Oluşturulan bu cazibe ile birlikte tahsilat da, 4.7 milyar liraya kadar yükseltilmiştir...
Fakat;
İlerleyen dönemlerde yapılandırmaların bozulması,
Devletin mali yapısını zora sokmuştur...
Vaziyetin perişanlığından rahatsızlık duyan hükümet;
2011 yılında 611 sayılı torba kanunla,
Cumhuriyet döneminin en büyük 'Borç Yapılandırması'nı hayata geçirmiştir...
Bu yapılandırmadan 50 milyarlık bir tahsilat beklenirken,
Maalesef;
Elde edilen rakam 20 milyar lirada kalmıştır...
En son 2014 yılında gelen Af ise bekleneni vermemiştir...
Şimdi;
Jeopolitik riskler ve Rusya kriziyle birlikte ihracatın düşmesi, turizmde yaşanan kayıpların artması sebep görülerek,
Yeni bir 'AF' düşünülmektedir...
İçeriği belli olmamakla birlikte,
Gelecek affın;
2003 yılında olduğu gibi VERGİ BARIŞINI kapsaması gerekiyor...
Çünkü!...
Mahkemeler,
Vergi Kaçakçılığı davalarıyla meşgul!..
Ve birçok insan,
Hak etmediği halde sistemin kurbanı olarak 'Hapis yatma' cezası ile karşı karşıyadır...
Devlet;
Maalesef AİHM rağmen,
Hala daha,
Mahkemelerinde bir suça iki ceza vermekten vazgeçmemiştir...
O yüzden;
POTANSİYEL VERGİ KAÇAKÇISI SIFATINDAN kurtulamayan MÜKELLEF,
Mali affın tam kapsamlı olarak hazırlanmasından,
Ayrıca;
Taksit sayılarının 36 aydan, 72 aya kadar uzatılmasından yana...
Yani;
Şartlar, ödemeye uygun olmalı...
Yoksa;
Tekrar tekrar yapılandırmanın bozulması,
Sadece vatandaşı çıkmaza sürüklemez...
DEVLETİN DE alacağını bir başka bahara öteler!..
Yorumlar
Kalan Karakter: